Pareto Tortuları - Sosyoloji Tarihi

Son güncelleme: 08.11.2011 14:41
  • Aöf sosyoloji dersleri - Pareto'nun değişmez eğilimleri - Pareto tortular teorisiPareto toplumsal hayatta mantıksal olmayan davranış ve eylemlerin mantıksal olanlardan çok daha fazla olduğunu bu sebeple de mantıksal olmayan eylem ve davranışların toplumsal hayat için çok daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. O halde mantıksal olmayan eylem ve davranışların nasıl rasyonalleştirilmiş olduğu yani ne şekilde mantıksalmış gibi göründükleri problemini incelemek gerekmektedir. İşte bu problemi incelemek için Pareto Tortular (bakiyeler) teorisini geliştirmiştir. O' na göre mantıksal olmayan eylem ve davranışların sebebi insanların eğilimleridir. Bu eğilimler en geniş anlamda ele alınmalıdır. Ancak insandaki bu eğilimler son derece çeşitli olduğundan sosyolojinin bunları teke teker incelemesine imkan yoktur. Bu sebeple ancak toplumsal hayatın normal işleyişinde etki payı olanları ele almak gerekir ki bunlar da göreli olarak değişmeyen insan eğilimleridir. Bunlar değişmezdirler çünkü insanların çoğunluğunda bulunmaktadırlar. İşte insandaki bu değişmez eğilimlere Pareto Tortular adını vermiştir. Pareto bu değişmez eğilimleri yani tortuları altı grup içinde toplayarak açıklamıştır;

    1)- Bileşim ya da Kombinasyon Tortuları; Pareto buna bileşim ya da kombinasyon iç güdüsü de demektedir. O'na göre bu tortu, bu içgüdü, düşünce ile nesneler arasında bağıntı kurma, konulan bir ilkeden sonuçlar çıkarma, iyi- kötü bir akıl yürütme eğilimidir. Bu tortunun etkisinde ortaya çıkan davranışlar, eylemler, entelektüel gelişmenin, zekanın ve medeniyetin evriminin kökeninde yatmaktadır. Pareto'ya göre ahlak yönünden en üstün olmamakla beraber en parlak toplumlar bu tortuların en çok görüldüğü toplumlardır.

    2)- Grup ya da Yığınların Devamını Sağlayan Tortular; Bu tortular sınıfı birincinin tam karşıtı olmaktadır. Çünkü kombinasyon tortuları insanın, bilimin sürekli gelişmesine yol açtığı gibi, inançların alt üst olmasına yol açan belli bir davranış ya da toplum şeklinde karar kılınmasını önler. Oysa bu ikinci sınıf tortular yaratılan unsurları koruyan değişmeleri reddeden, var olan kurallara uymayı kabullenen davranışlara yön veren insan eğilimleridir. Bundan dolayı birinci ve ikinci tortular iki karşıt eğilim olmaktadır. Biri değişmeye diğeri durgunluğa, biri yeniliğe diğeri tutuculuğa, biri insanı entelektüel yapılar kurmaya diğeri ise var olan unsurlara denge kazandırmaya götürmektedir.

    3)- Duyguları Dış Eylemlerle Gösterme Tortuları: Duyguların anlatımı ihtiyacı toplumsal incelemenin konusu olan ayinsel davranışlar, törenler, beğenilen bir şeyi alkışlamak gibi davranışları kapsamaktadır.

    4)- Toplumlaşma Eğilimi İle İlgili Tortular; Burada insanları içinde bulundukları zümrenin diğer üyeleri ile karşılaştırma ve taklide yönelten eğilimler yer almaktadır. Pareto buna en uygun olarak modayı örnek vermektedir. Bu grupta insanların diğer grup üyelerinin tasvibi ve beğenisini kazanma eğilimi, grup içinde sivrilme nüfuz sahibi olma eğilimini de katmaktadır. O'na göre bu ihtiyaç insanoğlunda en güçlü ve evrensel olan eğilimlerden biridir. Birörneklik ihtiyacı da aykırı düşünce ve davranışın baskı altında tutulmasına sebep olan tortudur.

