Zormuş Sevmek.. Adını Koyamamak... Benim Diyememek Hep Yakın Hissedipte Hiç Yakın Olamamak... Ne Zormuş Sevdiğine Bir El Uzatıpta Yavaş Yavaş Geri Çekmek ... Ve Ne Zormuş Ona Dokunup Kokusunu Hissedememek... Adı Hasret Bunun... Adı Özlem... Adı acı... Adı Uzak... Adı rüya..
Üşüyordum... SarıLacak bir şeyLer ararken seni buLdum... Dokundum... Yanıyordun. ELimi çekmek zorunda kaLdım çünkü beni de yakıyordun... Sana dokunsam yanıyor; eLimi çeksem donuyordum... Şimdi düşünüyorum: SeninLe oLup yanmak mı zor; Yoksa sensiz kaLıp donmak mı?
Sevdiğinin nazını değil kahrını çekmektir sevda..onunla bir ömür değil onun için bir ömürdür sevda..eline el deymesini değil gölgesine gölge deymesini kıskanmaktır sevda..yürürken dikenli yollardan dar ağaçlarına, son dileğinde onu görebilmeyi istemektir sevda.. yani demem o ki herkesin harcı değildir sevda..
Hep aynı sessizlikle geliyor gece
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin
...Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim
sen benim içimdeki en gizli güünahım sen benim ilk isyanım sen benim ardıma dönüp baktığımda keşke yanımda olsa dediğim tek varlık...
Seni düşünüyorum. Seni düşünmek gökyüzü olmak gibi bir şey bazen, ya da rotası belli olmayan bir gemiye binip, yeni iklimlere yelken açmak gibi. İnsan olmayan bir adada inip, Robinson gibi insansız bir yaşam kurmak istiyorum. Ve o adada bir ömür yalnız seni beklemek istiyorum...