*Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim. Montaigne
*Ölüm, bazen ceza, bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur. Seneca
*Ölülere kötü söylemeyin. Zira bu sebeple hayattaki yakınlarını incitmiş olursunuz. Hadis-i Şerif
*Ölüm eski bir şeydir, amma her insana yeni görünür. Turgenyev
*Sana nasihat edici olarak ölüm yeter. Hadis-i Şerif
*Üç şey ölümün ardından kabre gider: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler: ailesi ve malı, kalan da: amelidir. Hadis-i Şerif
*Meyve veren ağaca kuru denilmediği gib, eseri devam eden zevâta da ölü denmez.
Kabre yılanlar dışardan gelir sanmayınız. Sizin kötü amelleriniz kabirde sizin için engerek yılanıdır.
Ölümü istemek güzel değildir. Ölüme hazırlıklı olmak güzeldir.
Uyuyan insan Yarı öLü insandır.
Sana nasihat edici olarak ölüm yeter.
Üç şey ölümün ardından kabre gider; 1 - Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler; ailesi ve malı, kalan da; amelidir.
Ariflerin ölümüne üzülmeyin o gafillerin gözünden kaybolmak içindir.
Ayakta Ölmek Dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir
insanlar uykudadır, öldükleri vakit
Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.
Ölüm, bazen ceza, bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur.
Ölülere kötü söylemeyin. Zira bu sebeple hayattaki yakınlarını incitmiş olursunuz.
Ölüm eski bir şeydir, amma her insana yeni görünür.
Meyve veren ağaca kuru denilmediği gib, eseri devam eden zevâta da ölü denmez.
Kapansım yollarım sensiz gidersem son gülüşüm olsun. Sensiz gülersem kahrolayım. Senden başkasını seversem haram olsun bana senden başkası. Seninle bir örüm geçecek biricik. Daha ne zor günler geçecek olsa bile her zaman yanındayım. Şunu bil, "Biricik" diye öleceğim.
İsmini güneşe yazdım her şafakta doğsun diye. Yüreğine yüreğimi yazdım için yandığında benimde yansın diye. Adını canım koydum sen öldüğünde bende öleyim diye.
Her Canlı Bir Gün Ölümü Tadacaktır.
Yaşayan herkezin Sonu Ölüm ve Topraktır..
Sensiz Hayat Bana Zaten Ölüm!
Bugün Ölecekmiş Gibi Ahiret, Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünya İçin Yaşamalıyız
Eğer Benden Ayrılacaksan Kapıdan Çıkmadan Önce Beni Öldür! Çünkü Ben Sensiz Yaşayan Bir Ölüyüm
Yaşasakta bir hedefim yok artık, Ölüm ile Beraberiz arTık!
Beni Öldürmek İstiyorsan Bana Beni Sevmediğini Söylemen Yeter de artar bile sevdiğim
Alın Yazımda Senin İçiN ölMek var sa Ölürüm Sen benim için ölümden de ötesin
Aşk Seni Sevmekse Aşık Oldum öLmek gerekiyorsa Senin için öLümüde severim senin için
Ben aşk için doğmadım ki aşk için öleyİm ben SeniN içiN doĞdum seniN için ölürüm şeKerim
Sen beni sevMesende Ben seniN ile Her şeye HazırıM beN senSiz tek Başıma da yaşatıRım bu aşkı, her ne Kadar bana Ölüm gibi Gelsede sevdiğim
Ya geleCeğime ıŞık oL, ya da Derdime Çare beNi sensiz Bırakarak her geCe ölDürme
Yaşıyorsam bilKi bu saDece Senin içİndir daha öLmüyorum çünkü senin için yaŞıyorum..
Bir bebek dünyaya geldiğinde nasıl ki SeviniyorSak, Sevdiklerimizden Biri öldüğü zaman da seviNmeliyiz. Bilmelisiniz ki o Artık raBBine kavuştu. Bundan daHa sevindirici olan bir şey varmıdır?
- Ne mutlu sana ki, affı ve rahmeti bol Allah'a gidiyorsun, dediler. O da:
- Evet, iğneden ipliğe her şeyin hesabını vermek üzere gidiyorum, dedi.
• Sırri Sekati (r.aleyh), ölüm döşeğinde kan-ter içinde iken, kendisini yelpaze ile serinletmeye çalışan Cüneyd-i Bağdadi'ye (kaddesallahu sırrahu):
"Ciğerleri yanan adama yelpazenin ne faydası olur?" buyurdu.
• Hikem bin Abdülmelik, baygın yatarken, orada bulunan biri "Ya Rabbi, bu kimse pek iyi bir hayat yaşamadı, fakat cömert idi, ölümü ona kolaylaştır" diye dua ederken, Hikem bin Abdülmelik gözlerini açıp dedi ki:
• Salih bir zatın hanımı, efendisinin ölmek üzere olduğunu görünce ağlamaya başladı. Hanımına:
- Niçin ağlıyorsun? Diye sordu. O da:
- Senin için deyince,
- Sen kendine ağla, ben 40 yıldır bugün için ağlıyorum, buyurdu.
• Büyük zatlardan biri, "Eskiden biz gittiğimiz cenazelerde herkes hüngür hüngür ağladığı için cenaze sahibinin kim olduğunu tanıyamaz, taziyede zorluk çekerdik" buyuruyor. Halbuki şimdi mezarlıkta bile gülenler oluyor. Bir gün kendisinin de öleceğini düşünmüyor. Bu gafletin sebebi işlenen günahlar yüzünden kalbin kararmış olmasıdır.
• Bir sarhoş öldü. Hanımı cenazeyi yıkayıp defnedecek kimse bulamayınca, iki hamal tutup cenazeyi kabristana getirdi. Orada bir zahid, bir cenazenin namazını kılmaya hazırlanırken, onu görenler de gelip cenazenin namazını kıldılar. Fakat bir zahidin, bir sarhoşun namazını kılmasına hayret ettiler.
Zahid dedi ki:
"Bu gece rüyamda kabristana gitmemi, orada sahipsiz bir cenazenin namazını kılmamı söylediler. 'O cenaze affedilmişlerden biri' dediler."
• Sarhoşun hanımından kocasının iyi yönleri olup olmadığını sordular. O da şöyle anlattı:
"Beyim, fasık idi, içki içerdi. Fakat namazını hiç terk etmedi. Sabah namazını hep cemaatle kılardı. Öksüzlere merhamet eder, onların nafakalarını temin ederdi. İçki içip ayıldığı zaman, "Ya Rabbi benim gibi fasıkı Cehennemin neresine atacaksın!" diyerek ağlar, içkiyi bırakamadığına üzülürdü."
Zahid bunları dinledikten sonra,
"Demek affedilmesine bu güzel huyları sebep oldu" buyurdu.
• Ariflerin Sultanı, Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem)in son sözlerinden biri,