çabuk döker yapraklarını yalan ağacıgizlemez dalları çıplaktır
acı kahvedeki telve serap
sızlamazen güzel terane hakikattır
alna yazılana kurbanım!
bazen kader
bir kürek mahkumunun terinde tuz
bazen de inancın yolunda toz olmaktır
herkes kendi göğünde hükümdar
herkes kendi gönülgâhında sultan da olsa
yaşamakzembereği gün be gün ölüme kurmaktır
cennet
entarisindeki gülleri sulayan küçük kızın yüzüdür
hasret
dokuz yıl on gündür doğuramamış
etekleri ninnimemeleri süt dolu hamile kadındır
kıyamet
bir günsevgilinin bedenindeki ateşle yanma ihtimalini düşünmektir
burkalı Afgan kadınının hayaligörülmektir
düşmüşün hayali
şifa diye yaralarına sürülmüş yangınları söndürmektir
benimki ise
cami avlusuna bırakılmış bebeğe güneş şefkati vermek
evladı yitik bir ananın
gül dalına astığı ağıtı okurken ölmek
ve
un ufak edilmiş bir züğürt mezarının yanına gömülmektir
/insan olmanın bedeliyaşamak
yaşamanın bedeli yanmaktır
kaçakcı heybesinde haşişgerilla namlusunda kurşun
yaraya saplanmış kör bıçak gibi
güzel bir düşüntam ortasında uyanmaktır/
1990
tahsin özmen,bez bebekler de üşür,çatım ajans&baskı yay,ank,2006