Ailede Hastalık ve Ölüm

Son güncelleme: 12.06.2011 20:38
  • aile içi travmalar - hastalığın aile yapısına etkisi - ölümün aile bireyleri üstündeki travmatik etkisi - ailede ölüm ve yasHastalık ve Sakatlık

    Hastalığın etkisi hastalığın tipine ve hangi aile üyesini etkilediğine bağlıdır. Diğer aile bireylerinin değişen duruma ve yeni rollerine uyum göstermeleri gerekir.

    Göz ardı edilemeyecek büyüklükteki bir nüfusu etkileyen bu sorun için ne yazık ki ülkemizde yeterli önlemler alınmamaktadır. Kronik gidişli ve uzun süreli bakım gereksinimi doğuran bu sağlık sorunlarını yaşayan kişiler ve aileleri, sağlık sistemi tarafından düzenli bakım hizmeti ve toplumsal destek alamadıkları, yataklı tedavi kurumlarında yatmadıkları sürece sağlık sorunları ile tek başlarına baş etmek durumundadır. Yaşanan sağlık sorunları, kişi ve ailesinin günlük yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerine bağlı olarak, önemli toplumsal, psikolojik ve ekonomik sorunlar da ortaya çıkarır.
    Ölüm

    Kaybın, geride kalan aile bireyleri üzerinde derin etkileri vardır. Bu etkiler ruhsal yıkımın yanı sıra, fiziksel rahatsızlıklar biçiminde de kendisini gösterebilir. İnsan için doğumdan başlayan tek mutlak gerçek ölümdür. Bütün ölümlerin aynı oranda etkili olmadığı bilinir. Glaser, yaşlıların ölümünün toplum üzerinde daha az bir etkisi olduğu savını gerontoloji'ye ilk yerleştiren yazardır.

    Sanders yaşlı anne babayı ölümle yitirmenin eş ve çocuk yitirmekten daha az sarsıcı olduğunu söyler.

    Yas, ölüm nedeniyle bir yakınından yoksun kalan kişinin içinde bulunduğu durumdur. Acılı duyguların hafifletilmesi ve duygusal yardım süreci çok önemlidir. Aile ve arkadaş desteğini gören kişiler yası izleyen fiziksel ve ruhsal bozuklukları daha az göstermektedir. Yasın bireyler üzerindeki yansımaları aşağıdaki aşamaları içerir:

    - Fiziksel rahatsızlık: Sevilen bir kişinin ölümünden sonra kısa süreli görülen rahatsızlıktır. Somatik rahatsızlık duygusu ile karakterizedir. Göğüs sıkışması, soluk alıp vermenin hızlanması, midenin boş olması duygusu, kas güçsüzlüğü gibi belirtiler olur.

    - İsteksizlik duygusu: Üzgün kişilerde yaşam uğraşıları konusunda isteksizlik vardır.
    - İnsanlardan soyutlanma: İnsanlardan kendini uzak tutma ve izole etme görülebilir.
    - Ölüm düşüncesiyle meşgul olma: Üzgün kişi günlük etkinliklerden uzaklaşır, ölümü düşünür.
    - Suçluluk duygusu: Bu duygu ile birey kendi yaşamını bastırır, yaşama boş vermişlik ve aldırmazlık etkin olabilir.
    - Günlük düzenin bozulması: Üzgün insan günlük yapması gereken işlerini yapmakta zorlanır. Kolay işleri yapmakta bile büyük çaba harcar. Anksiyöz tip depresyon etkin olabilir.
    - Üzüntü durumunun uzaması: Üzüntü durumunun aylarca ve yıllarca sürmesi ender de olsa görülebilir.

    Ailede aile bireylerinden birisinin kaybının oluşturduğu derin etkilerin gidişi dört dönem gösterir:

    1. Dönem: Üzgün insanın ölümün gerçekliğiyle zihninin meşgul olması.
    2. Dönem: Ölüm düşüncesinin ilerlemesi ile ölüm düşüncesinin her şeyin önüne geçmesi.
    3. Dönem: Duygusal uzlaşma, en geciken dönemdir. Kişinin sonunda ölüm gerçekliği ile uzlaşması ve çelişkili duygulardan kurtulması.
    4. Dönem: Davranışsal uzlaşma sonunda kişinin normale dönmesi. Günlük işlerini yapmaya başlaması, genellikle tam iyileşmenin görülmesi.

    Aile bireylerinden birisini kaybetmiş ailelere psikolojik ve toplumsal destek verilmesi 4. döneme geçişi hızlandırır.


    alıntı
#12.06.2011 20:38 0 0 0