Ergenlikte Çıbanlar

Son güncelleme: 14.01.2012 01:35
  • ergenlik çağı çıbanları - ergenlik sivilceleri - ergenlik çıbanlarına ne yapılır - ergenlik çıbanı için önerilerÇıbanlar derideki önemsiz iltihaplanmalar olmakla birlikte, özellikle ergenlik çağında görünümle ilgili sorunlara ve bazı komplikasyonlara yol açabilir. Ergenlik çağında üstderide tam anlamıyla bir hormon fırtınası yaşanmaktadır.

    Deride kıl kökünü saran kesecik (kıl folikülü), sebum adında yağlı ve koyu kıvamlı bir salgı üreten yağbezleriyle yoğun ilişki içindedir. Bunların ikisi birden kıl-yağbezi sistemini oluşturur. Bu mikro sistemde iltihaplanma olursa, çıban meydana gelir. Yani çıban, bu sistemde irinli ve doku ölümüyle seyreden bir iltihabın kesin belirtisidir.

    Nedenleri
    Etken, hemen hemen her zaman stafilokok türü bir bakteridir. Bu mikrop aslında alışılmış bir deri asalağıdır ve zarar vermeden deri yüzeyinde yaşar. Stafilokokların deride çıban gelişimine yol açabilecek kadar güçlenmesi için belirli koşulların bir arada bulunması gerekir. Başka bir deyişle, stafilokokların hastalık yapıcı etkileri derinin yerel savunma süreçlerince engellenir ve stafilokoklar, ancak bu süreçler zayıfladığında saldırıya geçebilir.

    En sık görülen neden, bağırsaktan bazı zehirli maddelerin emilmesidir. Bu maddelerden bazıları, vücuttan kıl-yağbezi sistemi aracılığıyla atılabilir; bu durum kıl kökünü saran keseciklerdeki yerel savunma süreçlerini zayıflatır ve stafilokokları hastalık yapıcı hale getirir. Sivilce gelişimine yatkınlık yaratan bir başka neden de şeker hastalığıdır: Şeker hastalarının vücudu ve derisi başta stafilokoklar olmak üzere birçok mikrop türünün gelişmesi için son derece elverişli bir ortamdır. Ayrıca çıban gelişimim kolaylaştıran birçok dış etken de bilinmektedir: Derinin sürekli zedelenmesi (örneğin, sporculara uygulanan masajın etkisiyle) bunlardan biridir; boyunda ortaya çıkan sivilcelerin nedeni ise giysi yakalarının sürekli zedeleyici bir sürtünme yaratmasıdır.

    Çıban yalnızca deriyi, daha doğrusu derinin dermiş katmanını ilgilendiren bir olaydır. Derialtı dokuları bu durumdan çok az etkilenir; zaten kıl-yağbezi sistemi dermiş katmanında bulunur.

