Yorumlanacak Bir Rüyanız da mı yok?

Son güncelleme: 09.06.2012 08:59
  • ölüm - uyku - rüya - uyanış - ahiret - rüya yorumu



    noimage

    Gece ve rüya...
    Rüyalar aydınlık katar karanlık gecelere. Ve bazen hüzünler besler gecenin zülüflerine yakışan...

    Gece örter örtülmesi gerekenleri.

    Gönül gecesinde örtülür günahlar. Örtülen günahlar tövbe aydınlığında ulaşır sabaha.

    Günah ve gece yakışır birbirine. İkisi de karadır. Gece, hilâl yüzlü rüyalarla aydınlanır. Günah ise yıldız yıldız tövbelerle... Sadece gündüzün ve gecenin Sahibi bilir saklanmış sırları.

    Ve rüya, eğer kutsallıkla gelmişse en kutlu ânıdır gecenin. Hayata kırılgan duyuşlarla bakanlar, aydınlık rüyalarla yönelir umut kapısına. İlk müjde, ilk fısıltı, ilk ipekten dokunuş, uykunun esrik kollarında yaşanır.

    Yarınlar adına bize umut dağıtan bir rüyamız bile yoksa, bir şeyler eksik kalmış demektir gönül sayfamızda. Gece yıldızsız, gece rüyasız olmaz...

    Yusuf (as) ki, en güzel rüya yorumlayıcısıydı. Ve rüyalara giren en güzel suret... En güzel rüyayı gören gönlün sahibi...

    Önce rüyası görüldü aydınlık geleceğin. Yusuf (as) da ilkin rüyayı gören gönül... Etrafında pervaneler belirdi. Saltanatın habercisiydi görülen.

    "Bir zaman Yusuf (as) babasına: 'Babacığım! dedi. 'Ben rüyamda onbir yıldızın, güneşin ve ayın bana secde ettiklerini gördüm."

    Hüzün evinin kutlu nebisi yorumladı rüyayı, yorumlanması gerektiği şekilde.

    Dosta adanmış gönüller, yorumlanan güzel rüyalarda hasret soluklar... Ve karanlığın bağrında aydınlık beslemeyen bedbahtlar, müjde yüklü rüyalardan kaçar da kahreden hasetlere sığınır.

    Yusuflar ki, çileli rüyaların sabahlarında verirler en güzel imtihanı. Züleyha da imtihanlar içinde bir imtihan... Kalbi besleyen Yusuf yüzlülere, nefsi besleyen Züleyhalar ateşten sabrı öğretir.

    Firavunlar da rüyalar görür. Bir Firavun'un rüyası, Musa (as)'dan korunmak için yorumlanır. Oysa ki, hakikat fışkıran bu rüyadan kaçış yoktur. Kaderin takdir edilmiş mağlubiyet kemendi geçirilir Firavunlar'ın boynuna.

    Firavun ruhluların sabahlarında yalancı şafaklar vardır. Yorumlansa da rüyalar, o yorumlayıcıların üstünde bir hükümran olan vardır. Beklenen güneşler doğmaz Firavun sabahlarına. Musalar hükmeder Firavunlar'ın sahte şafak aydınlığına.

    İbrahim nebi rüya görür. O rüya ki, yorumu zemzemler gibi berraktır. İmtihana çağırır baba ve oğulu. İsmail (as); sabrı, bir nebinin hanesinde kutlu bir validenin dizinin dibinde öğrenen hakikat çırağı, teslimiyet nağmeleriyle yönelir kutlu rüyanın hakikatine.

    Her devrin de İsmailler'i vardır, görülen rüyaların aydınlığında sabır imtihanını veren.

    Asırlara mührünü vuran gönül sultanları vardır. Ve her gönül sultanının da bir rüyası...

    Doğunun yalçın kayalıklarında yetişen zamanın büyüğü, devrin güzel insanı, mesuliyet yüklü rüyanın bembeyaz fısıltılarıyla yüklenir emaneti:

    "... Anladım ki, Kur'an'ın etrafındaki surlar yıkılacak; ama Kur'an kendini koruyacak..."

    İşte devrin çile insanı yorumladığı rüyanın gölgesinde Kur'an hakikatlerini yürekten haykırışlarıyla yeniden seslendirir. İhtiyarlayan zamana inat, ter ü taze edasıyla yeniden boy verir Kur'an hakikatleri. Gönüller; en güzel hitaba yönelir, kitaplar kitabına yönelir.

    İskilip'in gönül insanı, ruh mimarı, hapishane köşelerinde yaşama tutunmaya dair yazdıklarını, bir rüya beşaretiyle yırtıverir. Peygamberler Sultanı (sav), teşrif buyurmuş kararan gecede görülen aydınlık rüyaya. "Ya Atıf!..." diye başlayan tatlı hitabıyla aşk orucunun şehadet iftarına davet eder çile insanını...

    Efendisinin çağrısına kulak verir, ölümü kabullenir en tatlı tavrıyla. İdam sehpasında şehadet gülü açar Gül Yüzlü Sevgili'nin gül hatırına.

    Artık, en güzel şekilde yorumlanan rüyanın mührü olur ölüm. O ölüm ki, sevgiliye vuslattır. Ve o vuslat ki, aşk rüyalarında görülür. O rüyalar ki, yorumlarla bir mânâ kazanır.

    Yorumlanacak bir rüyası bile olmayanlar, acaba nasıl mânâ kazandıracaklar hayatlarına?

    'Hepimiz bir rüyanın derinliğinde ahidleşmedik mi?' Ahdlerin unutulduğu çağa, yeni yeminlerle ve yeni rüyalarla sevda yağmurlarımızı boşaltmak için ne bekliyoruz? Şimdi kaktüsler bile suya hasret... Çölleşen vicdanlar da bulut istiyor, yağmur istiyor. Gökler enginliğinde ve umut maviliğinde gönül istiyor.

    Ve; "İnsanlar uykudadırlar. Öldükleri zaman uyanırlar."

    Aslında ölümle başlar en güzel yorumlar...

#09.06.2012 01:37 0 0 0
  • ruya-her zamamn bir gerceklik-di aslinda!..
#09.06.2012 08:59 0 0 0