Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmakta;
''O'na yol bulanların (imkanı olanların) Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim küfrederse şüphesiz ki Allah alemlerden müstağnidir.'' (Al-i İmran: 97)
Hz. Peygamber (a.s.v) şöyle buyurmak;
''Allah'ın evine (Beyt'ül Harama) gitmesine imkan veren azık ve bineğe malik olup da hacca gitmeyen kimse dilerse Yahudi, isterse Hristiyan olarak ölsün (fark etmez). Zira Cenab-ı Hakk (c.c.) ''Yoluna imkanı olan insanlar için Beytullah'ı hacc etmek. Allah'ın bir hakkıdır.'' Buyurur. (Tirmizi)
Hz. Ömer (r.a.) efendimiz de şöyle buyurmuştur: ''İllere adamlar gönderip, imkanları olduğu halde Hacc'a gitmeyenlere cizye (gayr-i Müslimlerden alınan vergi) koymayı düşünmüştüm. Çünkü bunlar Müslüman değillerdir.'' (İbn-i Kesir)
İbn-i Abbas'da (r.a.) şöyle diyor: ''Hacca gitmeyen ve malının zekatını vermeyenler öldükten sonra tekrar dünyaya dönmeyi temenni edecekler.'' Kur'anda bunun delili mevcuttur. (5. Büyük Günah - Zekat Vermemek - konusunda bu mevzu geçmiştir)
Zekatın ne kadar malda vacib olduğunu sorduklarında, iki yüz gümüş dirhem veya onun altın karşılığı hacc'a gitmenin farz olması içinde azık ve bineğe malik olunmasını ölçü olarak vermiştir.
Tabiin imamlarından Said b. Cübeyr de hacca'a gitmeyen bir komşusunun cenaze namazına katılmadığını söylemiştir.