Anne Yüreği

Son güncelleme: 15.04.2012 17:15
  • deneme örnekleri kısa - kısa deneme yazıları - deneme yazıları - anneye sözler - anneye güzel sözler - anneye özlem - anneye özlem sözleri



    Anne Yüreği
    [HR][/HR]

    Anneciğim;

    Adının önüne yakışacak kelime bulamadım. Bütün güzel kelimeleri kullansam da seni ifade etmeye yetmez, biliyorum. Sen benim annemsin. Dupduru imanınla, sıcacık duygularınla tohumlarımı filizlendiren toprağımsın. Ömür ağacım senin toprağında meyveye durdu; dualı nefesin ve çileli gözyaşlarınla olgunlaştı. Dualarınla örülen merdivenlerle aşabildim hayatın yokuşlarını, korkunç uçurumlarını.



    Senin gözyaşların gül tomurcuklarına benzer. Seherin en sakin köşesinde herkes uyurken dökülür duaya kalkmış yumuşak avuçlarına. Gözlerinden dökülen billur katreler, benim hayatımda çiçeklenir birer birer. Karanlıklarım dualarınla aydınlanır. Ümidim odur ki; yollarımın çamuru, kirlerim, hatalarım, dualarınla arınır. Sen ki; gönül ayağım kaymaya meylettiğinde kilometrelerce öteden bunu hissedersin. Çünkü senin gönlün hakiki muhabbete açıktır. Şefkat pınarlarını yollarımdan çekersen ne olur hâlim?..

    Anneciğim;

    Seni nasıl özlediğimi; karşılıksız, katıksız sevgine nasıl ihtiyacım olduğunu bir bilsen! Âh çocukluğum! Avuçlarımın arasından su gibi akıp giden çocukluğum... Binlerce yitiğimin arasında en paha biçilmez olan, yitip giden çocukluğum...

    Ve sen anneciğim... Yemeyip yediren, giymeyip giydiren.. benim için saçını süpürge edenim, kokusu güzelim, çilelim...

    Bazen çocukluğumu ve seni hatırlarım. Böyle zamanlarda içim bir tuhaf olur. Hem tazelenirim, hem insan olmanın ağırlığı altında ezilirim. Ne kadar güzeldi senli günlerim! Kaygısız, tasasız... Sen de, çocukluğum da ne kadar uzaktasınız!

    Yıllar geçse, ben büyüsem de, her uyandığımda uyanık olurdun. Güneş sen uyandıktan sonra doğardı dâima. Dua ve niyazla 'Hoş geldin!' derdin yeni güne. Gündüzlere anahtar olan duanı bitirince, usulca parmaklarının ucuna basarak başucuma gelirdin. Beni uyandırmamak için kapıyı bile kapatmazdın. Menekşe kokulu nefesinde tuttuğun ilâhî güzellikleri yavaş yavaş üzerime üfürürdün. Nefesin dertlerime derman olurdu. 'Bahtın gündüzler kadar ak, imanın pınarlar kadar duru olsun, ilim ve hilm başına tâc, edep ve haya ömrüne ilâç olsun!' diye dua ederdin. Sonra, sıcacık bir bûse kondururdun yanağıma. Sanki her bûsende âb-ı hayat gizliydi ve onunla yeşilliği korunurdu yanağımdaki bahçenin.

    Anneciğim;

    Sen güldüğün zaman, yüzündeki bütün çizgiler tebessüm ederdi. Sen şefkat ve sevginle, hayatına hiçbir sahteliğin girmesine izin vermemiştin.

    Mektep-medrese görmemiştin ama, her söylediğin, her endişen gerçekleşirdi. Yaradan hislerine nasıl bir güç vermişti ki, bunun karşısında şaşkına dönerdim. Senin küçük dünyanın merkezinde evin, seccaden ve tesbihin vardı. Ben bu dünyada ne ekmeğin tükendiğini gördüm, ne de sevginin.

