bir gün sohbetinde;
- Allah adamlarını görmek şifâdır. Çünki
onlar görülünce Allahü teâlâ hâtırlanır,
buyurdu.
Dinleyenler;
- Efendim, zamanımızda öyle büyük
bir Allah adamı yoksa ne yapalım?
dediler.
- O zâtları göremesek de hiç olmazsa
sevgi ve muhabbet beslemeliyiz,
buyurdu.
- Efendim biz Ehli sünnet âlimlerini ve
Evliyâ zâtları görmesek de hepsini çok
seviyoruz. Bu sevgimiz de şifâ mıdır?
dediler.
Buyurdu ki:
- Elbette, onları sevip, yollarında giden
kimseler dünyada da âhirette de rahat
ederler. O büyükleri sevenler Cennette
onların yanında olacak ama bir şartla,
- O şart nedir efendim?
dediler.
- Sevgi gerçek olmalıdır. Lâfla sevmek
olmaz. Seven sevdiğinin sözünü tutmalı
onun gittiği yolda gitmelidir. Eğer böyle
olmazsa seviyorum demesi yalan olur,
buyurdu.