aöf sosyoloji dersleri - kişisel algı nedir - karmaşık benlik - kişisel kontrolÖzdüzenleme insanın kendi hareketlerini kontrol etmesi ve yönetme şeklidir. Gördüğümüz gibi insanlar kendileri hakkında çeşitli miktarlarda bilgi depolarlar, kişisel özellikleri, arzu, amaçlar ve gelecekteki durumları gibi. Ama bu, devam eden duygu ve hareketler ile nasıl ilişkilendirir?
İşleyen Kişisel Algı
Düşüncelerimizi ve devam eden davranışlarımızı etkileyen benlik düzeyi, bir özel durum dâhilinde ortaya çıkan kişisel algımıza dayanmaktadır. Özel bir durumda oluşan kişisel algı durumu, işleyen kişisel algı durumu olarak adlandırılır. Bize cuma günü yapılacak bir parti hatırlatıldığında sosyal benlik ortaya çıkarken; bir sınıf ortamında duygu ve düşüncelerimiz üzerinde ise akademik benlik, baskın faktör olmaya meyillidir. İşleyen kişisel algı önemlidir; çünkü bizim genel kişisel algımıza göndermede bulunur; ama özel olaylarda davranışı yönlendirir ve bunun karşılığında olayın gidişatına göre değişiklik gösterir. Bir arkadaşınız ile tartıştığınız ve ona vurduğunuz bir anı hatırlayın. Daha sonra muhtemelen kendinizi iyi hissetmediniz ve de o da muhtemelen sizin hakkınızda fazla iyi düşünmedi. Bu ana kadar kendinizi muhtemelen anlaşılması kolay, iyi bir insan olarak görme fikriniz vardı. Fakat bu olaydan sonra kendiniz hakkında saatlerce ya da günlerce pek olumlu düşünmediniz. Zaman içinde bir şekilde kalıcı kişisel algınız galip geldi ve siz kendiniz hakkında kendinizden hoşnut ve kolay geçinilir bir insan olduğunuz düşüncesini yeniden kazandınız.
İşleyen kişisel algıdaki değişiklikler ancak zaman içinde sabitlik kazanırsa, kalıcı kişisel algıda değişikliklere neden olur. Örneğin kolejdeyken kendinizin otoriter olabileceğinizi düşünmüyordunuz. Fakat mezun olduktan sonra bir bankada bulduğunuz işte birçok kişiyi yöneteceksiniz, bunu günlerce aylarca yıllarca devam ettirirseniz kendiniz otorite ve sorumluluk sahibi olduğunuz düşüncesini kazanabilirsiniz. Ve bu sizin kalıcı kişisel algınızın önemli bir şekline dönüşebilir. Bu örnekte de işleyen kişisel algı kalıcı kişisel algının bir parçası olmuştur.
Kişisel Karışıklık
Kişisel düzenleme için önemli olan benlik hallerinden biri de kişisel karışıktır. Bazıları kendileri hakkında bir ya da iki şekilde düşüncelerini yürütürken bazıları ise birçok farklı şekilde kendileri hakkında düşünce yürütürler. Bir kolej öğrencisi kendisinin öncelikle bir öğrenci olduğunu düşünür. Dikkatini ve inancını derslerinde başarılı olma yönünde odaklar bir diğeri ise kendini çok daha karmaşık rollerde düşünür. Bir öğrenci olarak, bir evlat olarak, bir sevgili olarak, bir takımın üyesi olarak ve bir part-time çalışan olarak.
Patricia Tinville (1985) yılında basit benlik sahibi insanlarla karışık benlik sahibi insanları karşılaştırdığı analizinde; basit benlikli kişilerin özkavrayışa sahip, insanların önem verdikleri alanlarda elde ettikleri başarı ile ayakta kalabildiklerini, fakat başarısızlık durumunda da incinmeye gayet açık olduklarını belirtir. Örnek olarak öncelikle alacağı notları önemseyen öğrenci kötü bir not aldığında yıkılmış ve kederli olabilir. Daha karmaşık olan insanlar ise elde ettikleri başarı ile ayakta kalabilirler, ama bunun yanında kendilerini başarısızlık ve aksilik durumunda destekleyecek başka şekillere de sahiptirler.
Karmaşık benliğe sahip bir öğrenci akademik bir sorunla karşılaştığında mütemadiyen dikkatini okul ile olan uğraşıdan uzaklaştırır ve bir dağ gezintisi için hazırlanabilir ve çaresi sayesinde bir şekilde akademik sorunla daha başarılı bir şekilde başa çıkabilir. Bu şekilde pozitif kişisel karışıklık, stres dolu yaşamsal faaliyetler karşısında bir tampon vazifesi görür. Kişiliğimizin çoğunu bir tek benlik haline yoğunlaştırmaktansa daha çok doyurucu ve başarılı olan diğer hallere yoğunlaşırsak yaşamımızda karşılaştığımız bir sorun daha az yaralayıcı bir hal alır (Aktaran: Sears, Taylor, Peplau, 2000).
Bu işlevi sadece pozitif (olumlu) kişisel karışıklık özelliği başarabilir. Bunun karşısında negatif (olumsuz) kişisel karışıklıklar depresyona yönelik bir risk faktörüdür ve çöküntüyü tedavi edici özelliği zayıftır. Yani kendisi hakkında yetersizlik ya da zayıflık düşüncesine sahip olma; başarısızlıklar ve engellere karşı destekleyici bir neden oluşturmaz.