    Stafilokoklar saldırıyı artırarak kıl kökünün çevresindeki dermiş katmanına da yayılırlarsa, bu bölgedeki damarlar genişler ve dermiş katmanı içine sınırlı miktarda bir sıvı sızar. Akyuvar açısından zengin olan bu sıvı, kıl-yağbezi sistemini besleyen damarları tıkayarak sistemin ölmesine yol açar ve deri içinde çevresi sınırlanmış bir irin birikintisi oluşturur. Bu birikim de zamanla üstderiye doğru yaklaşarak üzerindeki üstderi tabakasını kaldırır ve her defasında kendine biraz daha yer açar. Böylece deri üzerinde, içerdiği irin nedeniyle sarımtırak görünümlü ve içinde kıl-yağbezi sisteminin kalıntısı bulunan bir kabartı oluşur. Bu son iki evre, çıbanın olgunlaşma aşamalarıdır.
    Belirtileri
    Önce derinin belirli bir noktasında yuvarlak, kabarık ve sıcak bir kızarıklık belirir. Üzerine parmakla basıldığında acı verir. İçindeki irinin yüzeye çıkma eğiliminden ötürü şişlik zamanla artar. Merkezi sarılaştıkça, ağrılar yok denecek kadar azalır; epidermis gerginleşir ve içindeki irin ile doku kalıntısının dışarı çıkmasını sağlayacak biçimde açılır. Yerinde, üstderi üzerinde herhangi bir yarılma olmaksızın hafif bir çukurluk kalır.
    Komplikasyonlar
    Çıbanın çıktığı yerler arasında en tehlikeli bölge kuşkusuz üstdudak ve burundur. Bu bölgelerde oluşan iltihaplar, toplardamarlar yoluyla kafatası içine kadar yayılıp çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu tür komplikasyonlar ender görülse de, bir çıban ortaya çıktığında asla göz ardı edilmemelidir. Öteki olası komplikasyonlar toplardamar iltihabı (flebit), çıbanın lenf yollarıyla yayılarak lenf damarlarıyla düğümlerinde iltihaba yol açması ve kan zehirlenmesidir (septisemi).
    Tedavi
    İlk önlem, iltihabi sürecin yayılmaması için çıbanı sıkmaktan kaçınmaktır. En doğru hareket, çıbanın bulunduğu bölgeye ıslak-sıcak pansuman uygulayarak çıbanın olgunlaşmasını hızlandırmaktır. Ağır olgularda aynı zamanda yerel ya da sistemik antibiyotik tedavisi gerekebilir. Ayrıca çıbanın gelişimine yol açan temel nedenleri de unutmamak, başta şeker hastalığı olmak üzere bu nedenleri hemen ortaya çıkararak tedavi etmek çok önemlidir.
    Ergenlik ve Sivilceler
    Ergenlik dönemiyle birlikte derinin yapısı da değişir. Gözenekler (yağbezi kanallarının deri dışına açıldığı, mikroskopla görülebilen delikler) genişler ve daha fazla yağ salgılanır. Yağın toz ve kirle birleşmesi sonucu "siyah noktalar" (komedon) oluşur. Bu tip tıkaçlar, gözeneklerin daha da genişlemesine neden olur. Böylece mikroplar bir siyah noktanın altına kolayca girip küçük bir iltihaba, yani çıbana neden olur.

    Ergenler bu çıbanlarla oynayarak onları parmaklarıyla sıkma eğilimi gösterir. Bir çıban sıkıldığında hem mikroplar çevre dokulara yayılır hem de parmağa bulaşır. Bu parmakla deride bir başka noktaya daha dokunulursa, yeni sivilcelerin gelişimi için zemin hazırlanır. Ayrıca sıkılan sivilce genellikle daha da şişer, derinleşir ve yerinde iz bırakarak iyileşir.

    Anne baba, bu çıbanları kaçınılmaz sorunlar olarak gördüğünden işi oluruna bırakır. Ama bu, çok dar bir bakış açısıdır. Günümüzde modem tedavi yöntemleriyle son derece başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

    Bir deri hastalıkları uzmanının yazacağı reçete dışında, oldukça yararlı genel önlemler de alınabilir: Temiz hava, iyi bir beden ve spor etkinliği sivilcelerin önemli ölçüde azalmasına yardım edebilir. Çikolata, karamela ve salamura yiyecekler, sivilcelerin gelişiminde rol oynar. Ayrıca, özellikle başta yüz derisi olmak üzere sürekli ve dikkatli olarak uygulanan bir deri temizliği yararlı olmaktadır. Bunun için deri uygun bir sabunla temizlenmeli, ardından önce sıcak (gözeneklerdeki yağların ve tozların uzaklaştırılması için) sonra soğuk (gözeneklerin sıkıştırılması için) suyla durulanmalıdır. Ayrıca gencin bu sivilcelerden rahatsız olmaması, sivilceleri sıkmaması çok önemlidir; sivilcenin olgunlaşmasını sağlamak için ıslak bir pamuk parçasıyla üzerine hafifçe bastırmak, bu arada sivilceden çıkan irinin çevre dokulara yayılmamasına dikkat etmek gerekir

    alıntı
#14.01.2012 01:35 0 0 0