Kur'an'a Göre İyi İnsan Tipleri - Kur'an Ayetleriyle Alçakgönüllü Vakarlı Tipler - Kur'an'da Öfkesini Yenen Tipler - Kur'an'da Halim ve Merhametli Tipler - Kur'an Ayetleriyle Salih ve Muslih Tipler - Nefsi Feda Eden Tipler - Kur'an'da İffetli Tipler
1.14. Alçakgönüllü/Mütevâzi ve Vakarlı Tipler
Lügatte: Hilim; heybet; ağırbaşlılık; muhteremlik.
Istılahta: Matluplara(istenilen şeylere) doğru yönelmede, yavaş davranmadır.
"İtaatkar ve alçakgönüllü olanları müjdele."(Hac, 22/34-35)
Buradaki "alçakgönüllü" ifadesi mü'minler arasında huşu duyan ve alçakgönüllü kimseler demektir. Buyruk, işte böyle olanları pek büyük mükâfatla müjdele, anlamındadır
Kur'an'da bu kişilerin dört özelliği zikredilir:
a. (onlar), Allah anılınca kalpleri titrer
b. (onlar), kendilerine isabet edenlere karşı sabrederler
c. (onlar), namazı dosdoğru kılarlar
d. (onlar), Allah(c.c)'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden Allah(c.c) yolunda harcarlar. Allah'u Teala'nın koyduğu sınırları muhafaza ederek yaratılmışlara güzellikle muamele ederler. Bunlar, münafıkların sıfatlarının hilafınadır. Çünkü münafıklar bunların tamamen aksi sıfatlara sahiptirler.
" Rahman'ın kulları yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimselerin sataşmalarına aldırmaksızın 'selam' der geçerler."(Furkan, 25/63)
Yani Rableri tarafından güzel mükâfata layık olan Allah(c.c)'ın ihlaslı rabbani kulları yeryüzünde kibirlenmeden ve böbürlenmeden sükunet ve ağırbaşlılıkla yürürler. Onlar, yeryüzüne tevazu ile basarlar ve insanlara yumuşaklıkla muamele ederler. Onlar yeryüzünde üstünlük ve fesat arzu etmezler. Ayrıca cahiller kendilerine kötü sözle saldırırlarsa onlara aynı şekilde karşılık vermezler. Bilakis affederler ve hoşgörülü davranırlar. Sadece hayır söylerler. Peygamberimiz(s.a.v.) cahilin kendisine katı davranmasıyla hiddetlenmez, ona karşı daha fazla hilim sahibi olurdu. "selametle kalın, derler" ifadesi doğru söylerler demektir. Yahut meşru, iyi bir sözle karşılık verirler, demektir.
Ayrıca şu ayetler de bu tiplerin diğer muhtelif özelliklerinden bahsetmektedir: "Nuh, 71/13; Fetih, 48/9; A'raf, 7/157; Furkan, 25/63-77; İsra, 17/46; En'am, 6/25; Lokman, 31/7; Fussilet, 41/44; Kehf, 18/57 vd."
1.15. Öfkesini Yenen Tipler
Lügatte(Ğayz): Öfke, gadap, hasım, hiddet.
Istılahta: Kendisinden, göğüs için rahatlama hâsıl olması için, kalp kanının kabarıp kaynaması sırasında hâsıl olan değişmedir.
Öfke, ahlaki eksikliklerdendir. İnsanda var olan gazap kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir afettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfke, insanda doğuştan var olan bir duygudur. Onu yok etmek mümkün değilse de kontrol altına almak mümkündür. Öfke, insanı akıl sınırlarından çıkarıp körü körüne hareket etmeye sevk eder. Öfke, insanı insanlıktan çıkarır. Öfkeli insanda akıl ve idrakin yerini bir heyecan kaplar.
" Mü'minler öfkelendiklerinde öfkelerini bastırarak affederler."(Şura, 42/37)
Yani iyi mü'min günah konusunda kendisinden emin olan değil, iradesini kullanıp olabildiğince bunlardan-özellikle büyük günahlardan- kaçınmaya çalışan kimsedir. İnsan tabiatı gereği öfkelenebilir; erdemlilik asla öfkelenmemek değil böyle bir durumda öfkesine mağlup olmamak, gerektiğinde özveride bulunabilmek ve bağışlayıcı davranabilmektir Öfkelendiğinde bağışlayıcı olmak bir erdem olduğu gibi haksız tecavüze karşı direnme de bir erdemdir.
" O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah(c.c) için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah(c.c) da güzel davranışta bulunanları sever."(Al-i İmran, 3/134)
Ğayz, hoşlanmadık bir şeye karşı tabiatın heyecana öfke demektir ki, gazap(kızgınlık)'ın aslıdır ve ondan farkı vardır Veyahut gazap istemeden yüzde ve uzuvlarda görülür. Ğayz ise yalnız kalpte kalabilir. Bir de Allah(c.c)'a gazap isnat edilir de, gayz isnat edilmez. "kezm" dolu bir kırbanın(deriden yapılmış su kabı) ağzını bağlamaktır ki burada öfkesini yutup tutmak zarar gördüğü kimselere karşı kudreti bulunduğu halde intikama kalkışmamak ve hatta hoş olmayan bir hal göstermeyip hazmetmek ve sabretmektir.
