Bir haftadır Beşiktaşlılar hiç alışılmadık bir haberle sarsıldı.
Adeta travma geçiren camia, ne olduğunu anlamadan Avusturya kampından gelen Asbaşkanını ve Teknik Direktörünü ifadeye yolladı.
Pazartesi sabahı, Beşiktaş'ın iki değerli ismi Serdal Adalı, Tayfur Havutçu ve protokol müdürümüz Ahmet Ateş şike soruşturması için emniyetten içeri girdiler
Kendisinden hep transfer haberi duymaya alışık olduğumuz Serdal Adalı uzatılan mikrofonlara "Beşiktaş taraftarının içi rahat olsun bizim öyle şeylerle işimiz olmaz" dedi
Ne çare, ekranlara yansıyan görüntüler, bizi kalbimizden vurmaya yetmişti...
Umutla iyi haberlerini bekledik
Savcının verdiği karar, bizi yerle bir etti.
Suçumuz "Usulsüz transfer"
108 yıllık Şerefli tarihimizin altın sayfalarında, gururla, alın teriyle, kazanılan, müzemizde sergilenen, nice madalyalar, kupalar, ödüller, vardı.
Ama kimse Beşiktaş ismini şaibe-şike kelimeleriyle yan yana yazamazdı.
Mustafa Denizli hocamızla birlikte çifte kupa kazandığımız son Şampiyonluğumuzda herkes tarafından "En Temiz Şampiyon" ilan edilen Beşiktaş, "temiz olmayan şampiyonlar" gerçeğini bir kez daha düşündürmüştü.
Vardı Demek
Varmış
At'ı alan Üsküdar'ı geçmiş
Çoktan, varmış hedefe
Biz aval aval bakarken at hırsızları cirit atıyormuş meydanda
Almışlar vermişler, foto roman çekmişler
Uçaklar inmiş, çantalar gitmiş
Kebaplar yenmiş, icazet alınmış
Parayı alan itiraf etmiş
Bazıları hiç etmemiş
Yutmuş gitmiş
Pekiii
Şike buysa, teşvik de para karşılığı yapılırsa
Usulsüz transfer nedir?
Maç öncesi transfer teklif etmek suç sayılıyorsa
Emenike niye dışarılarda keklik gibi geziyor
Sezer Öztürk neden serbest, hatta kahraman gibi karşılanıyor?
Emre Belezoğlu niye şaka yapmış sayılıyor?
Serdal Adalı "AT" hediye etmiş?
Niye İbrahim Akın söylemiyor?
"At" nerede? garajda mı?
İbrahim Akın'ı niye transfer etmedi Beşiktaş?
Göksel Gümüşdağ niye sorgulanmıyor?
Haaaa varsa bir suçumuz bedelini öderiz
Biz başka takımlar gibi hak etmediğimiz hiçbir başarının peşinden gitmeyiz.
Bizim Başkanımız da Kapalının içinden yetişmiş Beşiktaş'ın çocuğudur
Dün öyle olduğunu da Türkiye'nin gözü önünde, ispatlamıştır
"Şaibe kalkana kadar Kupayı iade ediyoruz, biz arkadaşlarımıza ve Hocamıza inanıyoruz, onların arkasındayız, ters bir şey varsa gereğini yaparız" diyerek Beşiktaş Kulübünün Şerefli geçmişine leke sürdürmeyeceğini bir kere daha göstermiştir.
Beşiktaş'ın Başkanı olmak budur
Son yıllarda unutulan, insan olmamızı değerli kılan kavramların başında gelen, Onur, Adalet, Dürüstlük, Bağlılık, Güven, Sadakat ve İtibarımızı henüz kaybetmeden birlik ve beraberlik içinde siyah günlerden bembeyaz günlere bir an önce çıkmayı umuyorum.