    5)- Kişiliğin Bütünlüğünü Sağlayan Tortular; Bunlar değişikliğe karşı bireyin kişiliğini koruyan örneğin eşitlik eğilimi gibi tortulardır.

    6)- Cinsel Tortular; Pareto burada salt içgüdünün sınırlarına gelinmiş olduğunu bundan ötesinin toplum bilimciyi ilgilendirmeyeceğini ileri sürmüştür. Ancak cinsel tortulara bağlı olan belirli bir davranış felesefesi, bir davranış metafiziği ya da bir davranış ahlakı geliştirdiklerinde sosyolojinin konusu olabilecektir.

    Pareto bu anlatılan tortular sınıflaması ile bir sosyal psikolojik yaklaşım geliştirmiş olmaktadır. Bu değişik tortu sınıfları tarih boyunca ve bütün toplumlarda etkin olan davranışsal eğilimlere karşılık gelmektedir.

    Buraya kadar Pareto'nun insanların davranışlarını sınıflamasında ki mantıksal olmayan eylemlerin toplumsal yaşamda daha çok görüldüğünü bunları belirleyen eğilimleri ise tortular adı altında topladığını görmüş olduk.

    TÜREMLER

    Pareto'ya göre tortular insanları davranış ve eylemlere yönelten eğilimlerdir. Bunu bir şema halinde gösterecek olursak tortulardan davranış ve eylemler çıkmaktadır. Yani A (Tortu)'dan B(Davranış) çıkmaktadır. Bu eğilimlerin sebep olduğu davranış ve eylemler adet ve alışkanlıklarla yapılan davranış ve eylemler olarak toplumsal hayatta karşılaştığımız tipten davranış ve eylemlerdir. Fakat davranış ve eylemi belirleyen eğilimlerden aynı zamanda çok sayıda değer yargıları ideolojiler vb. ortaya çıkmaktadır. Bu da şemadaki C durumunu yaratmaktadır. İşte bunlara Pareto türemler adını vermektedir.

    Pareto türemleri şöyle açıklamaktadır; eğilimlerinin etkisi altında davranış ve eylemlerde buluna insan sanki kıyafet değiştiriyor gibi davranışını açıklamak için çeşitli ideolojiler, ikna edici deliller ileri sürerek başkalarına karşı kendi davranış ve eyleminin asıl sebebi bu imiş gibi göstermeye çalışmaktadır. Böylece tortulardan davranış ve eylemler çıktığı gibi bir de türemler çıkmaktadır. Bu durumda karşılıklı ilişki yani etkileşim sebebi ile, tortuların kıyafet değiştirmiş şekli olan türemler insanın davranış ve eylemlerini etkileyerek insanın kendisini de bunlara davranışının asıl sebebi imiş gibi inanmasına sebep olmaktadır.

    Pareto'ya göre türemler aynı tortunun sağladığı çeşitli elbise ya da örtülerden ibaret olmaktadır. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi herhangi bir bireyin davranış ve eylemlerinin gerçek sebebini öğrenmek istediğimiz zaman onun temelinde yatan tortuyu ortaya çıkarmamız gerekmektedir. Böylelikle de Pareto'ya göre türemlerin davranış ve eylemlerin asıl sebebinin olmadığı görülmektedir.

    Pareto 'ya göre türemler zamandan zamana değiştiği halde tortularda aynı şekilde bir değişme olmamaktadır. Pareto buna örnek olarak tarihsel süreç içerisinde insanların tanrı inancı incelenecek olursa çok faklı şekiller aldığı görülmektedir. Burada yüceltme tanrılaştırma eğilimi tortuyu aldığı çeşitli şekiller ise türemleri göstermektedir. Buradan türemlerin sürekli değiştikleri tortular ise sabit kalmaktadır. Pareto türemlerin toplum için büsbütün etkisiz hatta yararsız olduğu görüşünde değildir. Örneğin siyaset ve dünya görüşü ile ilgili ideolojiler toplumsal düzenin korunmasında önemli olabilmektedir. Ancak bu durum ideolojilerin teorik bilim anlamında gerçek oldukları yani objektif olarak kanıtlanabilecek durumda oldukları anlamında değildir.

