Kontrgerilla Nerede

Son güncelleme: 07.12.2012 10:56
  • Kontrgerilla Nerede?..

    Sabahın ayazında saçlarına çiy düşmüş çocuklara bakarım, gözlerinin içindeki o yalnızlığa, hüzne, acıya...

    Binlerce anayı, babayı, kadını, çocuğu, genci düşünürüm.

    Kenan Evren’i yargılıyor gibi yaparak darbelerle hesaplaşma oyununu sahneye koyanları izlerim.

    Kontrgerilla nerede?

    Savcı Doğan Öz’ü öldürenler, idamla yargılanıp aklananlar!

    Maraş gelir aklıma, Çorum, İzmir İnciraltı öğrenci yurtları...

    O kıyımlar!

    Berfo Ana’yı görürüm düşümde...

    Belki Kars’a kar yağıyordur, Çıldır Gölü buz tutmuştur...

    Yalandan yargılamayla idam edilen Erdal Eren’in, Veysel Güney’in eğer yaşasalardı bugün kaç yaşında olacaklarını hesaplarım.

    Veysel Güney’in mezarı nerdedir, kimse bilmez, aramayı bile akıl edemez...

    Devlet budur işte!

    Karanlık dehlizlerde katiller saklanır ama bulunmaz!

    ***

    Hepimizin kırık dökük anıları vardır, özlemleri, tutkuları, acıları, hüzünleri...

    Kimi zaman canımız yanmıştır, yüreklerimiz alev alev tutuşmuştur gecenin kör karanlığında, tam da yıldızların uykuya yattığı saatlerde.

    Kendi yaşamlarımızla, yazmaya cesaret edemediğimiz öykülerimizle.

    Bazılarımızın genç ölümleriyle yarım kalan!

    Ağlayan!

    Sızlayan!

    Sevgiyi bir yağmurlu günde kaybeden!

    Çocuk ve genç!

    Asker ve sivil!

    Genç yaşta kara toprağa gömülürken, sevdiklerimiz ölürken...

    Ve kuşlar sağanak altındayken, kıyımlardan hesap sorulmazken...

    Neyi, nasıl anlatacaksınız, nasıl yazacaksınız, söyleyin?

    Yargılanır gibi yapılıyor Evren...

    Neredeyse 100 yaşına basacak!

    Oysa Erdal, 17’sinde idam edildi.

    İster istemez gözlerinizi yumacaksınız bir kez daha... Bir kez daha düşüneceksiniz uzun uzun.

    Bir kış çiçeği boynunu bükmüş, size bakıyor kimsesizler mezarlığında o kara toprakta yaşarken.

    Ölüleriniz ise yok!

    ***

    Çoğunluğu 20 yıla sığmış bir hayat...

    100 yıla yaklaşmış bir hayata darbeleri sorarken, o “Uykum geldi, sorunuza yanıt vermeyeceğim” derken, gerçekten uyuyor mu?

    Yargı, siyaset, sen, ben, hepimiz o anda ne düşünüyoruz?

    Hayatı mı, umudu mu, sevgiyi mi, barışı mı, neyi!

    Sınır boylarında nöbet tutan, tuzaklarda canını veren Mehmetler ne yapıyor?

    Yüzde 50’yle iktidara gelenler, barışı, insanlığı, demokrasiyi, özgürlüğü savunur gibi yapıp, toplumu aldatanlar!

    Diyelim ki askeri vesayet kalktı!

    Diyelim ki darbe olasılığı yok!

    Diyelim ki savaş-mavaş yok!

    Şu evrensel hukuk, adalette eşitlik, barış, kardeşlik nerede?

    O, derme çatma evlerde yaşayanlar, yoksullar, şehit aileleri, babasız çocuklar...

    Ya Uludere’ye düşen bombalar, Afyon’daki facia, Suriye’nin düşürdüğü savaş uçağımız, iki genç pilotumuz...

    Neden ve niçin?

    Bu soruları sormaya hakkımız yok mu bizim?

    Hep böyle mi olacak, karanlıktan aydınlığa çıkmayacak mıyız?

    Yalaka gazeteciliğin geçerli olduğu bir süreçte, faili meçhullerin, kıyımların üzerine gitmeyecek miyiz?

    Susup “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mı diyeceğiz.

    ***

    Hayatın çiçekleneceğini, umutlarımızın çoğalacağını beklemekle geçti bunca yıl...

    Bunca yıl darbelerle, acılarla, hüzünlerle geçti...

    Yazılacak kısacık bile olsa öykülerimiz var hepimizin.

    Yazamadık, yazamayacağız da...

    2 aralık 2012
    Cumuriyet
#02.12.2012 16:00 0 0 0
  • 80 darbesi kötüdür sağcılar yapmıştır ama
    60 darbeside kötüdür onu da solcular yapmıştır
    eğer samimiysek yazdıklarımızda şu yazının tek bir cümlesin de adnan menderes gecerdi

    80 darbesinin zeminini
    78 maraş olayları hazırlamıştır
    halkın oyunu almış ecevit
    aynı halkın gözünde basiretsizleştirmek için
    kominist ecevit sloganlarıyla sokaklar karıştırılmıştır
    ecevit askeri göreve cağırdığın da ne halin varsa gör muamelesi görmüştür
    hükümet düşmüş hükümet kurma yetkisi demirele verilmiştir olaylar devam etmiş sonrasıda malum darbe
    maraş olayları arkasındaki sislerle birlikte garip bir tasadüfle yine maraşta helikopter kazasıyla sonlandı
    bütün sırlar muhsin beyle birlikte mahşere kaldı

    yıllar sonra ecevit başbakan olduğunda bile bunun hesabını soramamıştır
    bugün olamamış darbenin bile hasebı soruluyor

