Toplumlar Nefislerimizin, İhtiraslarımızın Arzuları ile Yönetilemez.

Son güncelleme: 26.11.2012 19:21
  • Kontrolsüz güç, güç değildir. Çünkü sonunda mutlaka zarar verir. Bu fikri düşünceyi, söylemi sırası geldiğinde, herkes söyler ve kullanır. Peki, hayatlarına geçirirler mi? Bizler söylemesini severiz, ama iş yaşantımıza geçirmeye geldiğinde, ne yazık ki sözlerimizi nefislerimize kabul ettiremeyiz. Gücü elimize geçirmeye görelim, acımasızca kullanmaktan da kaçınmayız. Çünkü nefis terbiyesini yapmayı hiç başaramayız da ondan. Terbiye ettiğini zannedenlerde, beşerin öğretisi ile nefislerini terbiye ettikleri için, ne yazık ki kendilerini avutmaktan başka bir işe yaramaz.

    Sizlere sorsam ve desem ki, amaca ulaşabilmek için her şey mubahtır. Bu fikrin doğruluğunu aklımıza, mantığımıza danışmış olsak, asla aklımız, mantığımız onay vermez. Peki, nefsimize danıştığımızda da, aynı cevabı alır mıyız? Hiç sanmıyorum. Sizce bu fikir ve düşünce ile nefsini terbiye edenler, adaletli bir düzenin kurucuları olabilir mi?

    Peki, bu örnekleri neden verdim. Bizleri yönetenler, eğer nefislerine yenik düşerek, ellerindeki gücü kullanırlarsa, acısını toplum olarak hepimiz çekeriz. Nefsimizi özel amaçlarımıza, düşünce ve itikatlarımıza alet edersek, topluma huzur, adalet vermemizde mümkün olamaz.

    İslam düşmanlarının oyunlarına gelmeyen, onlarla işbirliği yapmayan liderler seçmediğimiz sürece, bu ülke onların oyuncağı olmaktan asla kurtulamaz. Bizleri bizden birisi yönetiyor sanırız, ama aldanırız.

    Hatırlarsınız bu yılın içinde, Uluslararası derecelendirme kuruluşundan birisi olan, Standart & Poor's ülkemizin kredi notunu düşürmüştü. Bu kuruluşun kredi notumuzu düşürmesi sonucunda, Sayın Başbakanımızın tavrını hatırlıyor olmalısınız. Ben size hatırlatayım, bakın neler söylemişti.


    (Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Standart&Poors'un Türkiye'nin kredi notunu pozitiften durağana çevirmesiyle ilgili olarak, ''Bu tamamen ideolojik bir yaklaşım. Bunu kimse yutmaz. Bunu sen Tayyip Erdoğan'a yutturamazsın'' dedi.

    ''Standart&Poors bir açıklama yaptı. Ben bunu çok garipsedim. Neden derseniz, pozitifte olan Türkiye durağana indi. Neye göre sen bunu durağana indiriyorsun? Çünkü belli bir süre pozitifte kalan bir ülkeyi artırması gerekirken, bakıyor ki Türkiye'yi artırırsam ideolojik olarak bu bize sıkıntı doğurur. Biz bunu durağanda tutalım.)



    İşte Sayın Başbakanımızın, Uluslararası Kredi derecelendirme kuruluşunun kararına verdiği cevap. Aslında Başbakanımızın söylediği gibi, bu karar tamamen ideolojikte olabilir. Çünkü bu tür kuruluşlar Amerikanın elinde, bizim gibi kalkınmakta olan ülkeleri elinde oynatmak, istediklerini yaptırmak adına, gerektiğinde kullandıkları bir tehdit unsurudur. Gerektiğinde bu yolla tehdit edecekleri gibi, tam tersine kendilerince, mükâfatlandırmak adına da kullanırlar.

    Gelelim çok yakın zamanda, yine aynı konumda olan, uluslararası rating kuruluşlarından birisi olan Fitch, Türkiye nin kredi notunu yükselterek, yatırım yapılabilecek düzeye çıkardı. Bir yıl önce aynı kuruluşun notumuzu düşürdüğünü de hesaba katarsak, bir yıl içinde ülkemizin neler başardığını, nelerin değiştiğini varın siz düşünün. Daha da ilginç olanı, kredi notunun 20 yıl sonra, bu seviyeye çıktığı açıklamasıydı.

    Acaba 20 yıl öncesinden bu yana değişen neydi? Bir yıl önce notumuzu düşüren kuruluş, acaba ne oldu da bir yıl sonra, çok önemli bir konuma getirdi ülkemizi. Köylümüzün refah seviyesine ulaşması mı işçimizin, memurumuzun, geçim zorluğunun, fakirlik sınırında yaşamasının sona ermesi mi? Emeklimiz artık ikinci bir işte çalışmadan, huzur içinde emeklilik mi yaşıyor? Yoksa işsizliğe çözüm mü bulundu? Gençlerimizin artık okullarından mezun olduklarında iş garantisi varda, bizim mi haberimiz olmadı.

    Devletin elinde olan dev kuruluşlar satılıp, özelleştirilip toplumun refahını, huzurunu artıracak, derdine deva olacak yatırımlar mı yapıldı? Ne değişti 20 yıl öncesiyle bugün arasında da, yirmi yıl öncesinden daha iyi olduk? Enflasyonu düşürüyoruz diyerek, her şeye zam yaptıkları halde, enflasyonu düşmüş göstererek mi her şey güllük gülistanlık oldu.

    Sayın Başbakanımız, Standart&Poors'un not düşürmesine, bunu Tayip Erdoğan a yutturamazsınız demişti ve neye göre düşürüyorsun diye de kızmıştı haklı olarak. Bu sözlerden sonra bizlerinde aynı soruyu sorması gerekmez mi? Madem Fitch, notumuzu 20 yıldır olmadığımız konuma getirdi, bu kuruluşa sormamız ve cevap vermemiz gerekmez mi?

    Ne oldu da notumuz bu kadar iyi konuma geldi, biz bu ülkede yaşıyoruz, nelerin değiştiğini çok iyi biliyoruz. Çünkü onu bizler yaşıyoruz. Sizin ideolojik amaçlı not yükseltmenizi, bizlere yutturamazsınız.

    Sayın Başbakanımız, Fitch in bu güzel haberi karşısında, sevinç içinde. Bu not artırımı sayesinde, yurt dışı yatırımcılarının Türkiye'de yatırım yapabileceklerini belirtti. İşte nefislerimizle toplumu yönetmek bu olsa gerek. Avrupa, Amerika, Rusya, Çin bu notun ne amaçla yükseltildiğini çok iyi biliyor. Bizler yatırımcıyı daha çokkkkk bekleriz. Toplum olarak genel çoğunluğumuza yutturdular, ama diğer ülkelere bunu yutturamazlar.

    Sayın Başbakanımıza şöyle bir soru sorsak ve desek ki, Fitch in bu kararı ideolojiktir. Acaba Başbakanımızdan nasıl bir cevap alırdık, bu düşüncemiz karşısında?

    Alacağımız cevabı elbette hepimiz tahmin ediyoruz. Çünkü Sayın Başbakanımızı artık hepimiz çok iyi tanıyoruz.

    Güneş balçıkla sıvanmaz. Gerçekler toplumdan bir müddet saklanabilir. Ama hakkın adaletinden kaçış asla yoktur. Haktan, hukuktan bahsedip, topluma korku salarak kurulan bir düzen, asla ayakta duramaz, çünkü Allah adaletten sapanlara yardımcı olmaz.

    Toplumlar nefislerimizin, ihtiraslarımızın arzuları ile yönetilemez. Yönetmeye kalkanlarda, sonucundan memnun olmayacaklardır. Tarih bu tür örneklerle doludur.


    Eğer bizleri yönetenler, Amerika, Avrupa gibi toplumların desteğiyle yaşamlarını idame ettirmeye çalışıp, onlarla işbirliği içinde olmaya devam ediyorlarsa, bir gün Rabbin uyarısını hatırlayıp, çok pişman olacaklardır. Çünkü Yaradan bizleri uyarıp, bu insanları gönül dostu edinip, onlara güvenmeyin diyor da, hala bizleri yönetenler Rabbin sözlerine kulak asmıyorsa, bunun cezasını hep birlikte göreceğimizi unutmayalım.

    Kontrol edilemeyen, dizginlenemeyen gücün baş döndürücü etkisiyle, Sayın Başbakanımız ne yazık ki bu ülkeyi büyük tehlikelere atıyor.