    Çetin geçen yıllar pembe yüzüne nurdan bir çerçeve çizmiştir. Bize yanık sesinle söylediğin ilâhiler, ahenkli Rumeli türküleri hâlâ gönül kubbemde yankılanır durur. İş yaparken söylediğin Rumeli türkülerinde, 'Kırmızı gülün alı var' derdin. Çocuk aklımla sorardım: 'Kırmızıyla al aynı değil mi?' Sen de, 'gül var gülden içerü' derdin. Küçük aklımla bir şey anlamadan, 'Hani şu söylediğin Süleyman ilâhisi gibi değil mi?' derdim. Başını hafifçe eğer, tasdik ederdin.

    Sabrı beline bir kuşak gibi dolamış benim cefakâr anam. Senin ninnilerin ve masallarınla büyüdük. Sevinç ve elemlerin iç içe geçtiği dağdağalı, fırtınalı bu dünya hayatına senin rehberliğinle hazırlandık; bunu şimdi daha iyi anlıyorum. İnan ki benim nur anam, ruhumu kavrayan sesine ne kadar hasretim! Şimdi burada olsan, buz tutmuş hayatımı sıcacık bakışlarınla ve dualarınla eritsen! Kalabalıklardan, kem bakışlardan o kadar incindim ki!

    Ağla! Benim için ve bütün çocuklar için ağla! Çünkü, ağlarsan sen ağlarsın, gerisi yalan ağlar. Saçlarının beyaza döndüğü şu demde beni buralarda bırakıp dönüşü olmayan seferlere çıkma ne olur! Gül yüzündeki ışığın serinliğiyle, göğsündeki şefkat pınarlarıyla, uykulara küsmüş gözlerinle seherlere bizden selâm söyle!

    'Anne yüreği' Yaradan'ın hediyesidir sana, anne!
#11.04.2012 15:22 0 0 0
  • Merhaba anne,

    Yine ben geldim.

    Merak etme okuldan çıktımda geldim.
    Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
    Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de
    Onun için söylüyorum.
    Geçen hafta öğretmen,
    Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
    Öğretti sağımı solumu.
    Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi.
    Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne.
    Hani geçen geldiğimde "şuram acıyor işte şuram" demiştim de
    Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
    Bak şimdi söylüyorum
    Şuram işte,

    Sol yanım çok acıyor anne.
    Hem de her gün acıyor anne her gün.
    Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
    Elinden tutup okula getirdi.
    Yakası da danteldi.
    Zil çalınca öptü, "hadi yavrum sınıfa" dedi.
    Bende ağladım,

    Ağladım hiç de utanmadım.
    Öğretmen ne oldu dedi.
    "Düştüm dizim çok acıyor" dedim. yalan söyledim anne.
    Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
    Bugün bende saçım örülsün istedim.
    Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
    Dantel yaka istedim.
    Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi.
    "Bari okula sen götür" dedim.
    'Kızım, iş' dedi.

    Bende "banane dedim, ağladım.
    'Kızım, ekmek' dedi babam.
    Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
    Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
    Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
    Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan
    yıkıyormuş' dedi.

    Babam hepsini birlikte yıkıyor.
    Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
    Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
    Üzülmesin diye söylemiyorum ama
    Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
    Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
    Hava kararıyor, ben gideyim anne.
    Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
    Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
    Kim bozuyor toprağını,
    Çiçeklerini kim koparıyor.
    İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
    Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne.
    Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
    Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim.
    Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
    Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
    Kimseye söyleme ama anne.
    Bazen de konuşuyorum onunla.
    Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
    Ha unutmadan,

    Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
    Ben babama yazdıracağım.
    Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
    Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
    Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
    Hiç bir şey yutamıyorum.
    Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
    Kağıda da böyle yazamam ya anne.
    Ben gidiyorum anne,
    Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
    Mutlaka gel anne,

    Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.

    Sol yanım acıyor anne.
    İşte tam şurası,

    Sol yanım çok acıyor anne.
    Seni çok özledim,

    Anne çook.
    ..
#15.04.2012 17:02 0 0 0
  • Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
    Ben babama yazdıracağım.
    Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
    Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.

    gökhan ağlatcanmı beni şimdii çokk duygusal ve çok güzeldi arkadaşım yüreğine sağlık
#15.04.2012 17:14 0 0 0
  • sen başlattın ama uzun zamandır şiirlerden uzak kalmıştım bende çok duygulandım okurken yüreğine sağlık..
#15.04.2012 17:15 0 0 0