Prodüksiyon : STV
Yeni sezonda yayın akışında yeni dizilerle, yenilik yapan Samanyolu, eylül ayında Ana Yüreği adlı dizi ile iddialı geliyor. Bir aile dizisi olan Ana Yüreği dizisi konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.
Antepli memur bir ailenin en küçük çocuğu olarak her zaman el üstünde tutulan Nadir, genç yaşta, artık evlenme zamanının geldiğini düşünen annesi tarafından kapı komşularının kızı Esma'yla evlendirilir. Her ne kadar Esma’yı beğenerek evlenmiş olsa da aralarında hiçbir zaman büyük bir aşk olmamış ama buna karşılık, nur topu gibi 4 çocukları, tutkudan uzak da olsa, sıcak ve güvenli bir yuvaları olmuştur.
Nadir, aile tablosuna şöyle biraz uzaktan baktığı mutluluk anlarında Esma ile evlenerek ne kadar da doğru bir iş yaptığını düşünmüştür hep, ta ki, annesini ve babasını trafik kazasında kaybettiği için 8 yaşında evlat edindikleri ve senelerce yanlarında kalan, Antep’teki uzak akrabalarının kızı Elmas’a ilgi duymaya başlayıncaya kadar.
Evlilik, şehir değiştirmek, para kazanmak, 4 çocuk, bir de yanaşma büyütmek derken geçen 28 yıl içerisinde zaten aşkı da düşünecek pek vakti olmamıştır Nadir’in. Nadir’in tutku ve aşkı keşfetmesi, çocukların okul dertlerinin neredeyse bittiği, oğlanın askere gittiği, torun torbaya karıştığı ve para sorununun kalmadığı, yani rehavete kapılmak üzere olduğu bir döneme rastlar.
Nadir’in can sıkıntısını keşfedişi de işte tam sırtını koltuğuna yaslayıp refahın keyfini sürmeye başlayacağı günlere rastlar. Parasının yetebileceği en iyi evde oturmakta, en iyi arabayı kullanmaktadır. Hemen her şey elini uzatsa tutabileceği uzaklıktadır. Hayır, onun hayatındaki eksiklik para ile, pul ile, madde ile doldurulacak bir boşluk değildir. Onun hayatında eksik olan heyecandır.
Nadir’in bu heyecanı arayışı karısı Esma’nın büyük imtihanlara sokulacağının habercisidir. Yuvasını kurtarmak, 4 çocuğuna sahip çıkmak isteyen Esma’nın ibretlik hikayesi...
Delikanlı küçük bir kasabada annesiyle mutlu bir hayat yaşamaktadır. Üstelik birbirlerinin tek varlıklarıdır. Günlerden bir gün kasabaya çok güzel bir genç kız gelir. Fakat genç kızın yüreği kendisi kadar güzel değildir. Gayet kibirli, kendini beğenmiş ve gözü yükseklerde olan bir kızdır bu. Bizim delikanlı da genç kızın güzelliğine kapılmış ve kıza sırılsıklam aşık olmuştur. Günlerce peşinden koşmuş ama kız delikanlıya hiç yüz vermemiştir. Bu arada delikanlının annesi olayın farkına varmış varmasına da hangi güç engel olabilirmiş ki, delikanlı aşık olmuştur bir kere. Ana yüreği dayanamaz ve en sonunda delikanlıyı kıza karşı uyarır. Ne çare, delikanlının gözü kızdan başkasını görmez. Genç ve güzel kız ise delikanlıyı iyice kendisine bağlamış, avucunun içine almıştır. Ana yüreği artık delikanlının böylesine sömürülmesine daya-namaz, son defa oğlunu karşısına alıp konuşmaya çalışır, ama boşa kürek çektiğini anlar. Delikanlı eski delikanlı değildir artık...
Ertesi gün delikanlı, yine genç kızın peşinden koşarken onu ölesiye sevdiğini ve evlenmek istediğini söyler. Kalbi kendisi kadar güzel olmayan kız bu işe bir şart koşar:
– Annenin yüreğini bana getirirsen seninle evlenirim.
Delikanlının gözü aşktan başka hiçbir şey görmediği için, bu isteği düşünmeden kabul eder. Koşarak annesinin yanına gelir ve:
" Senin yüreğin genç kızla birlikte olabilmem için tek yol!" der. Annesi hiç tereddütsüz yüreğini söker ve delikanlıya verir. Delikanlı büyük bir sevinçle genç kıza geri döner fakat yolda ayağı taşa takılıp düşer. İşte o anda ana yüreğinden bir ses gelir: