Çağdaş Sosyoloji Kuramları Ünite 4

Son güncelleme: 24.11.2011 01:24
  • aöf sosyoloji dersleri - çağdaş sosyoloji kuramları ünite 4 konu özeti - modernitenin tanımı - Bauman modernliği• Bauman'ın modernliğin (yada modernitenin) karanlık yüzü olarak gördüğü Holocaust (Yahudilerin topluca öldürülmesi) Avrupa'da II.Dünya Savaşı esnasında Hitler ve kurduğu Alman Nazi Partisi tarafından Yahudilerin gaz odalarında ve konsantrasyon kamplarında topluca öldürülmesi ile sonuçlanan zulmü ve soykırımı anlatmak için kullanılan bir kavramdır.
    • Modernliğin Sosyolojisi: isimli kitabında Wagner,modernlik projesinin çok temel iki varsayıma yaslandığını belirtir. Bunlardan ilki 1) toplumsal dünyanın kavranabilir olduğu,2) ikincisi ise şekillendirilebilir olduğu yönündedir.
    • Bauman'a göre modernlik 17.yy'da Batı Avrupa'da başlayan Aydınlanma, Kapitalizm ve komünist endüstri toplumunun gelişimini de kapsayan tarihsel bir dönemi tanımlarken, modernizm felsefe, edebiyat ve sanatta, postmodern durumun ilk belirtileri olarak görülebilen entelektüel bir akımdır.
    • Modern düşüncenin dünyanın değiştirilebileceği fikriyle birlikte olduğunu ileri süren Bauman (1)toplumsal ve (2) psişik anlamda modernlik ayrımına gider.
    • Bauman'ın ifadesiyle modernlik, durmanın imkânsızlığıdır.
    • Modern olmak hareket halinde olmaktır. Ancak kişi tıpkı modern olmayı seçmediği gibi, hareketli olmayı da seçmez. Bu durumda kişi, vizyonun güzelliği ve gerçekliğin çirkinliği arasında gidip gelen bir dünyaya atılmakla zaten harekete başlamış olmaktadır. Bauman'a göre, vizyonun güzelliği aynı zamanda gerçekliği çirkin kılan şeydir. Böyle bir dünyada bütün sakinler bir yere yerleşmek için dolaşan göçebelerdir. İşte bu köşeyi dönünce yerleşebilecek misafirperver bir yer vardır, olmalıdır,olmak zorundadır.ancak her köşeden sonra bir köşe çıkar; yeni hüsranları ve henüz serpilmemiş yeni ümitleriyle beraber yepyeni bir köşe.
    • Bauman'ın modernliğe yönelttiği eleştirilerin temelinde yatan esas nedenlerden biri modernliğin 'farklılığı' bir suç olarak görmesidir. Modernite doğruluk,adalet ve akıl için evrensel olarak uygulanabilir standartlar belirleme ve sınıflandırma yoluyla düzen yaratma faaliyetine girmiş,bu bağlamda göreceliği,belirsizliği ve muğlaklığı bastırmaya çabalamış, farklılığı da bir suç olarak görmüştür.
    • Bauman, modern zamanlarda her bir düzen adacığının daha fazla biçimlendirilebilir, daha iyi denetlenebilir ve daha etkin uygulanır hale gelmesinden dolayı tam bir kaosa neden olduğunu ileri sürmektedir. Bundan dolayı da bauman, kaosa karşı mücadelenin görünür bir sonuca ulaşmaksızın sürüp gideceği görüşündedir. Çünkü ona göre ele geçirilip zapt edilecek kaos sorunu çözmeyecek yeni sorunların yaratılmasına neden olacaktır.
    • Bauman'ın yaşam hikayesinde onun modernliğe,modern kültüre yönelttiği eleştirilerin arkadında kendi yaşam öyküsü de yatmaktadır. Yahudi bir ailenin çocuğu olan Bauman, Yahudilere uygulanan soykırımın tarihin akışında basit bir olay olmadığını,modernlikle önemli bir bağlantısının olduğunu ileri sürmektedir. Ona göre modernlik,soykırımın yeterli sebebi olmasada gerekli koşuludur. Bauman'ı bu düşünceye sevk eden temel neden Holocaust'un,toplumsal gelişmesini tamamlayamamış, daha doğrusu modernleşmemiş toplumlardan birinde değil de modernliğin en üst aşamasını yaşayan Avrupa'daki bir toplumda gerçekleşmiş olmasıdır.