Benlik Verimliliği ve Kişisel Kontrol
Kişisel düzenlemeyi etkileyen benlik görünümlerinden diğeri de; belli görevleri yapmamızı sağlayan yeteneklerimize yönelik beklentilerimizi içeren, benlik verimliliği ve bu yöndeki inançlarımızdır. Bir aktiviteye katılıp katılamayacağımız, bir işe kalkışıp kalkışmayacağımız, ya da bir amaca ulaşıp ulaşamayacağımız bu eylemlerimizi yerine getirirken başarılı olup olmayacağımız inancına bağlıdır. Sigara içen birisi bırakabileceğini düşünmezse sigarayı bırakamaz. Zor bir sınav kâğıdı ile karşılaşan ve kapasitesi ile iyi bir iş çıkarabileceğini düşünen öğrenci, kapasitesi hakkında şüphesi olan bir öğrenciden daha kolay bir şekilde sınavına başlar ve sonuca ulaşır. Psikologlar başarı ya da başarısızlık yönünde daha önceden yaşanmış tecrübelerin, insanların benlik verimlilikleri hakkında kalıcı algı şekilleri oluşturmaya yöneldiğine inanırlar (Bandura, 1986; Aktaran: Sears, Taylor, Peplau, 2000).).
Benlik verimliliğine dair inançlarla belli bir davranışı gerçekleştirebilmek için, özel olarak kontrol ile ilgili algılar gereklidir. Bunlar sıradan kontrol duyguları değildir. Örneğin birisinin tenis takımı için ne kadar sıkı çalışacağını öğrenmek istiyorsanız o kişinin ne kadar olumlu insan olduğuna dair genel duygularına değil, tenis takımına yönelik ve özellikle benlik verimliliği ve kişisel kontrolü hakkındaki inançlarını öğrenmeniz gerekmektedir.
Kişisel Farkındalık
Kişisel düzenleme aynı zamanda ilgimizi nereye yönlendirdiğimizden de etkilenir. Daha özel bir ifade ile ilgimizin kendi benliğimize yönelik ya da çevreye yönelik olup olmadığıdır. Genelde ilgimizi odaklarız. Ama bazen de kendimize odaklanırız. Ayna da kendimize bakmak, fotoğraf çektirmek, başkaları tarafından beğenilmek veya başka bir şekilde yalnız olmak gibi deneyimler esnasında ilgimiz kendimize yöneliktir. Kendimizi mevcut çevre dâhilinde görevini yerine getiren bir aktör olarak değil, kendimizin ve başkalarının ilgisinin yöneldiği bir obje olarak görmeye başlarız. Bu durum kişisel farkındalık olarak adlandırılır. Genel olarak kişisel farkındalık insanların bir standart karşısında davranışlarını tartmaya ve bu standardı karşılamaya yönelik hareketi düzenleyecek bir yöntem oluşturmaya yönlendirir. Düşünün ki; örneğin şık bir restoranda gidip sevgilinizle karşılıklı oturuyorsunuz ve aynı zamanda terslik bu ya direkt olarak arkanızdaki aynaya bakıyorsunuz. Aynaya her göz atmayı deneyişinizde yüzünüzün bir kısmını görüyorsunuz.
Rüzgârda dağılmış saçlarınızı, kaba bir şekilde gülüşünüzü ve hiç de çekici olmayan giyiminizi fark ediyorsunuz. Kendinizi tamamen aptalca hissederek harekete geçiyorsunuz. Saçınızı taramak için banyoya doğru gidiyorsunuz ve bu sırada geri döndüğünüzde hâlâ kötü görünüyor olacaksınız (Aktaran Sears, Taylor, Peplau, 2000). Kişisel ilgi insanların fiziksel görünüş, entelektüel performans, atletik yapı ya da manevi bütünlük gibi konularda kıyaslar yapmasına neden olur. Standarda uymaya çalışırız, davranışımıza standart yönünde değer biçeriz, bu davranışımızın beklentileri karşılayıp ya da karşılamadığına karar veririz ve girişime devam ederken kıyaslama yapmayı da sürdürürüz. Bu süreç geri besleme olarak adlandırılır ve teori de kişisel düzenlemenin sibernetik teorisi olarak isimlendirilir.
İnsanlar ayrıca kendilerinin kişisel genel görünümlerine verdikleri önem derecesi yönünden birbirlerinden farklılık gösterirler. Bu fark umumi ya da kişisel benlik bilinci olarak adlandırılır. Yüksek derecede genel benlik bilinci olan insanlar özerklik ve kimlik sorunlarının peşine düşerler. İnsanlar diğerlerinin hakkında ne düşündükleriyle, nasıl gözüktükleriyle ve diğerlerine nasıl göründükleri ile ilgili olarak kaygı duyarlar. Yüksek derecede kişisel benlik bilincine sahip insanlar kendilerini analiz etmeye, kendileri hakkında düşünmeye ve içsel duygularını öğrenmeye çabalarlar. Bu insanların benlik şemaları, kendilerini daha iyi ifade etmeye yatkındır ve içinde bulundukları ayrılıkların ve çelişkilerin daha farkındadırlar.
Genel benlik özellikle baskın ise; örneğin; diğerlerinin değerlerini ve tutumlarını önemsemek gibi insanlar kişisel tutumlarına daha çok ağırlık vermeye meyillidirler; fakat ilgilerini dışa yöneltirlerse sosyal normlara daha çok uygunluk gösterirler. Benlik bilincinin genel ve kişisel şekilleri birbirlerine zıt değildir. İnsanlar her ikisinde de yüksek, her ikisinde de düşük ya da birinde yüksek birinde düşük olabilir. Benlik bilincinin genel ve kişisel şekilleri davranış oluşumunda belirleyicidirler. Siz hangisisiniz? (Sears, Taylor, Peplau, 2000).