Toplumun huzur ve mutluluğunun sağlanması, bireylerin karşılıklı sorumluluklarını yerine getirmeleri ile mümkündür. Nitekim Rabbimiz "Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allâh'a inanırsınız..." (Âl-i İmrân, 3/110) buyurarak bireylerin topluma karşı olan görev ve sorumluluklarına işaret etmektedir.
Müslümanlar arasındaki sorumluluk bilinci, katı bir görev ahlâkına değil, sevgi ve muhabbete dayalıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ifadesiyle: "Müminler, birbirlerini sevmekle, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında, diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer." (Müslim, "Birr" ve "sıla", 66)