Kör/ebeyim Suçüstü Yumdum G/özümü

Son güncelleme: 21.06.2011 19:20
  • noimageÜşüten bir mum alevi gece
    Daha sabaha kaç karanlık eklemeli ey adı yar olan ?

    Afedersiniz Adınız aşk diye sevmiştim.
    Düşüşümü bilin diye gözlerinizin önünde yığıldım,
    - 'topla kendini , kan görmeden aşk olmaz ' -dediniz.
    Peki tutup yüreğimin mahrem köşelerinden,
    kalkmayı öğretecek yar değil miydi isminiz?
    Afedersiniz, ne de düşüncesizim, çünkü düşünce/sizdim

    Dört duvar derisi kavlamış dehlizlere (s)açılan rutubetli
    hüznün kapı ardında küçük kız
    Islayıp serçe parmağını topluyorken içlenmelerini ,
    örüklü dilinin kurdelaları hiç boylanamayacağım
    paltonuzun iç cebinde mi gizli?
    Lütfen pişirin içimde çöreklenen bu çare/sizliği, sizi taşıyorum!
    Ağzı gevşemiş bir mahfi keseyken yürek, susuşunuz kadar çığırtkan,
    yalnızlık boyu hafakan, söz gümüşü lutledin gözlerime inen geceye.

    Kördüm Ve gördüm.
    Ağlak mevsimlerin ısladığı eğreti taşlık manastırın kıyısına
    çıkartıp asmışsınız içinizden arta kalanları.
    Kendimi t/uzağınızda buldum.
    Uzansam edebi uykulu bir düş(üş) ardınız.
    Ardıma yürütsem hıçkırıkları,
    size sırt çevirmek her adımda çift çelme.
    Hem ne çok sakarım bilirsiniz, sizi de yanlışlıkla sevmiştim!

    kör/ebeyim suçüstü yumdum gözümü

    Size yazmak mecazi fıtratların asil debdebesiydi,
    üzgünüm, özendim.Uzun zamandı
    Yol iz yoktu. O zamanlar aşındı gönlümün felahının eşiği.
    Gözlerinizin önüne döktüm tüm sağırlığınızı.
    Kanım akmazdı , uğultum kesse nefesimin şakağını.
    Özledim de Gel(me)diniz.
    Peki ya, saçımdan topuğuma yoklayan ölüm siz değil miydiniz ?
    Afedersiniz
    Ben sizi üşüyorum. Elleriniz cebinizde ya hani,
    merakındayım, siz, rüzgarın yari misiniz?
    Gözlerimi bağladı ne çok tebdil-i suretiniz.
    Evvel solumdan geçmişsiniz,
    el yordamıyla seçilmiyor ki aşk, bilesiniz..
    Gittiniz sonra Ve lakin ''özleyerek dönmek için'' dediniz.
    G/özlediniz ne çok, gel(e)mediniz..
    Siz en çok (t)uzaktan (g)özlemeyi mi bilirsiniz?
    Yine aşka bağlanmak üzre dilimi çözün!
    Heveslerimden tutun kaldırın beni, nasıl olsa düşünce/sizim
    Düşümce siz.
    Ah efendim bir bilseniz, içimde ne çok değer/sizsiniz!

    Yağmur bahane, melekler sizin nazarınıza malik olmaya iniyor kente
    Üsküdar'ın endamı kime sanıyorsunuz?
    Baksanıza, aşkın çekincesinden peçesini iğneliyor Beykoz,
    denizdeki aynalara göz süzerken siz.
    Sözlerimi dize getirin , dergahınızda daim aşka talibim.
    Defettim bariz isyanlarımı , dilimi üfledim de eşiğinize geldim.
    Ben ki na-reften sürülen pejmurde bir derviş,
    aşk adına yolu geceye vurdum.
    Gece ki öz aşkın döşeğinde inzivada
    Tesbih tesbih çekiliyoruz aşk/la, otuzüç boncukta bir eksiksiniz!
    Yan/sızım
    Heybemde kaybedeceğim hiç birşey'sizliğimle ,
    çıplak ayak dolanıyorum mikâtınızda.
    Ele verdim kendimi , ele vermeyin beni!
    Gidecek yanım çok ancak, gözlerime Yusuf 'un rayihasıyla
    gömlek sürenim yok!
    Yok mu ensar bir yürek?
    Hayli kalabalık çaresizliğim, oysa bilin ki
    ezelinden mahzun bir muhacir(d)im.

    sağım..
    solum..
    önüm..
    ardım.. aşk!

    Yaradan'a işittirdim , kapıyı açın!
    Aşkın vahyinde hicretinize geldim

    Züleyha ÇAY
#21.06.2011 19:20 0 0 0