Bismillah

Son güncelleme: 11.09.2011 11:53
  • noimage

    Bismillah

    Naif bir kokunun ardında yine yeniden Bi'lâlim!
    Seni kaybettiğim yıllara geri dönüş yaparak...
    Gözlerine hiç b/akmamış halimdeyim; masum ben'siz
    Arıyorum seni en derin mahzen köşelerinde
    Zannetme ki uzakta bilinmedik diyarlarda...
    Zannetme ki dağların bir yüzü saklı mağaralarında

    Yok Bi'lâlim yok!
    Ardına düşecek derman mı var sanırsın?
    Aynanın arka yüzü benden aldı rengini
    Ve şimdi seni aradığım yer bakışımın ön yüzü


    Kitabın ön sözünde geçen gözlerin pusulamdı b/akmadın Bi'lâl bakmadın!
    Ne çok dilendim bir bilsen!
    Köşeleri bir bir yıktım seni beklemek kolay olsun diye
    Gelmedin!Umudumu sorma!
    Tarihi bana nasır günlerde vefasızdı onun adı
    İhtimali bozguna uğrayan balıkçılar gibiydi duruşum kirli pabuçlarım vardı
    Kimsesizdim Göl kenarında sol yanı kırık; benim gibi bir sandala iliştim
    Güneşi alnıma çaktılar Bi'lâl Gece rüzgârın koynunda ağladım doyasıya
    Kum fırtınalarıyla savaştaydı kirpiklerim
    Kervanlar geçti de o önüme düşesi gölgen dahi uzanmadı kucakladığım
    topraklara İnadımı kuruttum; kalbimin kutsal diyarında gözyaşlarım direndi...
    O geceler doyamadım ağlamaya ve sen hep s/aklımdaydın


    Bi'lâlim yetiş gidişime! Kimsesiz bir kundakla sarmasınlar bedenimi
    Cezbeyle bir b/ak da yıkılsın sefilliğim!
    Terime sürünen bu zamansız hiçliği sen yıkamalısın.
    En azından değil ne kadar yeterse ellerin öyle uzanmalısın hüznüme!
    Çok bitkinim Bi'lâlim çok!
    Özlediğimsin ve sen gelmeyişine inat hep beklediğimsin
    Öylesi büyütmedim ben bu hasreti beşiğinde uyuya kaldı gece gün
    Olur olmaz şeyler yok içimde
    Hani bir sabah mahmurluğu gibisin dilimde Yakışıklı ama sıradan
    Sen bir suretle saklı değilsin Bi'lalim kimsede yoksun!
    Bir ben biliyorum gülüşünden bile miladı dolmuş aşklar içildiğini

    Mazlum hayatın çileli yolcusu
    Baştan sona koştuğum duraksız yolum
    Ah Bi'lâl ah! Ellerimle itiyorum sensizliği
    O yüzden yaşlılık çöktü bileklerime eskidim Varsın bir yerde biliyorum!
    Gelmiştin ve yine geleceksin
    Beni yoksul bırakacak merhametsizliği sen yirmi beşekşi saatte terk ettin

    En çok seninle yürüdüğüm yoldan bi'lâl daha düşmeliydi dilime...
    Saat geceden yarsız yağmurun çehresinde feryat!
    Gökyüzünü yutkunuyorum nefesini almak için...
    Kılıfı bir türlü değişmiyor hasretinin yoruluyorum
    Orucum yokluğuna ve bozmaya niyetliyim bu defa
    Yemin olsun ki Bi'lâl ziyan olacak hiçbir zaman kalmayacak senden sonra!

    Sözler yansımıyor gerçek suretiyle Bi'lâl hepsi gelip geçici
    Ağır aksak ayrılıkları def ettim bitti!
    Kurusun kökü de bir daha ilham olmasınlar hiçbir cümleme!
    Tükenecek hayâl kalmadı kırılıp düşen çehremde
    Kırkını doldurdu sensizliğim artık gel'sene! Ben diye biri geldi...
    Beni kendime ortak koşma n'olur! Defalarca söyledim ben Sizim!
    Be vurdum duymaz aşk elçim nerelerdesin?



