1960'lı yıllar.Memleketim olan Kayseri ili Bünyan ilçesinin Kaymakamı, Belediye Fen Memuru Hayrettin Soylu ve Şoför Cemal Dağaşan köylere bir gezi yaparlar. Program gereği akşamüzeri Aleyli Köyü'ne uğrarlar. Muhtar, ihtiyar heyeti ve köylülerle köyün meseleleri üzerine sohbetten sonra vedalaşarak köyden ayrılırlar. Şoför Cemal stabilize köy yolunda yolu şaşırır ve tekrar Aleyli'ye döner. Kaymakamın otosunu gören köy bekçisi hemen koşar ve : -Hayırdır Kaymakam Bey, bir şey mi unuttunuz ? der. Bozuntuya vermeden kaymakam, şoföre hemen devam etmesini söyler. Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra gece karanlığında yine bir köye girerler. Oradaki bir evden köyün ismini öğrenirler. Tabii ki yine Aleyli'ye gelmişler. Buna sinirlenen kaymakam silahını çeker ve şoförüne namluyu çevirir: -Bak Cemal, silahımda tam üç mermi var. Şayet bir daha bu köye dönersen, Aleyli adını ağzına alırsan önce seni, sonra Hayrettin'i öldürürüm. Son kurşunu da şakağıma sıkar kendimi öldürürüm. Daha da siniri geçmeyen kaymakam köye doğru döner ve bağırarak şöyle der: -Ulan Aleylililer, mıknatısınız mı var ulan, ikide bir bizi köye çekip duruyorsunuz .