aöf sosyoloji dersleri - protestan ahlakı ve kapitalizm - protestan ahlakını oluşturan Kalvinist ilkeler - Weber'e göre kapitalizmWeber Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu adlı eserinde dinsel faktörlerin ekonomik bir düzenleme biçimi olarak kapitalizmin oluşumu üzerindeki etkilerini incelemektedir. Weber -tarihsel sosyolojik bir bakış açısıyla-kapitalist sistemin oluşumunun açıklaması ile sistemin işleyişinin açıklaması arasında ayrım yapmaktadır. Bu çerçevede bireylerin ekonomik tutum ve davranışları üzerinde etkili olan dinsel motifleri incelemiştir.
Weber Avrupa'da kapitalizmin tarihsel oluşumunu açıklarken;
-İstatistiksel analizler yapmış,
-Protestan ahlak anlayışı ile kapitalizm arasındaki ilişkiyi incelemiş,( Protestanların ve özellikle bazı mezheplerin ekonomik bakımdan önemli düzeyde bir servete sahip olduklarını tespit etmiş. Kapitalizmin bir yaşam biçimi olarak kurulmasında Protestan ahlakının, yani bireylerin toplumsal eylemlerine bu ahlaki motiflerin aracılık ettiğini vurgulamıştır.)
-Çin, Hindistan, ve İslam uygarlıkları ile Batı toplumlarını karşılaştırmalı yöntem aracılığı Kapitalizm bağlamında karşılaştırmıştır.
Protestanlığın dört eğilimi:
-kalvinizm, (Protestan ahlakı olarak adlandırdığı kavramı daha çok bu eğilime dayandırmaktadır.)
-methodism,
-pietism
-baptism
Protestan ahlakını oluşturan Kalvinist ilkeler :
1.Dünyayı yaratan ve yöneten, insanların sınırlı akıllarıyla kavrayamayacakları yüce tanrıdır.
2.Tanrı herkesin kurtuluşunu veya lanetlenmesini önceden belirlemiştir. Bu kutsal kararlar çabalarla değiştirilemez.
3.Kurtulması ya da lanetlenmesi gereken insanın esas ödevi Tanrı için çalışmak ve yeryüzünde Tanrının krallığını kurmaktır.
4.Dünyevi şeyler, insanın doğası günah ve ölüme aittir. İnsanın kurtuluşu sadece tanrının merhameti ile mümkünüdür.
Bu ilkelere göre yaşayan insanların günah dünyasından kurtulması için dünyevi hazları ve lüksü reddederek Tanrı için çalışması gerekmektedir. Dolayısıyla Tanrı için çalışma eylemi, toplumsal yaşamın ekonomik örgütlenmesi için temel bir motif oluşturmuştur. Bireyin toplumsal eylemini etkileyen bu motifler Avrupa'da kapitalizmin oluşumu için gerekli sermayenin birikimine neden olurken ekonomik gelişmeyi de etkilediği düşünülmektedir. Bireylerin eylemlerine verdikleri anlam Protestan ahlakı ile açıklanırken, Protestan ahlakı ve kapitalizm arasında nedensel bir ilişki kurulmaktadır.
Sonuç olarak Weber için, "Hıristiyanlık kâr anlayışı ile akılcı çalışma disiplinini ilk defa birleştiren bir dindir. Bu birleşim sonucu ortaya çıkan kapitalizm ise, Batı dışında hiçbir yerde gelişmemiştir." Batı dışı pek çok uygarlıkta kapitalist bir sistemin gelişmesi için zorunlu birçok koşulun bulunduğunu fakat zorunlu dinsel değişkenin olmadığını düşünmektedir.
Ancak birçok ülkede dinin toplumsal değişmeyi engelleyici bir role sahip olduğu düşünüldüğünde, Weber'in kapitalizmin oluşumunda dinsel motif ve öğelerin önemli bir rol oynadığını öne sürmesi yoğun eleştirilere ve tartışmalara yol açmıştır
Weber'e göre Kapitalizmin kendine özgü özellikleri:
1. Özel mülkiyetin gelişmesi ve girişimcinin üretim için gerekli araçlar üzerinde kontrolünün sistematikleşmesi.
2. Emeğin piyasanın talep koşullarına bağlı olarak özgürce hareket etmesi.
3. Ticaretle ilgili bütün akılcı olmayan kısıtlamaların kaldırılması.
4. Bireyleri içine alan genel hukuksal çerçevenin olması
5. Rasyonel teknoloji kullanımının yoğunlaşması.
6. Ekonomik yaşamın ticarileşmesi.