yorgunum şüheyda
tıpkı dağlarda vurulmuş ceylan gibi
yada kanadı kırık bir turna misali
şakaklarına kar düşmüş çiftçi kadar yorgunum
bahtımı yeniden yazsan ne çıkar sevdiğim
kırık düşler içinde hep ırgalanmışız meğer
senin uçurum gözlerinden düştüğüm vakit
bir kristal gibi parçalanmışım hayata
hala cam kesiği ağrılarım saplanır yüreğime
dünya sana kalırmı sanırsın ey yar
kalmaz şüheyda
iskender'e , firavun'a ve napolyon'a kalmayan
koca dünya
ne sana kalır , ne bana kalır
elbet toprak olur gideriz şüheyda
geldiğimiz gibi
ki hesabını veremeyiz eyvah
öylece kalırız köprüsünde sırat'ın
geçemeyiz
unutma bunları şüheyda
helal et hakkını
biliyormusun şüheyda
sen mutlu olasın diye
bir kırlangıcın ömrünü kurban ettim ömrüne
ne varsa ceplerimde güzelliğe dair
çıkarıp bahtına taç yapayım senin
beni boşver şüheyda
nasıl olsa ben bulurum yolumu
giderim gönlünün en gurbet yerine
sonu aşikar bir serüvendi alt tarafı
oysa yalan dünyada gerçek bir rüya görmüşüz
zamanı ise su misali içmişiz şüheyda
haberin varmı
dalgalı saçlarında yitirdiğim gençliğimi
eylül isyanlarında yitirdiğim güzel
gece ay karanlık
ve sen uykulardasın şimdi
kimbilir hangi mevsimin rüyasındasın belki
yıldızlı gecelerinden birinde şüheyda
kuyruklu bir yıldız kaydı göküyüznde
ardından kaybolan yıldızla
tutamadığım dileğimde gitti
artık bütün gemileri yakıyorum
sana geldiğim tüm yolları
şimdi tersinden yürüyorum
yani anla beni şüheyda
tutma beni , yolum uzun
ve sen kal sağlıcakla...
SEMAYA YÜKSELEN EZAN SESİNDE
ANSIZIN UYANIVERDİĞİN BİR SEHER VAKTİ
UMUDUN İSMİYLE ÇAĞIRIYORUM SENİ
GARİP BÜLBÜLÜN FERYADI ÇIKAR AYYUKA
KAN KIRMIZISI GÜL VEFASIZ
DİKENİ GÜZELLİĞİNDEN KESKİN
BÜLBÜLÜN GÜLE KAVUŞTUĞU GÜN GEL
YÜCE DAĞ BAŞINA KAR DÜŞMÜŞ
HAVADAN AYAZ BENDEKİ KARA SEVDA
GÖNLÜMÜN MUHTEVASINDA CEHENNEM YANGINI
İÇİ BENİ YAKAR DIŞI KAİNATI
GEÇER GÜNAHLARIM GÖZLERİMİN ÖNÜNDEN
KIYAMETİM OLUR ECELİM BİLEMEZSİN
İSRAFİL'İN SUR'U ÜFLEDİĞİ GÜN GEL
KAN SIÇRAMIŞ BAĞDAT'A ŞÜHEYDA
DÜNYA OLMAYAN YENİ DÜZENİN PEŞİNDE
BİR MİLLETİN MİLADI ÖTEKİNİN ELİNDE
DUALAR YÜKSELİR ARŞ'A FELLUCE'DEN
BİR ÇOCUK AĞLAR ORTASINDA NECEF'İN
SÖZDE BARIŞI GETİRME EYLEMİ
BEYNİNE KAZIYOR CELLATLIĞI DÜNYANIN
BARIŞIN SAVAŞLA BARIŞTIĞI GÜN GEL
BİTİK BİR ÖMRÜN SON SOLUĞUNDAYIM
AZRAİL BİR NEFES ÖTEMDE DURUR
SON GEMİDE KALKMAK ÜZERE SON LİMANDAN
YOL BİTTİ SANKİ , GERİ KALANI HİKAYE
YAŞADIKLARIM YADA YAŞAYAMADIKLARIM
VE SEN BUNCA DERDİN İŞİN ARASINDA
ÖYLE BİR HASRETLE GEL Kİ BANA
ELLERİNİ AÇIP YALVARSIN ALLAH'A
CANIMI ALMAYA GELEN AZRAİL
" BU KULUNA BİRAZ MÜHLET YARABBİ "
ÖTESİN MEVLAM BİLİR ŞÜHEYDA
ÖLÜMÜN ENSEMDE BİTTİĞİ GÜN GEL
Maziden ikimize kalan ne varsa
Güne döküyorum en acı iç çekişlerle
Ve yaşadığım bunca acıyı
Her şeye inat zamana teğet geçiyorum
Sana son kez yazıyorum Şüheyda
Masal gibi başlayan umutlu bir hikayenin
Hazin sonu gibi koydum noktasını