    Komşularımızla sıfır sorun politikası yürüteceğiz dedi, dostumuz olan komşumuz kalmadı, hepsiyle düşman olduk. Birlik, bütünlük, adalet dedi, toplum bizden - biz den olmayan diye ayrılıp, teröristler tanık sandalyesinde, devletin en önemli yöneticileri sanık konumunda oldu. Daha önce idama karşıyız kesinlikle diyen Başbakanımız, bugünlerde idam tekrar geri getirilmelidir demeye başladı. Laik devlet yönetimine karşı olduğunu söyleyen Sayın başbakanımız, birden bire laik yönetimi överek, Araplara model olarak önerdi. Bedelli askerliği topluma anlatamayız, karşıyım dedi, arkasından bedelli askerlik kanunu çıkardı. İşte bizleri böyle yönetiyorlar, bizler ise kafamızı kuma gömmüş, görmeyen, duymayan, düşünmeyen toplumu yaşıyoruz.

    Ülkemiz kaçakçılar cenneti adeta. Kaçak sigara, tütün satanlar, mağazalar, iş yerleri açtı, kampanyalar bile düzenleniyor. Şu kadar tütün alana, filtresi bedava. Ne soran var ne kontrol eden. Kaçak sigara ve tütün cenneti olmak mı acaba notumuzu yükselti, ne dersiniz(!) Bu kaçak tütün ve sigaranın hangi kanalla ülkemize girdiğini de hepimiz biliyoruz. Peki, neden bu suskunluğumuz, acizliğimiz? Neden bunu yapanlara hesap sormuyoruz?

    Çünkü bunu yapanlar bizleri öyle can elimizden vurmuş ki, kımıldayamıyoruz bile. Bizleri en yumuşak karnımızdan vurarak, Allah ile aldattıklarının, farkında bile değiliz.

    İşte bizler bu hale geldik. Bilmem kim notumuzu yükseltmiş, düşürmüş bizi ilgilendirmiyor. Toplum olarak hepsi birer aldatmaca. Başbakanımızın dediği gibi, bizlere yutturamazsınız.

    Bu gerçekleri toplum olarak göremiyor da, hala aklımızı birilerine emanet etmeye devam ediyorsak, acısını hep birlikte çekeceğiz. Gerçeklerin farkına varamayan toplum olmaya devam edersek, sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz.

    Allah yardımcımız olsun ve toplum olarak gerçeklerin farkında olabilelim. Yoksa ülke olarak, çok daha büyük acılara doğru yelken açmış gidiyoruz. Kontrol ve komuta rüzgârın eline bırakılırsa, onun nereden eseceğini ve bizleri nerelere götüreceğini asla bilemeyiz.

    Allah aklını kullanmayanları pislik içinde bırakırım diyorsa, gelin aklımızı kullanalım, bizleri yönetenlerden gerektiğinde hesap soralım. Bizleri yönetenleri ehil insanlardan seçelim. Devleti yönetmeye aday olanların, toplumun inancıyla oynamasına müsaade etmeyelim.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
#14.11.2012 19:32 0 0 0
  • Sizi başka sitelerde de okudum bazı fikirilerinize katılıyorum ama bu yazınız tümüyle çok güzel ve TEBRİK EDİYORUM sizi
#16.11.2012 14:54 0 0 0
  • Bazı doğruların yanında tamamen tek bir noktaya odaklanarak yazılmış bir yazı. satır aralarında
    Ne değişti 20 yıl öncesiyle bugün arasında da, yirmi yıl öncesinden daha iyi olduk? Enflasyonu düşürüyoruz diyerek, her şeye zam yaptıkları halde, enflasyonu düşmüş göstererek mi her şey güllük gülistanlık oldu.


