Sen beni büyütmeden önce ,hâla doğduğum gündeydi yaşım ..Beni ölümlerin sınırlarından çevirip ,hayata yeniden bağladın ..Bu yüzden ismin aşktan da büyük bende .Sende bilirsin ki kusursuz bir güzelliğe sahip olmayı , güzel bir kusursuzluğa tercih edebilmeli insan .Sen bunu başardın Eftalya'm . Ve beni de sürükledin peşinden .Hiç farkımda değildin benim ,senden yapılma bir aşkın içine batıyorken ben .Hiç anlmadın .....Ve daha kötüsü hiç anlamadım.....
Bu aşk gün yüzüne çıkacak korkusuyla yaşamak yerine, o korkuyla yüzleşmek adına,aşkı yok saymayı tercih edecek cesaretsizlikte değilim ben .Seni kaybetmek adına bile olsa ,sana gerçeği ve bu gerçeğin içindeki aşkımı fısıldıyorum ..Belkide ikimize de kötülük yapıyorum bilmeden .ama unutma Eftalya'm ,her iyilik yapan kötü ,her kötülük yapan iyi olmayabilir hayatta .Ben seni kaybetmeyi göze alacak kadar çok seviyorum unutma
Bana hayal kurmayı öğretirken ,hayal dünyasında yaşamamayı da öğretmiştim. Şimdi ben biliyorum ;bir gün gerçekten hayal olur .Ben fakir dünyamda zengin hayaller kuruyorum ;hem bizim için ,hem de esiri olmamak için o hayallerin . Amacım bu fakir dünyada zengin olabilmek değil , kötü dünyada iyi kalabilmek .Verdiklerinle mutlu olmasını bilecek yaştayım artık '' Yarısına sahip olmak bile tamamına sahip olamamaktan iyidir '' Bunu bana sen öğretmiştin .Kanadının olmasıyla ,uçmayı bilmek aynı şey değil biliyorum.Bunun da farkındayım .....Geleceği kurgularken geçen anın bedelini 'şimdi'de ödüyorum...Ve bedeller ödemekten korkmadan, büyük harflerle yazıyorum gerçeğe dönüşmemiş aşkımızı;kalabalık görsün diye ....Çünkü gögğsüme işlediğin ten rengi bir dövme senin aşkın..Bakanlar göremiyorlar ....Bir sen biliyorsun varlığını ; bense hep hissediyorum o dövmenin acısını ...
Şimdi tek korkum yalnızlık biliyor musun? İnsanın tek insanı olunca hayaller bile kalabalık değil.Gitmezsin biliyorum .Kazımazsın bu yarayı bileklerime .Yine de korkuyorum işte ....Bana yalnızlıkla başedebilmeyi öğrettiğin halde....Çünkü yalnızlığın kendisi, öğrenilen ama asla öğretilemeyen bir şeydir .Terk ettiklerimiz ,yalnızlığı öğretiklerimiz değil ,yalnızlığa mahkûm ettiklerimizdir .Ve biz o mahkûmiyette ancak yalnızlıkla baş etmeyi öğrenebiliriz ...Sen yine de gitme ,terk etme .Ama bir gün gidersen de yine de canı sağ olsun derim cevap bekleyenlere ve sarılırım senden ne kalmışsa geriye.....Bağrırım bar bar;'' Yalnızlığımın bir sahibi var ....''
Uzun zamandır susuyorum kendime .Dayayıp duvara kulağımı, kendi yanızlığımı dinliyorum.Sanki kendine başkalaşan bir adama dönüşmüşüm.Her sabah aynalarda kendimle tanışıyorum yeniden.Ne komik değil mi? '' Kendini başkasının yerine koymayı bil ama hep arada kalma ...Sonra kendin olmayı unutursun '' demiştin ya bana .......şimdi ben karşımda duran bana yabancı kendimin yerine koysam kendimi ve orda kalsam ne eksilir,kalmasam ne artar??Öyle zor bir yerdeyim ki , ne durabiliyorum yerimde, ne de gidebiliyorum yerimden bir adım öte ....Böyledir işte umutsuz aşklar;uzaklaştıkça büyür , yaklaştıkça küçülür ...
Sana âşık oldum Eftalya'm....Ve sanırım AŞK, kalbine misafir olarak aldığının yavaş yava o kalbin ev sahibi olmasıyla başlıyor bende....ellerini uzatıyorum sana;kırmadan önce sev diye.Biliyorum her çıkışın bir çıkışı vardır .Ama yinede kırılacak diye hayal kurmaktan vazgeçecek değilim .Kalbime aşkı üfledin bir kere .Bundan sonra beni yok ederek kendini var edemezsin .Ve bir gün gidersen ,kendi cümlelerinle git benden; benim sana armağan ettiğim aşkla değilll!!
Geride kalan ben artığını düşünme.Aşkın kölesi olmayı bildiğim kadar ,ayrılığın da efendisi olmayı bilirim
Allah kimseye taşıyamayacağı dert vermezmiş..Elbette ayrılıktan ölmeyiz.Ama yine de gitme BİZ'den .Ayrılık ne kadar derinse ,dayanma gücü de o kadar çoktur .Sen asıl sana yan;Çünkü meleklerin ölüme hakkı yoktur !!