Sosyal Politika Konu Özeti Ünite 7

Son güncelleme: 06.12.2011 01:01
  • aöf sosyoloji dersleri - genel olarak iş süresi - iş başında geçirilmiş sayılan süreler - gece çalışmaları - yoğunlaştırılmış çalışmaİş sünesi ise, iş ilişkisinden kaynaklanan hukuki bir anlam taşır. Genel olarak iş süresini; iş görenin, iş sözleşmesinden ya da statü hukuku kurallarından kaynaklanan iş görme borcunu çalıştırana bağlı (tâbi) olarak çalışarak, yerine getirdiği (ifa ettiği) süre olarak ifade edebiliriz

    İş başında geçirilmiş sayılan süreler, uluslararası normlar çerçevesinde aşağıdaki biçimde sıralandırılabilir:
    • Yer ve su altında sürdürülen işlerde, asıl çalışma yerlerine ulaşılıncaya dek geçilen ve iş bitiminde de çıkış için harcanılan,
    • Köprü, tünel, baraj, yol, inşaat inşaatı gibi yerleşim merkezlerinden uzakta ve normal koşullar altında ulaşabilme olanağı bulunmayan işyerlerine, iş görenlerin topluca götürülüp getirilmeleri halinde yolda geçirilen,
    • iş görenin, işyerinde ve işi başında olmasına karşın, yapacağı işin çıkmasını bekleyerek geçirilen,
    • iş görenlerin, işverence verilen başka bir iş ya da görevi yerine getirmek üzere çalıştıkları ve yolda geçirilen ve
    • Emzikli kadınlara, işyerlerinde çocuklarını emzirmeleri için verilen süreler.

    Gereğinden uzun tutulan iş süreleri iş görenleri yorar, işe olan ilgiyi, iş motivasyonunu ve verimliliği azaltır. Bu koşullar özellikle özen ve uzmanlık gerektiren işlerde, üretilen mal ya da hizmetlerin kalitesini olumsuz yönde etkiler. Ayrıca, gereği inden uzun tutulan iş sürelerinin, çalışanların serbest, boş zamanlarını, aile ve Sosyal yaşama katılımlarını sınırlandıracağı da açıktır. Gereğinden kısa tutulmuş iş sürelerinin de, hem iş görenler ve hem de işverenler yönünden bazı olumsuzlukları bulunur. Ücret gelirlerinin azalmasına yol açar. İşgücü ve buna bağlı olarak ürün ve hizmet maliyetleri yükselir. Çalışanların işyeri ile olan ilişkileri, işe olan konsantrasyonları zayıflar. Verimlilik ve çalışanlar arasındaki dayanışma duygusu azalır. Aylaklığın getireceği sakıncalar ile karşılaşılır. Uzun süreli çalıştırma işsizlik oranlarının yükselmesine yol açar. İş uyuşmazlıklarını çoğaltabilir. Bu olumsuzluklar özellikle çocuk, genç ve kadınların sağlığı ve iş güvenliği açısından daha da önem kazanır. Gereğinden kısa tutulmuş iş süreleri, ülke genelinde fiyatların yükselmesine yol açar, Kaynaklardan yeterince yararlanılamaz. Üretim düzeyi azalır.

    İş süresi: işverenin, işgücünden yararlanma süresidir

    T.C. Anayasası'nın 18. maddesindeki "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." ve 50. maddesindeki "Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir." hükümleri ile ülkemizde bu alanda kurulu koruma rejiminin hukuki sınırlarını çizilmiştir. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin 24. maddesi "Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin uygun ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerinde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır" denmektedir. Türkiye, UÇÖ' nün yukarıda değinilen sözleşmelerinden yalnızca 14 sayılı sanayide hafta tatile yapılmasını öngören 14 sayılı Sözleşmeyi onaylamıştır.