Kifayetini yitirmiş anlamsız dizelere
Artık senin için son kez yazıyorum
Üşürdüm Şüheyda
Buz kesen yalnızlığımı
Buhran gecelerin vurgun ayazına sarardım
Bilmem ki kaç kez nöbete durdum pencerenin önünde
Yüzünü bir kez,
Ama son kez görebilmenin ümidiyle
Heyhat ne çare sevdiğim
Bir defa bile kımıldamadı
Pencereni örten tül perdesi
Her defasında çöktü üzerime karabasan hasretin
Ne sen camdan seyre daldın
Nede ben gül yüzünü görebildim
Çatlayan ellerimi poyrazın kestiği gecede
Bir serap gibi kaldı cemalin sadece
Ve ben senin bitmeyen çileni
Kundakta bir bebek gibi sardım sineme
Ben üşürdüm, sen bilmezdin
Karakışın umutlarını çiçeklerle donattım
En kırmızısından karanfillerle
Kar düşmüş soğuk toprağa güller ektim
Soğuk iklimin sıcak umuduyla bülbüller
Belki bu kez sevdalısına kavuşur diye
Mevsim bahar Şüheyda
Ama hazin
Ama sancılı
Ama buruk
Mevsim yine bahar
Ve gülümser memleketimin soğuk damlarına
Yüz tutmuş yeşermeye kurumuş bozkır çiçeği
Masal yüzlü çocuklar koşar kaldırımlarda
Düş gözlü şen çocuklar
Sokağımızın kederli gülü
Bin ben hüznü giydim yine
Bilirim yâr
Sana kavuşmak yok bu bahar..
Sende bilirmisin
Baharın saklısında taşıdığı hüznü
Şairler en güzel şiirlerini
Erguvan kokulu gecelere düşer
Ceylan gözlü sevdalısı için
Baharın hüznüdür bu
İşte o yüzden
Aylardan en çok Nisan ağlar
Ama ben Mayıs'ta sevdim kavuşmayı
Bahara ertelenmiş karasevdama
Ve sana
Çünkü saçlarında eserdi baharın yeli
Kirpiklerinde bir tutam sevinç yeşerirdi
Yanakların al al tomurcuk saçardı
En karşı konulmaz edasıyla
Kıskanırdı menekşeler hülyalı bakışlarını
Ben yine garip
Ben yine mahzun
Ben yine biçare kalırdım sana
Mevsim yine bahar Şüheyda
Nice umutlara gebe
Ve sen koş yeni taze baharlara
Sende hatırlarmısın eski günleri
Dem tutarmısın mehtaba yükselen yıldızlara bakıp
Gözlerimin gözlerine değdiği meram hatıralarından
Ayaklarımızın altında koca şehir
Şehrin seyrinde biz
Nasılda umarsızız
Nasılda gamsız
Hayat bizden yana Şüheyda
Baştan aşağı sevdaya boyanmışız
Bak yine düştü hatırıma küllenmiş anılar
Girme sakın kırık düşlerime benim
Yorgun ümitlerim senide kırar Şüheyda
Tutunamaz yorulur düşersin
Ey benim düşleri çalınmış sevdalım
Ben kıyamam amma ağlarsın
Sen koşmalısın nice taze baharlara
Şimdi yağmura sürgün gözyaşımda hasretin
Oysa sen düşlediğim kadar gerçektin
Güzelliğin mağribe vurur maşruka uzanırdı
Sen bilmezdin mevsimler önünde diz çökerdi
Gök kubbe selam dururdu sevdalı başın için
Ey tasası bitmeyen sevdiğim
Yangını içimde sönmeyen azizim
Hasretin fermanım olsun
Yaz gitsin beni sonu gelmez kedere
Razıyım senden gelen sevdanın acımasız hükmüne
Sen nice taze baharlarla gülümse kadere
Kalemin ucu kırıldı
Söylenecek söz kalmadı geriye
Kelime dağarcığım tükendi Şüheyda
Kızma bana süslü kelimeler edemedim diye
İçimin en sancılı sızısı
Sen koş nice taze baharlara