    EKONOMİK FAKTÖRLER

    Pareto insanların istedikleri şeyleri elde etmek için çıkarlarının peşinde koştuklarını ve toplumsal dengenin belirlenmesinde bu çeşitli çıkarların rolünün büyük olduğunu düşünmektedir. Ancak ekonomik çıkarları davranış ya da eylemleri ortaya çıkaran eğilimler olarak ele alan bir görüş Pareto'ya göre basitleştirici teoriler olmaktadır. Ancak ekonomik eğilimlerin toplumsal yapıların kuruluş ve gelişmesinde özellikle toplumsal tabaka ve sınıfların kuruluş ve gelişmesinde etkili olduğunu da unutmamak gerektiğini ileri sürmüştür.

    TOPLUMSAL HETEROJENLİK VEYA BİREYLERİN AYRI CİNSTENLİĞİ

    Pareto'ya göre toplumsal heterojenlik yani bireylerin ayrıcinstenliği toplumlarda hiç değişmeyen bir olgudur. Gerçekten de bir toplumda bireyler her bakımdan birbirlerinden farklılık göstermektedirler. Toplumsal eşitsizliğin, toplumsal katların belirmesi de hep bu ayrı cinslikten ileri gelmektedir. Pareto bu açıdan demokrasi, eşitlik gibi ideolojileri eleştirmiştir. Bunların sadece bir takım türemler olduğunu gerçekle ilgisi olmadığını ileri sürmüştür. Pareto'ya göre ne yapılırsa yapılsın bireylerin aslında bulunan bu ayrıcinstenlik ister istemez eşitsizliği ve toplumsal katları doğuracaktır (Burada Pareto'nun eşitlik anlayışını yorumlamasına bir eleştiri yapılabilir çünkü insanlar birbirinden farklıdır ama hukuk ve hakları açısından birbiri ile eşit konumdadır).

    Pareto'ya göre tortuların ağır basması ile iki farklı eylem ve davranış tipi gösterebilmek mümkündür: Bunlardan birinde birinci grup tortular yani kombinasyon veya bileşim tortularının ağır bastığı insan eylemleridir; düşünce ve fikirlerin bileşiminin daha kolay yapıldığı, görünümü hareketli ve yenilikçi olan, yeni buluşlar ortay atan, daima yeni birtakım bileşimler kurup düşünmeleri şeklinde örnekler verilebilir. Pareto bu tiplere "spekülatörle" adını vermektedir.

    Diğeri ise, ikinci grup tortuların ağır bastığı bireylerin eylemleri; mevcut düzenin unsurlarını korumaya çalışan, yeniliklerden fazla hoşlanmayan, mevcut düzene karşı kendini borçlu ve görevli hissedenleri örnek olarak veren Pareto bunlara da "rantiyeler" adını vermiştir.

    İşte Pareto'ya göre bir toplumda özellikle egemen grup içinde bu tiplerden hangisi ağır basıyor ve toplumsal hayatın gidişatını etkiliyorsa toplumsal yapının türü de ona göre kurulmaktadır. Örneğin ekonomik problemlerin çözümlenmesinde yenileşme ya da eskiye bağlılık yönlerinden birine doğru bir eğilim ortaya çıkacaktır.

    TOPLUMSAL HAREKETLİLİK VE ELİTLERİN DOLAŞIMI

    Pareto'ya göre bir dereceye kadar ilerlemiş olan her toplumda birtakım toplumsal tabakalar bulunmaktadır. Böylece alt ve üst olarak nitelendireceğimiz tabakaların bulunması , alt tabakadan üst tabakaya çıkma girişimi ve isteğini de beraberinde getirmiş olacaktır. Yani her toplumsal yapılarda bir iç hareketlilik mevcuttur. Bu hareketlilik çağdan çağa toplumdan topluma değişiklik göstermektedir. Hatta kast tipi bir toplumsal tabakalaşmanın olduğu toplumlarda bile bir dereceye kadar bu iç hareketlilik görülebilmektedir. Bunun sonucu ise var olan seçkinler sınıfının er geç yok olma yerini yeni seçkinler grubuna bıraktığını göstermektedir.

