Sevda Karası Bir Aşk

Son güncelleme: 02.10.2012 16:32
  • Ben aşkın sessiz ressamıyken sen değişmez manzaramdın. Güneş batınca kimseye sezdirmeden gökyüzüne salına salına yükselişin ve oradan işte geldim diye seslendiğinde başlardı ressamlığım. İnciler kıskanırdı parlaklığını. En güzel şekilde ölümsüzleştirmeye çalışırdım. Fırçamı alır elime renklerin hâkimiyetine bırakırdım seni. Aşkın renklerini sevdiğini bilirdim. En çok maviyi kullanırdım umutlarım tükenmesin diye. Sen en güzel umuttun çünkü karanlık gökyüzümü aydınlatan! Ve tabi ki yeşil Sen yeşilin en tazesizdin. Sen baharım, baharın anlamı sendin. Yeşille mavinin arasına saklandığında, "seni seviyorum ve tek sen olacaksın" deyişin beni mutluluğa boğardı. Sense utancından pembeleşirdin, yeşil ve mavi kıskansın diye. Kristal kaplanmış elbiseni severdim tenin kadar parlak.


    Bir yıldızdın gökyüzünde ışıldayan,
    Ben manzaranın garip aşığı
    Seni resmederdim uzun gecelerde.
    Tavana yansıdığında sabamın alevi,
    Renk cümbüşüne dönüşürdü odam.
    Seni gördüğüm cam arkaları buğulandığında,
    Ayın halesinin tam altına çizerdim,
    Sen en parlağı olurdun gökyüzünün. Ben,
    Uzaklaşıp uşaklaşıp,
    Nasıl durduğuna bakardım.
    Her seferinde yeniden çizerdim seni,
    Seni her görüşümde yeniden sevişim gibi!
    Karalanmamış bir kağıt tazeliğinde,
    Fırçamla kesik ve sık parlak darbeler atardım,
    Sanki gidişini engelleyecekmiş gibi!



    Güneşi senin için hiç sevemedim! Çünkü sen gecelerimin en parlak yıldızıydın. En parlak günümün en parlak parçası olmuştu geceler. Çünkü sen gecelerimin güneşiydin.
    Bir gün güneş batıp gece olduğunda bilmediğim bir yaşama yeniden doğdum. Yüce dağların en sevdiğim yeşilinden kopup gelen bir çağlayan, süpürüp götürdü yaşamımı. Karanlığın acımasız kucağında erozyonum tam ortasında bir yıldızın kaydığına şahitlik etti gözlerim. Fırçam elime ilk defa bu kadar yabancıydı. Gecelerimin erozyonu başladığında tam, geçmişim ve geleceğim anlamsızlaştı. Koca bir çınarı köklerinden söküp götüren de kim? Aman Allah'ın bu çatırtılar benim köklerimden mi geliyor? Düşler hep düşler ülkesine mi ait olacak? Tam da filmlerdeki gibi bir yaşam düşlemiştik oysaki! Hep bittiğinde mi anlaşılır geçen zamanın değeri. Zaman ne zaman mezun edeceksin beni? Kaç ders çıkarmam gerekir hayatta? Sınavların hiç bitmeyecek mi?
    Kocaman bir ateş topu döne döne beni de içine aldı. Sen yoktun! Artık manzaram yitik ziyan Kayıp bir manzaranın içinde boğulan bir ressam Sızılarını dindiremeyen bir köle kadar acizdim. Ve;

    Ayın en parlak olduğu gecelerde,
    Bakamıyorum artık gökyüzüne,
    Çünkü sen yoksun!
    Manzaram yitik ziyan!
    Çünkü karanlık gecelerimin yıldızıydın sen,
    Yalan yeminlerin ilizyonunda,
    Büyülerinle avutmuşun beni,
    Ben kör, ben cahil cahili,
    Ben sevda sözcüğünün anlamındaki,
    Sevda karası bir âşık,
    Şimdi bakamıyorum gökyüzüne,
    Gece seninle anlamını yitirdi,
    Ya ay!
    Ona yazık değil mi?
#02.10.2012 05:41 0 0 0
  • paylaşım için teşekkürler onur
#02.10.2012 16:32 0 0 0