Yağmurlu Rüzgarın Karanlık Havadaki Güneşi

Son güncelleme:
  • Yağmurlu Rüzgarın Karanlık Havadaki Güneşi şiiri - İlknur Karaca şiirleri



    Yağmurun içini döktüğü sabahların güneşinde
    Bekledi bu isyanın feveranı

    Halihazırda salınan geçmişin zamanaşımı
    Sökülen aşkın yalnızlık tohumunda
    Geceledi hüznü baharını

    Ki koyun koyuna yaşanan bu resimin kilit kapılarında
    Kirpiğinden damlayan taş çiziği
    Sorgu sorgu sonraki soluk alımlarında sunuldu
    Rüzgara
    Açıktı kapı, girdi kişilik bunalımı

    ...

    Kadının gözlerinden, iklimlerin ateş benzeri ruhu
    Fışkıran emelin bağbozumlarıyla fişekledi ölümü
    Hava nasıl kasvetli
    Hava nasıl kül renkli, anlatılamaz

    Ardından
    Günün doğumu
    Sancılı anın ıslak saçlarında yıkandı
    Sürgün günü

    Ve güneşin aya selamı ile battı tebessümler
    Karanlık fırlattı elindeki koyuluğu
    Adamın yüreği patladı çocuğa
    Ağlayarak gitti çocuk u/mutsuzluğa

    ...

    Soluğun sesiyle beraber tutuklanan mahkumluk
    Kağıttan gemileri yaktı ayrılıktan sonra artakalan anılarla
    Aynanın kırık yüzü hüzünlendi
    Yıkık hüzzamı isyanına içlendi

    Eli kolu yıkım perdesinin son oyununda
    Ve kutu gibi görünen camların arkasıyla
    Dünya hikayelerinde anlattı aşkın imkansız sunumunu

    Ve ormanın coğrafik görünüşü, iyi bir akşamın dileğiyle güzelleşirken
    Baykuş sesi gibi göğün koparılışı duyuldu kulağıma
    Sonrası bilinmedi
    Sonrası hiç hissedilmedi
    Tutulu kaldı bendeki aşk ikindileri
    Daha da dönülmedi zamandaki gerileri

    ...

    Lügatimde tükenen şiirin iç kelimeleri
    Yazmaya el vermedi bir daha

    Rotasında hazan, pusulasında zebercet olan devrik mısraları kaldı

    Ve yağmurlu rüzgarın karanlık havadaki güneşi
    Kurutmadı bir daha gözlerimin nemlerini

    Bu son sözlü makam
    Bu son mavi yakan

    Sonun duyulan son çığlığıydı hüsran...

    13.10.11


    İlknur Karaca

0 0 0
  • emeğine sağlık
0 0 0