akciğer embolisine neden olan faktörler - akciğer emboli hastalarının yaşam tarzı nasıl olmalı - akciğer embolisinde neden aspirin kullanılmaz
Akciğer embolisinde neden aspirin kullanılmaz
Aspirin, gerek koroner arter hastalıklarında gerekse pıhtılaşma sonucu ortaya çıkan beyin hastalıklarında koruyucu bir rol oynayabilmektedir.
Halk arasında kanı sulandırdığı söylense de, aslında pıhtılaşmayı geciktirici bir ilaçtır.
Bu açıdan ele alındığında, damar içinde önceden bir pıhtı mevcut değilse, yani sağlıklı bir insan aspirin kullanıyorsa, akciğer embolisi geçirme riski biraz düşecektir.
Ancak aspirin hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilaç değildir. Ya da koruyucu tedavi uygulanması gereken hastalarda kullanılacak bir ilaç değildir. Bu hastalığın tedavisinde daha farklı ilaçlar kullanılır.
Aspirin korumaz
Akciğer embolisi için, aspirin kullanıp hastalıktan korunmak söz konusu değildir. Yani akciğer embolisinden korunmada aspirin kullanımı diye bir şey söz konusu değildir. Ancak koroner arter hastalığında, kardiyologlar düzenli aspirin tavsiye etmektedirler.
Eğer birey önceden bir koroner arter hastalığı geçirmemişse 100 miligram, önceden bu hastalığı geçiren bireylerde ise günde 300 miligram aspirin kullanımı önerilmektedir.
Ancak akciğer embolisinde aspirin kullanımı, bugün için önerilen bir koruyucu tedavi yöntemi değildir.
Akciğer embolisinde ne gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalıdır
Akciğer embolisi için en önemli risk faktörlerinden birisi, hareketsiz yaşam tarzıdır.
Ancak bununla kastedilen bilgisayar başında çalışmak ya da çok fazla spor yapmamak değildir.
Bununla kastedilen örneğin felç geçirmiş bir hastanın yatağa bağımlı kalmasıdır. Ya da ameliyat geçirmiş bir hastanın birkaç gün boyunca hiç kalkmadan 24 saat yatakta kalmasıdır. Yani bunun gibi hareketsizlikler önemlidir.
Eğer bireyin pıhtılaşma bozukluğu yönünde genetik bir faktörü varsa, yani kişinin kanı normal bireylere göre daha çabuk pıhtılaşıyorsa, böylesi bir durumda saatlerce oturmak, uzun süreli yolculuk gibi sürekli oturarak hareketsiz kalmak, var olan eğilimi daha da arttıracağı için bir risk faktörü oluşturabilir.
Spor yapmanın yararı vardır. Hareketsizlik bir risk faktörü olduğuna göre, hareket etmek de koruyucu bir faktör olarak değerlendirilebilir.