Efsanesi yıkılmış aşk”ların
Zirvesine tırmanmakta yüreğim
ne geleceği belli hislerin
nede sevdaya dair duyguların
çığlığını duyabiliyor zaman..
ömrün kısaldığı andır
yokluğunu yaşamak
kim bilir efsanesi
hangi asrın bilmecesidir
varlığının yıldönümü yok
yokluğunun tarihi nasıl yazılsın
Aciz düşmüş sevdaların
mezarı toprakta değildir
Kim adımı yazabiliyorsa
silebilecek silgisi yoktur izlerimin
ben aşkın en derin haliyim
ne varlığıma ömür diyebilirsin
nede yokluğuma toprak diyebilirsin
Canımı satsam para etmez
çünkü ruhum yaralıdır
içime bıcak vursan kanım akmaz
çünkü ismin icimde ölüdür
Hiç bir göz teşhis koyamaz
Sen içimdeki mezarsın
Ne adını taşlar okur
Nede ruhunu toprak ısıtır
Sen içimdeki ölmüş halimsin
ne kimse yaşıyor diyebilir
nede öldüğün tespit edilir
Senın adın suçtur
Cinayetin ruhumdur
Korkmuyorum seni taşımaktan
İhbarın gözlerimdir
bakışlarım…
karanlığa takılmış gecelerin
heyecanlı aşklar yaşamıyorum
zindanın diğer adı sensizliğimdir
Seni içimden hapsediyorum
bileklerine kelepçe takmıyorum
seni kalbimde bağlıyorum
Sen içimdeki mezarsın
kokunu dışarıya bırakmıyorum
AŞK ölümdür biliyorum ama
ben seni seviyorum..
sen benim günahımsın
seni göğsümde taşıyorum
hakkın mahkemesinde
tek suçtan yargılanıyorum
dosyamın adı sen diye yazılır
sen içimdeki mezarsın
kefensiz yüreğime gömüyorum
ve hakkın adaletine dönüp
kendimi ihbar ediyorum
sevdiğim kadar suçumu
suçum kadarda
sevdiğimi söylüyorum..
SEN iCiMDEKi MEZARSIN
adınıda ben yazıyorum
AŞK..