Ayrıca şu ayetler de bu tiplerin diğer muhtelif özelliklerinden bahsetmektedir: "Kasas, 28/52-54; Fussilet, 41/34-36; Mü'minun, 23/96-98; Ra'd, 13/22; Al-i İmran, 3/134-136; İsra, 17/107-109; En'am, 6/114; Ahkaf, 46/10 vd."
1.16. Halîm ve Merhametli Tipler
Lügatte: Sefehin zıddıdır; akıl; yavaşlık; şefkat; merhemet.
Istılahta: Öfke şiddetlendiğinde yatışmaktır.
" Mü'minler [düşman] kâfirlere karşı şiddetli (acımasız), kendi aralarında ise merhametlidirler"(Fetih, 48/29)
Muhammed(s.a.v.) ile beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetlidirler. Çünkü küfür ve azgınlık bulutlarının kaldırılması, iman ve irfan güneşini ortaya çıkarmakla sağlanır; İnkârcı azgınların tesirleri azaltılınca, hak bütün parlaklığıyla alanı doldurur ve batıl silinmeye mahkum olur. Yine mü'minler birbirlerine karşı merhametli ve şefkatlidirler. Çünkü kişisel çıkar, menfaat ve ihtiras söz konusu değildir. İslam'ın manevi gölgesi altında birleşip bütünleşme vardır.
" Ey Şuayb, dediler,Çünkü sen halim(yumuşak huylu), akıllı birisin."(Hud, 11/87)
Medyen kavmi bu sözleriyle onu tenkit ettiler. Bununla onu, bu vasıfların tam zıddı olan bilgisizlikle aşırı gitmekle, düşüncelerinde ahmaklık, davranışlarında tutarsızlıkla suçlamak istediler, alay etmek için de aksini söylediler.
Ayrıca şu ayetler de bu tiplerin diğer muhtelif özelliklerinden bahsetmektedir: "Bakara, 2/263; İsra, 17/44; Ahzab, 33/51; Hud, 11/75; Saffat, 37/100-101; A'raf, 7/151,156; Mü'minun, 23/109; Enbiya, 21/107; Al-i İmran, 3/159; Tevbe, 9/128; Beled, 90/17 vd."
1.17. Salih ve Muslih Tipler
Lügatte: Fesadın zıddıdır; bir şeyin diğer şeye yaraşır, faydalı ve uygun olması.
Istılahta: Her bozukluktan arınmış olandır.
" Onlar, Allah(c.c)'ı ve ahireti tasdik ederİşte onlar Salihlerdendirler."(Al-i İmran, 3/114)
Yani bundan önceki özellikler, salih kavramının tanımı niteliğindedir. Salih/erdemli kimse bu ayetlerde, Allah(c.c)'a ve ahirete inanan, Allah(c.c)'a ibadet eden, iyiyi emredip kötüden sakındıran ve hayra koşan kimse olarak tanımlanmaktadırAl-i İmran, 110'da Müslümanların özelliklerine dair zikredilenlerin bir kısmı bu ayetlerde ele alınmakta, Müslümanlarla Kitap ehlinin bu gurubu arasındaki bu benzerlikler ortaya konmaktadır.
" Allah(c.c), muslihi müfsitten ayırmasını bilir."(Bakara, 2/220)
Bu ayet-i kerime iyi niyet bulundurmak şartıyla, yetimlerin mallarını kendi mallarına karıştırmak hususunda bir izin ihtiva etmektedir. Velinin bu işi yaparken kendisine fayda sağlamak, yetime de zarar vermek kastı olmamalıdır. Onların mallarının kendi mallarına karışması, haksız yere mallarını yemeye yol açmamalıdır. Şanı Yüce Allah(c.c); kimin iyilik, kimin kötülük yaptığını ve nefislerin bütün gizlediklerini bilendirYüce Allah, burada kimin ıslah kimin de fesat ettiğini bildiğini haber vermektedir. Bunun anlamı ise şudur: O her birisine yaptığı işe göre karşılık verir. Çoğunlukla sakındırmak maksadıyla Allah'u Teala'ya "bilmek" nisbet edilir.
Ayrıca şu ayetler de bu tiplerin diğer muhtelif özelliklerinden bahsetmektedir: "Bakara, 2/11,62,130; Al-i İmran, 3/39; Maide, 5/69; A'raf, 7/170; Hud, 11/117; Kasas, 28/19; En'am, 6/85,90; Şuara, 26/83; Yusuf, 12/101; Neml, 27/19; Tahrim, 66/10; Kalem, 68/50; Saffat, 37/112; Enbiya, 21/72 vd."