    Bir işyerlerinde faaliyet, farklı postalardan yararlanılarak, vardiyalarla tüm gün ve hatta gece dönemlerinde kesintisiz olarak 24 saat sürebilir sosyal politikalar iş görenlerin iş sünesinin uzunluğu, gün içindeki yeri ve dinlenme sünelerinin uzunluğu yönünden korunmasını öngörür

    İş Sünesinin Uzunluğu: Çalışma yaşamının olağan koşulları göz önünde tutularak, iş ilişkisinin tarafları arası
    nda sözleşmelerle ya da statü hukukunun kurallarınca belirlenmiş olan çalışma süresine normal iş sünesi denilir. Normal iş sünesinden daha kısa süneli çalışma, uzun olan iş süreleri ise normal iş sünesinden daha uzun süneli çalışma olarak adlandırılır

    Normal iş Sünesi: Gereğinden kısa ya da uzun tutulan iş süreleri, önceden değinildiği üzere hem çalışanlar, hem işverenler ve hem de toplumsal yönden olumsuzluklar taşır. Bu nedenle normal olarak nitelendirilebilecek iş süresinin hangi uzunlukta olacağı sorusuna, öncelikle yanıt verilmelidir. Ancak böyle bir yanıt aranırken, süre uzunluğunu hem günlük ve hem de haftalık olarak irdelemek gerekir. Çünkü haftalık iş süresinin, haftanın çalışılan günlerine eşit olarak dağıtılması gerekir. Bu hesaplama biçimi dilimizde yeknesaklık olarak ifade edilen ve uluslararası normlarca da öngörülen genel bir ilkenin gereğidir. Günlük normal iş süresi, haftalık normal iş süresinin haftanın çalışılan gün sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu nedenle günlük normal iş sünesi uzunluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılırken, haftalık çalışma sünesi uzunluğu ile haftanın çalışılan günlerinin sayılarının da göz önünde tutulması gerekecektir.

    Günümüzde, 5 günlük bir çalışma haftası çerçevesinde; günde 8, haftada 40 saatlik bir iş süresinin, çalışma yaşamının tarafları yönünden normal (optimal, en uygun) olduğu kabul edilmektedir

    Su altında basınçlı hava işinde, radyasyon sakıncası bulunan, cıva, kurşun, fosfor vb. zehirli, patlayıcı, Tozlu ham, ara ya da yarı mamul maddelerle çalışılan işlerde normal günlük iş süreleri günde 2 saat kadar inebilmektedir. 46 sayılı Sözleşme ile maden kesiminde normal iş süresinin günde 7.45 saati aşamayacağı hükme bağlanılmış, 43 sayılı Sözleşme ile de şişe ve cam sanayinde normal iş süresinin haftada 42 saati aşamayacağı kabul edilmiştir. Bu bağlamda geçerli olabilecek ortak bir standart yaratabilmek çok güç ve hatta olanaksızdır Günlük normal iş süresini aşan çalışmalar, uygulamalarda fazla (süreli) çalışma, fazla mesai olarak da ifade edilmektedir. UÇÖ de, 30 sayılı Sözleşme ve 116 sayılı Tavsiye kararlarında normal iş sürelerinin, istisnai olarak aşılabileceğini kabul etmiştir. Düşünülebileceği üzere, normal iş süresinden daha uzun süre ile çalışılmasının, ancak normal sayılmayan bir nedenle yapılması gerekir. Böyle bir neden ise ya bir zorunluluğa ya da olağan dışılığa dayalı olmalıdır. Zorunluluk bazen dönemsel önemli ve özel bir gereksinimden de kaynaklanabilir.

