İmân rütbesi en büyük rütbedir. Bu rütbenin şerefini ayakaltına alacak derecede dine uymaz bir söz söylenir, bir iş yapılırsa Mevlâ rütbeyi hemen alır. Eğer bu rütbenin haysiyetini lekeleyecek şeyler yapılırsa, iman devleti yavaş yavaş, elden çıkar. Bu sebeple küçük, büyük bütün günahlardan sakınmalıdır. Kazara oluverirse hemen samimiyet ile tevbe etmelidir.
Bilerek yahud bilmeyerek böyle hata işleyen kimse hemen imanını yenilemelidir, nikâhlı ise hususî surette nikâhını da tazelemelidir.
Şeytan'ın hilelerine karşı uyanık olmalı; malımız ve bedenimizle uğraşıp yaptığımız amelleri dilimizin bir fiili ile bozmamalıdır. Tevbe ettikten sonra temiz defteri yeniden karalamamalı, küfür, kötü sözler ve işlerden uzaklaşmalıdır.
Her kimse bu yedi şeyi dilden bırakmamalıdır:
1. Her işinde besmele-i şerîfeyi,
2. Her işi tamam ettikten sonra "Elhamdülillâh" demeyi,
3. Bir kimseye veya bir yere gidecekse "İnşaallâh" demeyi,
4. Bir musibet işitince, "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" demeyi,
5. Lisanından bir hata sâdır olmuşsa tevbe ve istiğfar etmeyi,
6. Lisanında "Lâ ilahe illallâhu vahdehû lâ şerîke lehu lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdû ve hüve alâ külli şey'in kadîr." Kelime-i tayyibesini,
7. "Eşhedü ellâ ilahe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühu" kelime-i şerîfesini huzur-ı kalp ile devamlı söylemeyi.
Gecede ve gündüzde şunu da okumalıdır: "Sübhânellâhi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilahe illallâhu vallâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billahi'l-aliyyi'l-azîm."