    Bu 20 yılı nasıl kıyasladınız acaba? 20 yıl dediğiniz koca bir ömür. Kalkıp bu günle kıyaslıyorsunuz. Şu an ki durumu neden kabul edemmiyorsunuz. Nerde herşeye günlük zam yapılıyor. Çaya şekere sigaraya 1 yıl , tek bir kuruşluk zam yapılmadı. Gıdaya zam yapılmadı , Zamsız geçen yılların ardından yapılan birkaç zamda ne kadar da abartıyorsunuz. Herşeye gecede 2 defa zam geldiği günleri, akşam aldığımız şekeri sabah aynı fiyata alamadığımızı neden görmezden geliyorsunuz? İstiyorsunuz ki , hiç birşeye zam yapılmasın. Keyiflerinden zam yapıyorlar değil mi? Koca devlet nasıl yönetiliyor bilmeden anlamsız, mantıksız düşüncelerle işkembeden sallıyorsunuz. Daha güzel günleri göstrecek , bu ülkede şu güngü durumdan daha güzel zamanları yaşatacak , zam yapmayacak, herşeyi bedavaya verecek bir alternatifiniz var sanırım. biz o alternatiflerin hepsini gördük. Türkiye neler yaşadı ? bunu dünya gördü. Bir gecede ülke darmadağın oldu. Ve sırıtarak poz verdiler. Şimdi kalkıp o zamanlarla , şimdiki zaman arasında ki uçurumu , 20 sene öncesi ile kıyaslıyorsunuz. Nasıl bir mantıkla anlamak mümkün değil..
    bu yazı sadece ve sadece Sayın başbakanı kötülemek üzerine yazılmış bir yazı. Tabii aynı düşüncelerlede destekçi yada şakşakçı bulmak oldukça kolay. kıyaslamayı mantıklı yapın ki bizde katılalım. Artniyetli düşünceleriniz maalesef zerre kadar değer taşımıyor. düşünceleriniz ne olursa olsun , bu gerçekleri ne siz değiştirebilirsiniz nede başkası . bu yazılar böyle yazılmaya devam edecek ama devran dönecek. bu , sizlere zor gelsede böyle olmaya devam edecek.

    BU YAZIYI KALEME ALANIN ELBET BİR ALTERNATİFİ VAR DEMEKTİR. BU ALTERNATİFİNİZİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ.
#25.11.2012 22:12 0 0 0
  • Hiç boşuna cevap bekleme ASUR kardeşim...Bu tür insanların tek çözüm önerisi "ÇÖZÜMSÜZLÜK" olmuştur...
    Hiç bir zaman ellerini taşın altına uzatmazlar...Sadece yapılan işi verilen emeği eleştirmeyi bilirler...
    _"HADİ GEL!Sen bir yol gösterde bu işi halledelim " desen;o taşın yolu kapattığını ilerlemeyi engellediğini GÖRDÜKLERİ halde _"bırakın taşı olduğu gibi kalsın" tek alternatif çözüm önerileridir..

    Bu arkadaşın sık sık dile getirdiği , Allahtan korkan ,inancımızla alay etmeyenidarecilerden kastettiği ;bizzat Atatürk yada Atatürkçü kemalist vs görüşteki insanlardır...

    Bu yazının sahibi ve aynı görüşteki insanların taşın altına ellerini uzatıp uzatmamaları sorun değil...Onlar ellerini uzatsalarda uzatmasalarda O taşı yolun ortasından eninde sonunda çekecektir BU MİLLET....

    _Onlar ağızlarıyla (BOŞ LAFLARLA_LAF EBELİĞİ İLE) Allahın nurunu söndürmek istiyorlar..Ve Allah; kafirler kerih görselerde nurunu tamamlayacaktır..Saff suresi_ayet 8

    80 yıllık yıkım projesi , özellikle Okullarda Kuranı kerim ve Hz peygamberin hayatının ders olarak okutulmaya başlanması ile TAMAMEN DURDURULMUŞTUR...
    Bunca vıyaklamalarının sebebide budur zaten..
#26.11.2012 00:46 0 0 0
  • Hiç boşuna cevap bekleme ASUR kardeşim...Bu tür insanların tek çözüm önerisi "ÇÖZÜMSÜZLÜK" olmuştur...

    zaten cevap bekleme gibi bir düşüncem yok gamlı kardeşim. dediğin gibi çözüm'den başka herşeyde gerçekten kusursuzlar. düşünceleri tek noktada sabitlendiği için bu düşüncelerini DEĞİŞMEZ GERÇEK DOĞRULAR sanıyorlar ki, bu sadece halisinasyondur. bugüne kadar sözlerde kaldı, satırlarda kaldı bu düşünceler. bundan sonrada böyle olacak. Ama dışarda gerçek hayatın devam ettiğini kapalı perdelerin arkasından göremeyecekleri gibi , bu düşüncelerini de heryerde ;) başka sitelerrde de okuyup mükemmel olarak yorumlanan düşüncelerden öteye de geçemeyecektir. Daha önce de böyle oldu bundan sonra da böyle olacak. ALLAHIN İZNİYLE HERHANGİ BİR SIKINTIMIZ YOK ........
#26.11.2012 19:21 0 0 0