kadiri humm - gadir hum ne demektir - islami bilgiler - gadir hum anlamı
Gadir hum nedir?
Zilhicce ayının 18. Günü öğle üzeri Resulullah(sav) veda Haccandan dönerken Maide suresinin 67. Ayeti nazil oldu. Yüce Allah(cc) şöyle buyuruyordu: “EY PEYGAMBER SANA RABBİNDEN GÖNDERİLMİŞ OLAN EMRİ BİLDİR. BUNU YAPMAZSAN, ONUN ELÇİLİĞİNİ YAPMAMIŞ OLURSUN.”
Bu ayeti kerime yolda hareket halinde iken nazil oldu. Bu sırada hac kafilesi mekke ile Medine arasında Cuhve vadisindeki Kadiri Humm denen su birikintisinin kıyısına gelmişti. Bu bölge çeşitli bölgelere gidecek hacılar için kesişim ve ayrım noktasıydı.
Hz.Peygamber(sav) önde gidenleri çağırdı ve arkadan gelenleride bekledi. Halk tamamıylada toplanınca namaz kıldırdı. Deve hamutlarından üç basamaklı ve yüksekçe bir mimber yaptırdı. Çeşitli rivayetlere göre yüzbini aşkın müslüman toplanmıştı. Allah’a iman ve kendi peygamberliklerine şahadet edici, birlik ve beraberlikle ilgili bir konuşma yaptı ve sonunda: SİZE PAHA BİÇİLMEZ İKİ EMANET BIRAKIYORUM. BİRİSİ ALLAH’IN KİTABI KUR’AN DİĞERİDE BENİM EHL-İ BEYTİMDİR. BUNLARA SARILIRSANIZ ASLA SAPIKLIĞA DÜŞMEZSİNİZ. BU İKİSİNİN HESABI KIYAMET GÜNÜ SİZDEN SORULACAKTIR.”
Daha sonra peygamber Hz.Ali(as) ’yi yanına alarak ellerini tutup kaldırdı, öyleki halk her ikisininde koltuklarının beyazlarını gör ve “BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİ ONUN MEVLASIDIR. ALLAH’IM ONA DOST OLANA DOST OL ONA YARDIM EDENE YARDIM ET, ONU HORLAYANI HORLA. HAKKI ONUNLA BERABER KIL” Dedi.
İşte bu tebliğden sonra ise Maide suresinin 3. Ayeti nazil oldu; “BUGÜN SİZİN DİNİNİZİ İKMAL ETTİM, NİMETİMİ TAMAMLADIM, SİZE DİN OLARAK İSLAMI SEÇTİM VE HOŞNUD OLDUM, RAZI OLDUM.”
Bu ayetten sonra ise orada bulunan müslümanların hepsi Hz.Ali(as) ’yi kutladılar. Hz.Ali(as) böylece Allah(cc) ’ın emriyle ve bizzat peygamber tarafından kendi yerine tayin ediliyordu. Beyat merasimi tamamlandıktan sonra peygamber(sav) şöyle buyurdu. “Allah’a şükürler ediyorum ki kendi dinini tamamladı. Kendi nimetlerini insanlara tamamladı. Benim risaletim ve benden sonra Ali’nin velayetine hoşnud oldu.”
Hadisin söyleniş şartı ve zamanı iyi bilinmeden manası tam anlaşılmaz, yanlış değerlendirmelere yol açar. Yalın olarak okumak insanı yanıltır. Sad ibn Ebi Vakkas’ın anlatımına göre Hz. Peygamber, “Ali’nin üç özelliği vardır ki onların sadece birinin bende olmasını, çok (gözde) kırmızı develere sahip olmaktan daha çok isterim”, “Harun’un Musa yanındaki yeri ne ise Ali’nin de benim yanımdaki yeri odur” buyurmuştur. Birkaç komutan değişmesine rağmen Hayber’in bir türlü fethedilememesi üzerine Peygamberimiz, “Bu bayrağı yarın öyle bir adama vereceğim ki, Allah’ı ve Resulünü sever” demiş, bayrağı Ali’ye vermiş ve onun eliyle kalelerin fethi nasip olmuştur. Yine Ali için, “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlası(efendisi)dir” buyurmuştur. (İbn Hanbel, Beyhaki, Bera ibn Azib’den; Tirmizi, Nesai, Zeyd ibn Erkam’dan: Kenz: 11/602, h. 32904. Bu hadis, birçok hadis mecmuasında vardır.) Çeşitli yollardan yapılan rivayete göre Hz. Peygamber, veda haccından dönerken Gadir-i Hum’da yani Hum denilen göletin yanında konaklamış, Allah’ın kitabıyla Ehl-i Beyti’nin kıyamete kadar birbirinden ayrılmayacağını belirttikten sonra Ali’nin elini tutmuş, “Allahım, ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allahım, Ali’yi seveni sev, Ali’nin düşmanına düşman ol” demiş (Hakim, Müstedrek)
Said ibn Vehb ile Zeyd ibn Yesi’nin rivayetine göre de Hz. Ali, Rahebe’de arkadaşlarına yemin verdirerek Hz. Peygamber’in kendisi hakkındaki övgüsünü bilenlerin kalkıp anlatmasını istemiş. Bedir Savaşı gazilerinden 12 kişi kalkıp Allah Elçisi’nin, Gadir-i Hum’da Ali’nin elinden tutup yukarıdaki sözü söylediğine tanıklık etmişler (İbn Hanbel, Müsned: 1/119; el-Ahadisul-Muhtare, 2/105). Bu mealde hadis birçok kaynakta vardır (Bkz. Tirmizi. Menakıb, 20, İbn Mace, Mukaddime: 11; İbn Hanbel, Müsned: 1/84, 118; Mecmauz-Zevaid: 9/104). Gerçekte hadisin birinci şıkkı doğru olmakla beraber “Ali’yi seveni sev, onun düşmanına düşman ol” sözünü Peygamber’in söylediğine ihtimal verilmez. Zaten ravisi Ali ibn Zeyd’in zayıf olması (güvenilir olmaması) dolayısıyla bu rivayet zayıf görülmektedir (Bkz. İbn Mace, Mukaddime: 11). Nitekim Ahmed ibn Hanbel de “Ali’yi seveni sev, onun düşmanına düşman ol” sözünün bazılarının eklemesi olduğunu belirtmiştir (Müsned: 1/152).