    NETEKİM evren davası temsilidir
    2030 darbe olsa anayasaya da darbe yapanlar yargılanamaz hükmü koysa bile
    biri çıkar 2012 ki bu davayı örnek gösterip
    darbeyi yapanları yargılar

    netekim yalandan bile olsa evrenin yargılanması bugün ki siyasi iradenin başarısıdır
    çünkü bundan öncekiler bunu bile yapamıştır
#05.12.2012 16:29 0 0 0
  • Kenan Evren'i yargılıyor gibi yaparak darbelerle hesaplaşma oyununu sahneye koyanları izlerim.


    Gözlerin kapalı izlediğin kesin. Yargılıyor gibi yapılmıyor direk yargılanıyor. Acaba nasıl olmasını bekliyordun? Farklı bir uygulama olsa ona da bi kulp bulacaktın.

    Savcı Doğan Öz'ü öldürenler, idamla yargılanıp aklananlar!

    Maraş gelir aklıma, Çorum, İzmir İnciraltı öğrenci yurtları...

    O kıyımlar!

    Berfo Ana'yı görürüm düşümde...

    Belki Kars'a kar yağıyordur, Çıldır Gölü buz tutmuştur...

    Yalandan yargılamayla idam edilen Erdal Eren'in, Veysel Güney'in eğer yaşasalardı bugün kaç yaşında olacaklarını hesaplarım.

    Veysel Güney'in mezarı nerdedir, kimse bilmez, aramayı bile akıl edemez...

    Devlet budur işte!

    Karanlık dehlizlerde katiller saklanır ama bulunmaz!


    Şimdiki zaman ile 40 sene öncesini kıyaslayarak o zman yapılanları şu zamana mal etmeye çalışıyorsun. Oldu olacak dandanakan savaşınıda bu hükümet yaptı de, birşeyler söyle bitsin. bu devlet o kadar kötü değil mi?Ağlayan!

    Sızlayan!

    Sevgiyi bir yağmurlu günde kaybeden!

    Çocuk ve genç!

    Asker ve sivil!

    Genç yaşta kara toprağa gömülürken, sevdiklerimiz ölürken...

    Ve kuşlar sağanak altındayken, kıyımlardan hesap sorulmazken...

    Neyi, nasıl anlatacaksınız, nasıl yazacaksınız, söyleyin?

    Yargılanır gibi yapılıyor Evren...

    Neredeyse 100 yaşına basacak!

    Oysa Erdal, 17'sinde idam edildi.


    Çok acıklı.Gerçekten gözlerim yaşardı

    Yüzde 50'yle iktidara gelenler, barışı, insanlığı, demokrasiyi, özgürlüğü savunur gibi yapıp, toplumu aldatanlar!

    Diyelim ki askeri vesayet kalktı!

    Diyelim ki darbe olasılığı yok!

    Diyelim ki savaş-mavaş yok!

    Şu evrensel hukuk, adalette eşitlik, barış, kardeşlik nerede?

    O, derme çatma evlerde yaşayanlar, yoksullar, şehit aileleri, babasız çocuklar...

    Ya Uludere'ye düşen bombalar, Afyon'daki facia, Suriye'nin düşürdüğü savaş uçağımız, iki genç pilotumuz...
    .



    Bu yazıyı yazan her kimse zaten kaynağından düşünceleri belli oluyor. cumhurşyet gazetesinden başka birşey beklenemez zaten. bu hkümeti kötüleyecek birşeyler mutlaka buluorlar. Bakıyorlar ki birşey yok, o zaman da saçmalıyorlar. Kaç yıl öncesi ile yargılanıyor :) cumhuriyet gazetesi , başka yayın organlarına çamur atıyor ama kendileride bunun en alasını yapıyor. Tamamen yandaş ve yağcı bir zihniyetle. boş ve aptalca konulara imza atıyorlar. Aptalça olmasının yanında manyakça bir zihniyetle beraber. Adamlar zaten dinsiz , başka ne beklenir ki.

    neyzenteyfik:
    yıllar sonra ecevit başbakan olduğunda bile bunun hesabını soramamıştır
    bugün olamamış darbenin bile hasebı soruluyor

    NETEKİM evren davası temsilidir
    2030 darbe olsa anayasaya da darbe yapanlar yargılanamaz hükmü koysa bile
    biri çıkar 2012 ki bu davayı örnek gösterip
    darbeyi yapanları yargılar

    netekim yalandan bile olsa evrenin yargılanması bugün ki siyasi iradenin başarısıdır
    çünkü bundan öncekiler bunu bile yapamıştır

    Çok doğru söyledin ama bunu kabul edecek zihniyet nerde. ? Yazı bile kendi içinde çelişkiye düşmüş. Onun mezarı nerde , bunun mezarı nerde, faili meçhulleri aramıyorlar dedikleri hükümet tamda bunu yapıyor amaat gözlüğü ile bakılınca bu görülmez. Hem yapmıyorlar diyor, hemde yapılana bahane buluorlar. Ne biçim kafa anlamak zor değil. İşlerine geldiği gibi yazıp çiziyorlar. Kendileri nasıl görmek istiyorlarsa aynen öyle oluyor. ama boş. boş boş konuşmalardan öteye geçmiyor.
#07.12.2012 10:56 0 0 0