1.18. Allah'ın Rızasını Kazanmak İçin Nefsini Feda Eden Tipler
Fedahu bi-nefsihi: Kendini biri yolunda feda etmektir.
" İnsanlar içinde Allah(c.c)'ın rızasını kazanmak için nefsini satan (feda eden)kimseler vardır"(Bakara, 2/207).
Dini hayatın en önemli amacı Allah(c.c)'ın rızasını kazanmaktır. Allah(c.c)'ın rızasını kazanmak bir gaye midir, yoksa bir hedef mi?Bu suali sormamızın sebebi, hedeflere ulaşmanın mümkün, gayelere ulaşmanın ise mümkün olmamasıdır. Allah(c.c)'ın rızasını elde etmek; dini hayatın yani dini uygulamaların hedefi olmalıdır. Çünkü bu hedefe ulaşılması imkan dahilindedir. Bu hedefe ulaşacak olan insanların az olduğu da bir gerçektir. Yorumunu yaptığımız bu ayet, Allah(c.c)'ın rızasına ulaşma yollarından birini göstermektedir. Bu yollardan biri de "benliğini feda ederek" Allah(c.c)'ın rızasını kazanmaktır. Ayette geçen nefis kavramını benlik olarak tercüme etmemiz mümkündür. İyi bir Müslüman, Allah(c.c)'ın emrettiği davranışları yerine getirmek, yasakladığı davranışlardan da kaçınmak için gerekli gayreti gösteren kimsedir ki, bu da, nefsani arzularını terk ederek, Allah(c.c)'ın rızasını elde etme hedefini güden insanı ifade etmektedir. Kendi arzularını Allah(c.c)'ın rızası için bir tarafa atan insan erdemli insandır. Bu eylem bir 'fedakarlık'tır. Aslında Yüce Allah bu ifadesiyle insanlara, fedakarlığı Allah(c.c) adına yapmanın ne kadar önemli olduğunu öğretmektedir.
1. 19. İffetli Tipler
Lügatte: Haramlardan, meşru olmayan şehvetlerden el çekme; iffet.
Istılahta: Şehevi kuvvetin bir durumudur ki, bu kuvvetin ifratı olan fücur ile, onun tefriti olan humüd arasında ortadadır. İffetli kişi, şeriata ve mürüvvete uygun olan işlere girişen kimsedir.
Kur'an'da iffetli şahsiyet olarak Hz.Meryem ve Hz.Yusuf örnek olarak gösterilmiştir. Hz.Meryem'in babasız çocuk dünyaya getirmesinden dolayı, içinde yaşadığı toplum onu kınamış ve onun hakkında kötü şeyler düşünmüş, Allah(c.c) ise onun doğru, temiz ve iffetli birisi olduğunu beyan etmiştir.
" Annesi çok iffetli bir kadındır."(Maide, 5/75)
Yani Yüce Allah ayetin bu kısmında "sıddıka"sıfatını Hz.Meryem'e, yani Hz.İsa(a.s.)'nın annesine yakıştırmaktadır. Bu kelimenin anlamı; doğru, tasdik edici, sapmamış manalarına gelmektedir. Sıddıka kelimesine "tasdik eden" manasını, Tahrim suresinin12.Ayetine dayanarak veriyoruz. "ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti." Demek ki Hz.Meryem, inancında hiç şirke sapmamış, cinsel namusunu koruduğu gibi, itikad namusunu da korumuştu. Gönülden inanan bir kadındı.
"Yusuf(a.s.), Allah(c.c)'a sığınırım. Doğrusu o(kocan) benim efendimdir"(Yusuf, 12/23)
Yani, Hz.Yusuf,-Mısır Azizinin hanımının çirkin zina teklifini şiddetle reddetmiş ve "senin benden istediğin bu şeyden Allah(c.c)'a sığınırım, O'na iltica eder, O'nun himayesini niyaz ederim. O beni cahillerden olmaktan korur. Doğrusu o kocan Kutfir benim efendim ve sahibimdir. Bana iyilik yapmıştır. Ona hıyanette bulunmak ve ailesi ile fuhuş yapmak suretiyle karşılık veremem. Şüphesiz iyiliğe kötülükle karşılık veren zalimler iflah olmazlar, zalimler arzularına kavuşamazlar" demişti.
Hz.Muhammed(s.a.v.), Hz.Nuh(a.s.), Hz.Süleyman(a.s.), Hz.Eyyub(a.s.), Hz.İbrahim(a.s.), Hz.İsmail(a.s.), Hz.Musa(a.s.), Hz.İsa(a.s.), Hz.Yakub(a.s.), Hz.Yusuf(a.s.), Hz.Meryem Kur'an'da kişisel olarak olumlu tiplere örnek olarak gösterilmektedir.
[Not: Buradaki metin, Muzaffer Karaduman'ın, Kur'an'da İnsan Tipleri adlı DİB Darlıca Eğt. Mrk. III. Dönem Bitirme Tezinden alınarak Dr. Ali Kuzudişli tarafından yeniden gözden geçirilmiştir.]