    • Bauman,modern soykırımı,modern kültür gibi,genelde bir bahçıvanlık işi gibi ele almaktadır. Dolayısıyla modern soykırım,topluma bir bahçe gibi yaklaşanların yapması gereken bir çok şeyden yalnızca biridir. Bahçe tasarımı yabani otlarını belirlediğine göre bahçe olan her yerde yabani ot da olacaktır. Ancak modern bahçe kültürü anlayışına göre bu yabani otlardan arındırma yıkıcı değil, yapıcı bir etkinlik olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla kusursuz bir bahçenin yapılması ve korunması işinde bir araya gelen diğer etkinliklerden tür olarak farklı değildir.
    • Bauman için ırkçılık modern bir üründür. Modern bilim, teknoloji ve devlet gücünün modern biçimleri tarafından üretilir. Modernlik ırkçılığı olanaklı kılmakla kalmaz onun için bir talepte yaratır.
    • Postmodernlik illa da modernliğin reddi,itibarsızlaştırılması yada sona erdirilmesi değildir.Postmodernlik, kendi kendisine,durumuna ve geçmişte yaptıklarına daha derinlemesine,dikkatle ve sağduyuyla bakan,gördüklerini tamamen sevmeyen ve değişme gereksinimi hisseden modernlikten başka bir şey değil değildir. Postmodernlik,rüştüne ermiş modernliktir: kendisine içerden değilde dışarıdan bakan, kazanç ve kayıplarının tam bir hesabını yapan, kendisinin psikanalistliğini yapan,daha önce asla dile getiremediği niyetlerini keşfeden,bunların birbirlerini iptal eden,çelişkili niyetler olduğunu gören bir modernlik. Postmodernlik, kendi imkansızlığını kabul eden modernliktir: kendini gözetleyici bir modernlik;bir zamanlar bilinçsizce yaptığı şeyleri bilinçli biçimde terk eden modernliktir.
    • Bauman, akademik düzeyde post modernitenin önemli düşünürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. örneğin Dennıs Smith, Zygmunt Bauman'ı postmodernizmin en etkili düşünürlerinden biri olarak gördüğünü belirtmekle kalmamış,onu post modernitenin peygamberi olarak ilan etmiştir.
    • Postmodern olarak adlandırılan durumda ortaya çıkan manzaranın hiç kuşkusuz,net sınırlar, berrak ayrılmalar ve saf tözler bağlamında modernliğin yaşadığı deneyimlerin sonucu olduğunu ileri süren Bauman'a göre,postmodern farklılık ve olumsallık coşkusu,modern tek tipililik ve keskinlik hülyasının tahtına oturmuş değildir. Dahası bunu asla başaramayacaktır. Çünkü bunu yapabilecek veya başarabilecek bir kapasiteye sahip değildir.Bauman'a göre,postmodern zihniyet ve pratik,doğası gereği, hiçbir şeyin yerine geçemez, hiçbir şeyi eleyemez, hatta hiçbirşeyi marjinalleştiremez. Bauman postmodernliğin müphem,çok sonuçlu birden fazla opsiyonu mümkün kılan,geleceğin doğrusal bir değişim yaşayamayacağına işaret eden, insani durumla yaşamaya mahkum olmasını postmodernliğin kazançları ve aynı zamanda kayıpları olarak değerlendirir. Bu nedenden dolayı postmodernliğe güç ve cazibe katan her şey, aynı zamanda da onun zayıflık ve savunmasızlığının kaynağı olarak görülmektedir.
    • Bauman, postmodern durumu, modern zamanların büyük oyununu pek çok küçük ve yeterince eşgüdümlenmemiş bütün oyunların kurallarını bozan ve her kurallar kümesinin hayat süresini keskin biçimde kısaltan oyunlara böldüğünü ileri sürmektedir.
    • 1998 yılında 'postmodern etik' adıyla çevrilen kitabında Bauman, postmodern zihnin farkında olduğu şeyin, insani ve toplumsal yaşamda iyi çözümleri olmayan sorunların, ortadan kaldırılmayan kuşkuların, aklın dikte ettiği reçetelerle tedavi etmek şöyle dursun yatıştırılamayan manevi acıların varlığının olduğunu ileri sürmektedir.
    • Bauman, postmodern yaşamda insanların hayat başarısını yeni alışkanlıkları çabucak edinmelerinden çok eski alışkanlıklarından kurtulabilme hızlarına bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla kazanılan alışkanlık türü, alışkanlıklar olmaksızın yaşama alışkanlığıdır.Engelleyici sinsi kısıtlamaların ve sınırların yokluğuna genellikle özgürlük denildiğini belirten Bauman, postmodern dünyanın sakinleri olarak çoğumuzun, bu anlamda, atalarımız kadar özgür olmayı ancak rüyada görebileceğimizi ileri sürer
    • Bauman'a göre, modernlik kaçınılmaz bir şekilde baskı hiyerarşileri kurmuş, onları meşrulaştırmış ayrıca muğlâklığı bastırmaya yol açmıştır. Birden fazla kategoriye yerleştirilebilecek ya da modernliğin düzenleyici ilkelerinin çatlakları arasında kalan sosyal gruplar asimilasyonist yaklaşımlara yada zulme ve yok edilmeye maruz bırakılmıştır. Bauman'ın ortaya koyduğu şey, postmodern literatürde ortak olan bütünlük ya da bütünlükçülük eleştirisinin tipik örneğidir. Bu, toplumsal yaşamı bir bütün olarak ele geçirme, başka bir deyişle toplumsal yaşamı tutarlı tek bir entelektüel ve yönetsel sisteme göndermede bulunur.
