İnsan, toplum içinde yaşayan bir varlıktır. Toplu hâlde yaşayan insanlar arasında huzur ve mutluluğun sağlanabilmesi için bireylerin hak ve yükümlülüklerini bilmesi, diğer bireylerin de haklarına saygı göstermesi gerekir. Nitekim Yüce Rabbimiz: "İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın." buyurmak suretiyle kul hakkını ihlâl etmeyi yasaklamıştır. (Şu'ara, 26/227)
Kul hakkı, başkasının bedenine, malına, kalp ve ruhuna verilen zararlardır. Peygamberimiz (s.a.s.): "Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip hellâlleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir." (Buhârî, "Rikak", 48) buyurmuştur.