    En akılsız yalnızlığımla gel diyorum Bi'lâl
    İçten fethedilen kentlere inatla gel savaş yalnızlığımla...
    Aklımın sensiz yanlarını seni tanıdığım gün adak ettimbitti deliliğim...

    Elden geçen aşk'la bilinçsiz bir itham daha!
    Duydum ki sevgine mahrem bulaşmış öyle mi?
    Solumu kesmeye mi niyetin ha?
    Bak izah edemiyorum seni içime aklayamıyorum seni hey!
    Öyküsü yitik çocuklar gibi boynun düşmesin dur!
    Ne zannedeyim Bi'lâlim ne?
    Sen değil miydin alnının tarihçesini örtbas eyleyen?
    Ben miyim seni yazan yoksa sen misin her ikindi sonrasında dilime dolanan?
    S/aklımız neydi kime neydi ha kime neydi?
    Haram bir ismi anarsan kaça satacaksın kimliğimi?
    Yabana gitmesin cebindeki fukaralığa kat beni
    Ah be Bi'lâl hani elçisiydin kalbimin!
    Öyleyse nedir bu bensizliğin?? Nedir bu benim çektiğim?

    Bi'lâl! Hep diriyim sensizlikten ölemiyorum ki
    Kuru bir ölümle gitmek yakışık almaz
    Kefensiz ve sensiz bir içle toprağa uzanmak neyime!
    Yakışmıyor işte musalla taşım zorla değil ya!
    Adım katıksız! Sensizlik iliklerime nişan aldı!
    Serçe parmağımdan çekiyorlar dermanımı!
    El yazması hayaller pazarına uğradı düşlerim!
    Seni bulamadım Bi'lâlim bulamadım!
    Ki kaldıysam sen mahrumu bırakma içimde kalmasın al canımı!


    Tövbemi bozacak işkencedir yokluğun! Bi'lâl ne olur gelmeleri yaz!
    Uyanık dolaş bak işte anlamsızım!
    Sen yoksan ne diye saniyelere kulak verişim
    Ne diye Bi'lâl kâinat uyurken seni bekleyişim?
    Bu karanlık çok büyük taşıyamam
    İstanbul'dasın Bi'lâl gel de kopsun aşk kıyametim!

    Bir yangının ortasındayım
    Kalbimi aşk tuttu gözümü yaş
    Tükenecek gibi değil tüketecek gibi
    Yine düş Bi'lâl yine düş!
    Sır saklamayı seven yanınla düş!

    Bu günlük askıda kaldı gelişin
    Dünyada ahım mana bulmadan gelmelisin




    Zehra Öner
#10.09.2011 23:51 0 0 0
  • Sen değil miydin alnının tarihçesini örtbas eyleyen?
    Ben miyim seni yazan yoksa sen misin her ikindi sonrasında dilime dolanan?
    S/aklımız neydi kime neydi ha kime neydi?
    Haram bir ismi anarsan kaça satacaksın kimliğimi?

    iç kavuran türdendi teşekkürler candan arkadaşım
#11.09.2011 09:36 0 0 0
  • Köşeleri bir bir yıktım seni beklemek kolay olsun diye
    Gelmedin!Umudumu sorma!
    eline saglık
    köşe başları kutsal oluyor deyilmi
    hani facede oldugu gibi kaçkere tıklandıgı kaçkere begenildigi ibaresi olmasada köşe başlarının
    senin odak noktan orası oluyor
    gün içerisinde ençok bakılan nokta
    begenılmesede köşe başları tıklanma rekorı kırıyor
#11.09.2011 10:21 0 0 0
  • cebren- teşekkür ederim canım eksik olma:)


    sığınak-seninde kalemine sağlık can,teşekkür ederim katkndan dolayı:)
#11.09.2011 11:11 0 0 0
  • Bızle en guzelının guzellerını paylastıgınız ıcın, cok tesekkurler.
#11.09.2011 11:52 0 0 0
  • okuyup yorumunuzu esirgemediğiniz için asıl ben teşekkür ederim gönül dostlarıma:)
#11.09.2011 11:53 0 0 0