    • Bauman, postmodern koşullar altında bireylerin esas olarak tüketici/oyuncu olarak inşa edildiklerini ileri sürmektedir. Bauman'a göre, tüketiciler ve oyuncuların hepsinin ya da çoğunun icra etmeleri istenen ve bunların icrası için eğitildikleri roller, kendi aralarında, bireylerin oluşumuna hizmet eden değerlendirmenin ana kalıplarını ve kriterlerini de sağlamaktadır. Postmodern koşullar içerisinde bu şekilde yaratılan bireyler ise şu özelliklere sahip olmaktadırlar.
    • Bauman'a göre modernitenin hoşnutsuzlukları,bireysel mutluluk arayışında çok az bir özgürlüğe tahammül edebilen bir güvenlik anlayışından kaynaklanırken postmodernitenin hoşnutsuzlukları ise çok az bireysel güvenliğe izin veren bir haz arama özgürlüğünden kaynaklanmaktadır.
    • Bauman'a göre, günümüzde teknoloji gelişmelere bağlı olarak zaman ve mesafenin eski anlamını yitirmesi, homojenleştirme yerine kutuplaşma eğilimi taşımaktadır. Merkezinde hareket özgürlüğü yatan günümüz kutuplaşması çok boyutludur; yeni merkez, zenginle fakir, göçebeyle yerleşik, normalle anormal ya da yasayı ihlal edenler arasındaki çağlar süren ayrımları örtbas etmiştir.
    • Bauman, küreselleşme sürecine yönelik değerlendirmesini yaparken küreselleşme sürecinin iki yönlü algılamasına dikkat çekmektedir. Bazılarına göre, 'küreselleşmenin' onsuz mutlu olamayacağımız şey; bazılarına göre ise mutsuzluğun nedeni olarak görüldüğünü belirtmektedir. Ancak herkesin birleştiği nokta küreselleşmenin dünyanın kaçamayacağı kaderi,geri dönüşü olmayan bir süreç olduğu yönündedir.
    • Küreselleşme sürecinin olumlu tarafları yanında olumsuz yönlerini de dikkate alan Bauman, küreselleşme sürecinin herkesin hem fikir olduğu varsayılan etkilerinin aslında tümüyle birleştirici olmadığını belirtir. Bauman'a göre, küreselleşme birleştirdiği kadar bölmektedir de. Bauman, yerkürenin tek tipililiğini artıran nedenlerle bölen nedenlerin özdeş olduğunu ileri sürmektedir. Ona göre iş ve finans dünyasının ve bilgi akışının yerküre çapında ortaya çıkışının yanı sıra, bir 'yerelleşme' mekan sabitleme sürecide işlemektedir. Dolayısıyla Bauman'a göre,bazıları için küreselleşme olarak görülen şey başkaları için yerelleşme anlamına geliyor; bazıları için yeni bir özgürlüğün emaresi olan şey başkalarının üzerine davetsiz ve kötü bir kader olarak çullanıyor. Örneğin : Sovyetler Birliğinin ve Yugoslavya'nın dağılmasıyla yeni ulus-devletlerin özgürlüklerini ilan etmeleri küreselleşme sürecinin onlar tarafından olumlu olarak değerlendirilmesine ;ulus-devlet yapılarının ve milli kültürlerin birtakım küreselleştirici güçlerin olumsuz etkisine maruz kalması ise bu etkiye maruz kalanlarca küreselleşme sürecinin olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olmaktadır.
    • Holocaust,Yahudilerin topluca öldürülüşünü anlatmak için kullanılan bir kavramdır.
    • Zygmunt Bauman'a göre küreselleşme fikrinden çıkan en derin anlam dünya meselelerinin belirsiz, kuralsız ve kendi başına buyruk bir doğasının olmasıdır.
    • Zygmunt Bauman 17 yüzyılda ortaya çıktığını ifade ettiği modernliğin kültür anlayışını bahçe kültürüne benzeterek açıklamıştır.

    alıntı

    Çağdaş Sosyoloji Kuramları Ünite 3
#24.11.2011 01:24 0 0 0