Çocuklardan sınavların yaklaşması ile birlikte sınavlara çalışma tempolarını artırmaları beklenirken; havalarında ısınmasıyla birlikte bırakın ders çalışmayı, kendilerini iyice oyun ve eğlenceye verdikleri görülmektedir.
Çocuklar sınavları kazanmak ve sınavlarda başarılı olmak istemelerine rağmen kendilerini ders çalışmalarını engelleyen iç engellenirinin farkında bile değiller.
Çocuklara; farkındalığı artırmak adına seminerlerimde: "Kimler sınavlarda başarılı olmak istiyor?" diye bir soru sorduğumda çocukların hemen hepsi birden parmak kaldırır. Ben de onlara:
· Sınavı kazandığınız zaman neler kazanacağınızı biliyor musunuz? "EVET"
· Sınavları kaybettiğiniz zaman neler kaybedeceğinizi biliyor musunuz? "EVET"
· Sınavlarda başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? "EVET"
· Sınavlar neden çalışmanız gerektiğini biliyor musunuz? "EVET"
· Sınavlara nasıl çalışacağınızı biliyor musunuz? "EVET"
Çocukların hemen hepsinin verdiği cevap "EVET" olduğuna göre çocukları sınavlara hazırlanmaktan alıkoyan şeyler nedir?
Çocukların farkında olmayıp da onları sınava hazırlanmalarını engelleyen iç engellere birlikte bakalım:
Hedeflerinin bilincinde olmamaları, öğrenilmiş çaresizlik içinde olmaları (ne yaparsam yapayım sonucu değiştiremeyeceğim), sınavları hakkında gerçek bilgi sahibi olmamaları, ders çalışma tekniklerini iyi bilmemeleri, sorumluluk duygularının gelişmemiş olmaları, sosyal çevrelerinde ders çalışanların fazla olmaması, ders çalışma ve hedeflere konusunda uygun modellerinin olmaması, ailesinin sınavlar konusunda bilinçli olmaması, ailenin sınavlar konusunda psikolojik baskısı, çocukların sınavı kazanacak yeteneğinin olmaması, çocukların yeteneklerinin üstünde beklenti içinde olunması, çocukları sınavlara motive etme amacıyla sürekli başka çocuklarla kıyaslamaların yapılması, çocuklara yapılan fedakarlıkların sürekli gündemde tutulması, çocukların önceliklerinin sıralama ve uygulamada sıkıntılarının olması, oyun, eğlenceleri gibi durumlar çocukların ders çalışmasını engelleyen durumlardır.
Peki, çocukların içine düştükleri bu durumu nasıl açıklayabiliriz? Gelin bunu da haşlanmış kurbağa deneyi ile açıklayalım:
İçi su ile dolu bir kavanozun içine kurbağaları koyalar. Kavanozu da en düşük ısı ile ısıtmaya başlarlar. Kurbağalar sanki su ısındıkça kendilerini yaz günü derede sırtlarını güneşe vermiş gibi zannederek "oh oh!" diyerek gevşemeye başlarlar. Su kaynama derecesine, bizim kurbağalarda haşlanma vaziyetine gelmelerine rağmen hayatlarından memnun bir şekilde rahmetli olurlar.
Çocuklularda kendilerini hedefe ulaştıracak sınavlardan habersiz kurbağalar gibi "oh oh!" çekerek oyunla, eğlenceyle, tv ve bilgisayarlarla vakit geçirerek sınavlar da onlar için rahmetli olacağından farkında bile değiller.
Çocukların haşlanmış kurbağa psikolojisinden kurtulmaları için; onlarla olumlu iletişime kurulmalı, onların üzerlerindeki psikolojik baskıyı kaldırılmalı, hedefleri onların yeteneklerine uygun şekilde belirlenmeli, hedefe uygun şekilde eylem planı hazırlanmalı, onlarla nitelikli zaman geçirilerek onlara en iyi şekilde örnek olunmalıdır.
Çocuklarla nitelikli zaman geçirmek yerine; ev gezmeleri ile kahveden beri gelmeyen anne babalarla, evlerinde kitapla haşır neşir olmayan ailelerin çocukları hedeflere ulaşmada haşlanmış kurbağadan farklı olacaklarını sanmıyorum.
Nasıl ki bizler cennete gitmek istediğimiz halde cenneti kazanmak adına bir şeyler yapmıyorsak; çocuklarda, geleceklerini kazanmak adına hayat sınavları konusunda bizleri örnek alarak hiçbir şey yapmayacaklardır.
Her konuda olduğu gibi bu konuda çocukların bizleri örnek alacaklarını ve "Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurmuş" atasözünü unutmamanız dileğiyle