Her iki insan kendince sever ya birbirini, bazen de sevgi dilleri uyuşmaz.
Birinin sevme biçimi diğerini mutsuz eder. Birlikte olmak aşkın varlığına rağmen mutsuzluğumuzu besler. "Neyleyim böyle aşkı!" deyip unutmak isteriz.
Bazen, sevdiğimiz bu dünyayı terk eder, aşkı da onunla gömmek isteriz.
Sonuçta, unutmanın içimizdeki acıya çare olacağına inandığımız için heves ederiz unutmaya.
Taş gibi sağlam değilseniz eğer, yalnızlığınızı O'na dair anılarla, duygularla yaşamak tüketicidir.
Umutları tüketir, neş'eyi tüketir, yaşam sevincini tüketir en başta
Unutmak yalnızlığımızı daha katlanılabilir kılar.
Eternal Sunshine diye çok sevdiğim bir film var
Adam ve kadın aşkla kesişiyorlar, tutuluyorlar birbirlerine ve bilinen sonuç: Ayrılıyorlar.
Kadın kalbindeki bu aşkı O'nsuz yaşayamayacağına kanaat getirdiğinde hafıza silici bir makineye giriyor. Ve adama dair beynindeki tüm anıları sildiriyor.
Adam onun önüne çıktığında da hiçbirşey hatırlamıyor. Adam biraz araştırdığında ve ne olduğunu anladığında aşklarına dair tek taraflı anılara sahip olmak çok canını yakıyor. O da unutmak istiyor ve bu durumdan kurtulmak için kendisi de makineye giriyor.
Buraya kadar her şey iyi değil mi?
Bize aşkı ile acı vermeye devam eden bir insana dair tüm anıları sildirmek, hasta olduğumuzda antibiyotik almak gibi iyileşmemizi sağlıyor sanki
Filme dönersek
Adam makineye girdiğinde beyni silme işlemine karşı koyuyor! Bazı anılar silinebiliyor ama o çok sevdiği insana ait bazı anılar silinmemek için direniyorlar.
Aşkın gücü makineyi yeniyor
Gözümde yaşlarla iki inatçı aşığın yeniden kavuşmalarını izlerken, aşkın bakteriyel değil de, olsa olsa virütik ("viral" desek daha iyi olabilir. Size bıraktım.) bir hastalık olabileceğini düşündüm.
Antibiyotik benzeri unutma kürleriyle iyileşmesi mümkün değil yani. (Antibiyotikler sadece bakterileri etkiler. Virüsler ise sürekli yapılarını değiştirdikleri için antibiyotiklerle yok edilemezler.)
Antibiyotik benzeri unutma kürleri ne mi?
Mesela, yeni insanlarla ilişki denemeleri, mekân değiştirmeler, her türlü beyni uyuşturma yöntemi vs.
Aşk acısı virütik bir hastalığa benziyor bence
Kurtulmanın tek çaresi bağışıklık sistemini güçlendirmek.
Bazen aşkımızı öyle çok unutmak isteriz ki, O'nu gördüğümüzde duvara baktığımız gibi boş boş bakabilmeyi her şeyden çok dileriz
İsteğimizin gücü bağışıklığımızın gücü olur, unuturuz
Er ya da geç
Bazense unutmayı reddeder, beynimiz, kalbimiz, tüm hücrelerimiz
Unutmayı istemeyiz
Söylediği sözleri kafamızda evirip çevirirken buluruz kendimizi.
Duruşu, bakışı son bıraktığımız gibi canlılığını korur, zihnimizde ve kalbimizde
Defalarca kendi makinelerimizi kurar, çalıştırırız unutmak için
Beceremeyiz
Ne için direniriz? Ya da direnen hangi parçamızdır bilemeyiz?
Unutmanın yalnızlığımızın tesellisi olduğunu biliriz bilmesine de unutmayı beceremeyiz
Teselli bulmuş bir yalnız olmaktansa, hâlâ aşık kalmayı ve acı çekmeyi tercih ederiz
Unutmanın boş odalarında dolaşmaktansa, dolu bir kalbe hapis kalmayı seçeriz
Aşkı yaşarken unutup unutamayacağımızı hiç bilemeyiz.
Bazen bizi en çok sevene, bazen canımızı en çok yakana, bazen bizi hiç unutmayana, bazen de bizi en çok mutlu edene çıkar piyango
Unutmak mı, unutamamak mı, unutulmamak mı esas kazançtır sizce?