    Pareto'nun burada seçkinler dediği grup veya zümre, söz konusu olan toplumsal durum için o dönemde yararlı olan özellik ve tortulara sahip kimseler anlamına gelmektedir. Örneğin tamamiyle savaşa dayana bir toplumda en yetenekli savaşçılar seçkinler zümresini oluştururken, toplumsal yapı ekonomi dünyasındaki gelişmeler doğrultusunda işliyorsa o zamanda iş adamları, tüccarlar, girişimciler seçkinler zümresini oluşturacaklardır. Yani Pareto'ya göre elit zümre o dönem o toplumda egemenliği elinde bulunduran zümre olmaktadır.

    Pareto elitlerin yani egemenliği elinde bulunduran grupların dejenere olmak suretiyle elitlik özelliklerini kaybederek zayıflamaya başladıklarını ve bu arada elitlik mevkiine yükselmek isteyen güçlerin toplumun diğer tabakalarında hazırlanmış olduklarını ileri sürmektedir. Bu değişme olayı tek tek kişilere ve tabakaların küçük bir kısmına ait olduğu zaman mevcut elitler bu yeni unsuru benimsemekte ve kendi elit zümresinin yenilenmesi, güçlenmesi, egemenliğini devam ettirmelerine imkan sağlayacak olarak yorumlarlar. Pareto'ya göre bu normal bir hal değildir. Gerçekte iş başında olan elitler, ilerlemek isteyen güçleri önlemeye çalışmaktadır. Bunun sonucunda ise toplumsal yaşamda çekişme ve çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu mücadelede yeni beliren güç, zorla ileleyerek eski elitleri yerinden uzaklaştırmaktadır. Elitlik mevkiini ele geçirmede başarılı olursa ki çoğunlukla başarılı olmaktadır, elitler değişmiş olmaktadır. Fakat bu olay Pareto'ya göre er ya da geç bir daha tekrarlanmaktadır ki , Pareto buna "elitlerin dolaşımı" adını vermektedir.

    Pareto'ya göre çoğu hallerde yeni elitler halk kitlesine dayanmaktadır. Onlar halkı bir çeşit devrim hareketine kışkırtmakla eski elitleri zayıflatırlar. Görünüşte bu mücadeleler iki iktidar grubunun iktidar uğruna mücadelesi şeklini göstermez. Daha çok eski iktidar sahipleri ile geniş halk kitlesinin mücadelesi olarak görülür ve bu mücadelede halk kitlesine yeni elitler önderlik eder. Bu durum mücadeleye uygun olan türem ya savunulan ideolojilere uygunluk sağlamaktadır. Burada doğrudan yeni elitler eski egemen zümrenin yerine geçmek istiyorum demiyor da kendi savundukları ideoloji ya da görüşü ortaya koyuyor. Zaten iktidar olmak istiyorum şeklinde bir söylem de halk kitlesini kazanmak için etkili olmamaktadır. Yeni elitler daha çok eski aristokrasinin yerine halk egemenliği, zümre ya da meslek eşitsizliği yerine herkesin eşitliği geçmelidir prensibini ileri sürüyor.

    Pareto'ya göre vatanperverlik, milliyetçilik gibi kavramlar bütün demokrasiler, eşitleştirici teoriler yeni bir iktidar zümresinin iktidar uğruna savaşırken örtündüğü türemlerden başka bir şey değildir. Bu sebeple de sonuç hiçbir zaman ileri sürülen ideolojik programın yerine getirilmesi değil, daha çok yeni elitler zümresinin eski elitler zümresinin yerini almasıdır. Yani var olan tortu yani iktidarı ele geçirmek farklı şekillerde kendini göstermektedir.

    alıntı


    Sosyoloji Tarihi - Wilfedo Pareto
#08.11.2011 14:41 0 0 0