    İşletmeyi uğrayabileceği bunun bir zarardan kurtarmak, bu yönde bir uygulamanın zorunlu nedeni olarak kabul edilebilir. normal iş süresinden daha uzun süreli çalışmaların yapılabilmesi, bazı koşullara bağlı kılınır. Normal çalışma süresinden daha uzun süreli çalışmalar, hangi koşullar altında yapılabilmelidir?"
    Normal iş süresinden daha uzun süreli çalışmalar, zorunlu ya da olağanüstü bir nedenle yapılabilmelidir.
    işgören eğer dilerse, normal iş süresinden daha uzun süre ile çalıştırılabilmelidir.
    Normal iş süresinden daha uzun süreli çalışması karşılığında işgörene, normal iş süresi için öngörülenden daha yüksek bir ücretin ödenmesi gerekir.
    Normal iş süresinden daha uzun süreli çalışmalara günlük, aylık ve yıllık üst sınırlar getirilmelidir.
    Bazı kişiler ve işler, normal iş süresinden daha uzun süreli çalışmaların dışında bırakılmalıdır.

    Normal iş süresinden daha uzun süreli çalışmalar, kamusal bir denetim altında yapılabilmelidir.

    UÇÖ' nün; 4 ve 6 sayılı Sözleşme metinlerinde; saat 22.00 ile 05.00, arasında geçen gün dönemi gece olarak kabul edilmiştir. Bu belirleme biçimi kuşkusuz sosyal ya da astronomik ölçütlere dayalı değildir. Ayrıca, ülkelerin coğrafi konumları, iklimleri ile saat ayarlamalarına göre de dönemlerin başlama ve bitiş saatlerinde değişmeler olabilmektedir. Gece dönemlerinde yapılan çalışmalar, gece çalışması olarak nitelendirilir Gece döneminde sürdürülen çalışmalar için belirlenecek olan normal iş süresi uzunluğunun, gündüz dönemi için belirlenen normal iş süresi uzunluğundan daha kısa tutulması genel bir ilkedir.

    Gece çalışmalarına ilişkin hukuki düzenlemeler, iş görenin sürekli olarak gece dönemlerinde çalıştırılmalarını engelleyen hükümleri de içermelidir. Eğer işyerinde gece ve gündüz dönemlerinde ayrı ayrı, birden çok posta (vardiya) çalıştırılıyorsa, aynı postaların sürekli biçimde gece dönemlerinde çalıştırılmalarının önlenmesi ve hazırlanacak dönüşümlü bir çalışma programına uyulması gerekir. gençler, kadınlar ve sakatlar gece dönemlerinde sürdürülen bazı çalışmaların kapsamı dışında bırakılırlar.
    Esnek iş SüreleriŞ Tele-çalışma: Esas işyerinin dışında bir yerde, elektronik iletişim aracılığı(on-line) ile işyerine bağlı biçimde yapılan ve "uzakta çalışma" olarak da adlandırılan çalışma biçimidir.

    Evde çalışma: işgörme ediminin işyeri dışında, işçinin evinde yerine getirilmesine olanak tanınan çalışma biçimidir.

    iş paylaşımlı çalışma: iş görme ediminin birden çok işçi tarafından paylaşılarak, üstlenilmesidir.

    Çağrı üzerine çalışma: işverenin duyacağı gereksinime göre işyerine çağrılan işçinin iş süresinin, talep çerçevesinde düzenlenmesidir.

    Esnek saatlerle çalışma: Bireysel çalışma süresinin uzunluğu ile işe başlama ve bitirme zamanlarını belirleyebilmede işçiye olanak tanıyan çalışma modelidir.

    Yoğunlaştırılmış çalışma: Haftalık normal toplam çalışma süresinin, daha az sayıda iş gününe toplanabilmesine olanak tanıyan çalışma biçimidir.

    Ödünç çalışma: işverenin işçisini, belirli ve geçici bir süre ile bir başka işverenin emrine verebilmesine olanak tanıyan çalışma biçimidir.

