TEVAZU

Son güncelleme: 12.05.2007 08:36
  • Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine:
    - İçinizde kim bende bir ayıp görüyorsa bildirsin, dedi.
    Müritlerinden biri:
    - Efendim, sizde büyük bir ayıp var, diye cevap verdi.
    Ayıbını talebesine soracak kadar kendini aşmış bu mütavazi insan hiç kızmadı, talebesi böyle söylüyor diye üzülmedi, belki sadece ayıbından kurtulabilmek ümidiyle sordu:
    - Söyle dedi, kardeşim, o ayıbım nedir?
    Talebe gözleri dolu dolu:
    - Bizim gibilerin size talebe olması, dedi.
    Bu söz gönüllere çok tesir etmiş, sohbette bulunan herkes ağlamaya başlamıştı. Ahmed Rufai Hazretleri de ağlıyordu. Bir ara sadece;
    - Ben sizin hizmetçinizim, ben hepinizden aşağıyım diyebildi.

    Evet, keşke insanlar tabi olanlara bakıp, tabi olanlarda, tabi olunanı aramasalardı... Zira hem dün, hem bu gün o altın halkayı temsil eden büyüklerin etrafındaki insanlar, ne denli nezih olurlarsa olsunlar, onları gösterebilmekte çok acizdirler. Bugün dahi, bir büyük gönül erinin yanına gelip giden insanlar; idareciler, gazeteciler, din adamları, "Talebelerinin ufku hocalarının çok gerisinde." demektedirler. Zaten, o cevher farkıdır ki, sair madenleri kirlerinden arındırır.

    KAYNAK: AKAR, Mehmet; Mesel Denizi, Nil Yayınları, İstanbul 2001
#27.08.2006 20:41 0 0 0
  • cok güzel bir paylasim.
    Allah razi olsun
#27.08.2006 22:03 0 0 0
  • insan topraktan yaratılmıştır toprak kadar mütevazi olmadıkça insan değildir..
    bu güzel paylaşımın için sağol tofitacım
#28.08.2006 13:06 0 0 0
  • Allah razı olsun
#12.05.2007 08:36 0 0 0