Koca bir boşluktayım
Kimi baksam senden izler taşımakta
Her yanda yalnızlık, korku salınmakta
Çamurla oynamaya dalmış sokak arasında
Sevilmeye muhtaç kimsesiz çocuk gibiyim
Saçımı okşayıp adımı sorana sarılacak gibiyim
Özlüyorum senli günleri sen hissetmesen de
Derdini anlatamayan dilsiz gibiyim
Masum bir çocuğun bakışlarında kaybettim umutlarımı
Annesinin elinden kaçıp kaybolmuş
Korkuya kapılıp adını bile unutan çocuk gibiyim
Delice akan bir nehirde sürükleniyor
Çarpıyorum oradan oraya yara bere içinde her yerim
Acıdan ağlayıp annesinin sevgiyle sarılışını
Kucağını açışını bekleyen çocuk gibiyim
Yaralarımı sar istiyorum sensizliği sil istiyorum
Oyuncağını kaybetmiş hırçın bir çocuk gibiyim
Yürüyor, yürüyorum nereye gittiğimi bilmeden
Yolunu şaşırmış ama gibiyim
Elimi tut yoluma ışık ol istiyorum
Gittiğinden beri kim olduğumu unuttum
Duygularımı, ruhumu kaybettim
Boş bir çuval gibi bedenim
Gel de dokun yüreğime
Ruhuma ruhunu doldur
Kan değil sen dolansın damarlarımda
Karnını doyurmak için dilenen çaresiz gibiyim
Yollara düştüm açtım ellerimi
Sevdanın yaktığı yüreğime sevgini dileniyorum
Gelmeyeceksen söyle, sevmeyeceksen söyle
Susturayım yüreğimi, durdurayım isyanlarımı
Kör edeyim gözlerimi, lal edeyim dilimi,
Son nefesini veremeyen hasta gibiyim
Dindirmeyeceksen acılarımı, özlemlerimi söyle
Ölüm gelsin senin yerine…
gibileri aşıp gerçeğini yaşayan ruhlar da var...
sarmış bedenini hiç bir suyun söndüremediği har...
aşk değil artık, sevgi değil artık. od bu, bu nâr...
hala duyan olur, hala tepki veren olur diye bir umudum var...
taş uzaktan değil, uzaktan gelen acıtan değil, acıtan yar...
yarla aramıza açıldı uçurumlar, açıldı kos-koca yar...
yankılansa da çığlığımdan dağlar, tepeler, yamaçlar
bir yarin kulakları sağır, bir yarin dili suskun, bir yar bendne bizar...
dinmez mi dersin? sonsuz mudur ki bu gafletler, bu acılar
içten içe çöker mi yüreğimi sarsan bu zelzele- bu faylar...
tırmalamaz mı kulaksız vicdanları bu zılgıtlar, bu figanlar, bu feryatlar...
heyhaaaaatttt.... heyhat ki giden gitmiş, bizi burda unutmuşlar....
ıssızada 23/03/2012- 15:14
emeğine, kalemine, yüreğine sağlık arkadaşım...
uzun zamandır şiirlere şiirle yorum yazmazdım bilirsin... şiirin tetikledi naçizane şu kargacık-burgacık kelimeler döküldü parmaklarımdan... sayfana yük olduysa affola...
gibileri aşıp gerçeğini yaşayan ruhlar da var...
sarmış bedenini hiç bir suyun söndüremediği har...
aşk değil artık, sevgi değil artık. od bu, bu nâr...
hala duyan olur, hala tepki veren olur diye bir umudum var...
taş uzaktan değil, uzaktan gelen acıtan değil, acıtan yar...
yarla aramıza açıldı uçurumlar, açıldı kos-koca yar...
yankılansa da çığlığımdan dağlar, tepeler, yamaçlar
bir yarin kulakları sağır, bir yarin dili suskun, bir yar bendne bizar...
dinmez mi dersin? sonsuz mudur ki bu gafletler, bu acılar
içten içe çöker mi yüreğimi sarsan bu zelzele- bu faylar...
tırmalamaz mı kulaksız vicdanları bu zılgıtlar, bu figanlar, bu feryatlar...
heyhaaaaatttt.... heyhat ki giden gitmiş, bizi burda unutmuşlar....
suslardayım, isyanlarda, deliyim bugün divaneyim,
duysun istemiyorum kimse seslenişlerimi çığlık atan dilsizim
yangınlardayım bugün cayır cayır yanmaktayım
görmesin kimse bir damla su serpmesin
küle dönsün bedenim rüzgara kapılan toz olmalıyım
kırık kanadım kolum, çaresizim, kimsesiz
öyle derin ki yaralarım, öyle kanıyor ki yüreğim
acımasın kimseler diye halen gülümsemekteyim
suslardayım, isyanlarda, deliyim bugün divaneyim
yol yol olmuş çizgilerim çatlamış toprak misali
bir damla yağmura hasret kana kana içmeliydim sevgini
yağmasın yağmurlar, kuruyup gitsin bedenim
pul pul dökülüp toprağa karışmalıyım
artık güneş doğmasın gözlerime, geceye alışmalıyım
suslardayım, duyulmayan haykırışlarda kaybolmaktayım
ruhum çıkmalı bedenimden, yüreğime son darbe vurulmalı
sokak serserileri gibi kıvrılıp bir köşede,
kör bir kurşunla
bir bıçak darbesiyle
........
........
........
kimsesizler mezarlığına gömülmeliyim...