    Part-time (kısmi) çalışma: iş gören ile işveren arasında karşılıklı anlaşma ile oluşan ve normal iş süresinden daha kısa süreli, düzenli ve sürekli çalışmadır

    Ara Dinlenmesi: iş görenlerin temel gereksinimlerinin karşılanabilmesi amacıyla normal günlük iş süresi içinde, bu sürenin ortalama bir zamanında, önceden belirlenen saatte, işyerinin tüm iş görenlerine aynı süre ile verilen, olağan (mutad) dinlenme süreleridir.

    Tatiller: Tatil günleri de, Hafta Tatili ve Genel Tatil Günleri olarak iki ayrı başlık altında toplanabilir.

    Hafta Tatili: Haftalık dinlenme dönemleri, hafta tatili olarak nitelendirilir. Bir iş haftası boyunca çalışan iş görenlerin, hafta tatili süresince dinlenmeleri gerekir. Hafta tatilinin yapıldığı gün ya da günler ile süneleri arasında ülkeden ülkeye değişebilen farklılıklar bulunur. Hafta tatili, işçilerin mücadele ederek kazandıkları ilk haklarından birisidir. Hafta tatili süresi başlangıçta 1 gün olarak uygulamaya konulmuş, daha sonraları ise ücretli bir nitelik kazanarak hem yaygınlaşmış ve hem de süre yönünden uzamıştır. 1921 yılında, ülkemiz tarafından 16 Şubat 1946 yılında onaylanan, UÇÖ' nün 14 sayılı Sözleşme hükümleri çerçevesinde, sanayi kesiminde çalışanlara hafta sonlarında kesintisiz 24 saatlik bir hafta tatili hakkı tanınmıştır. Hafta tatili süresinin, taraflar aralarında anlaşmış olsa bile kısaltılamaz. Çalışanlar bu haklarından kendilerine yüksek ücret önerilse bile vazgeçilmez ya da bu hakkını bir başkasına devredemezler.

    Genel Tatil Günleri: Genel tatil günleri düzenlemelerinin temelinde, ülke için önem ve değer taşıyan günlerin kutlanılması amacı bulunur. Bu günler, siyasal, askeri ya da sosyal bir nedene dayalı olabilir. Genel Tatil Günleri, dini bayramları da kapsar. Tatil günlerine ilişkin düzenlemeler, genel olarak tüm toplum kesimlerine yönelik olabileceği gibi, yalnızca bazı iş, meslek grupları ya da toplum kesimleri için geçerli kısmi uygulamalar biçiminde de görülebilir. Tatil hakkı öğretide şahsa bağlı bir hak olarak irdelenir. İş görenin kişiliğine bağlı sayıldığı için de iş gören bu hakkından vazgeçilmez ya da bu hakkını bir başkasına devredemez.

    Yıllık izin: Bir iş haftası boyunca çalışanlar, neden hafta tatili hakkından yararlanıyorlarsa, bir yıl boyunca çalışan iş görenlere de yılda bir kez, böyle bir dinlenme olanağın tanınması gerekir. Yıllık izin, hafta tatili uygulamaları başladıktan sonra işçilere tanınmış olan bir haktır. Yıllık ücretli izin dönemlerinin en az süneleri ulusal mevzuatlar aracılığı ile belirlenir. Taraflar aralarında anlaşarak, sözleşmelerle bu süreleri uzatabilirler. Yıllık izinler, işyeri ve iş görenlerin koşullarına uygun olarak, takvim yılının değişik dönemlerinde bireysel olarak kullanılabileceği gibi, bazı işyerleri ve kesimlerde yılın belirli bir döneminde toplu olarak da kullanılabilir olanaksızdır. Yıllık izin hakkı da öğretide şahsa bağlı bir hak olarak irdelenir. İş görenin kişiliğine bağlı sayıldığı için de yıllık izin hakkından vazgeçilemez ya da bu hak bir başkasına devredilemez. İşverenin iradesi yönünde verilebilecek ya da ulusal mevzuat hükümleriyle düzenlenen özel izinler ise konu kapsamının dışında kalır.
    alıntı
#06.12.2011 01:01 0 0 0