Duygusal > Gidiyorum... dert etmeyin!!!!!

    Gidiyorum...


    Heybeme doldurdum yalnızlığımı...
    İlk defa yolculuğa çıkarken yanıma bir şey almıyorum...
    Sabahın ilk saatlerinde çıkacağım yola
    Giydim yine her zaman ki gibi beyaz takımlarımı
    Metruk bir han misali yüreğim
    Kuşandım bütün pusatlarımı
    Denizde boğulmazsam dayarım sakaklarıma
    Elim bir kez olsun titrerse namerdim...

    Pişman olursam bu yolculuktan
    Arkama dönüp bakarsam namerdim...
    Küçük bir kayık götürür beni
    Kürek çekerim akıntıya doğru...
    Hem ağlarım, hem kürek çekerim
    Gözyaşlarımla kayığımı batırırım
    Nasılsa yüzmeyi bilmem
    Çırpınırsam, bağırırsam namerdim...

    Dalgalar savurur cansız bedenimi
    Bir yosunun kolların da takılır kalırım
    Hiç kimseden görmediğim sıcaklığı hissederim
    Sonra bir balıkçı ağına takılırım
    Üç, beş balıkçı asırlılar ağlara
    Çekerler beni kendilerine doğru
    Çıkarırlar su üstüne...
    Şaşırır öylece kalırlar
    Gözlerim açık giderim
    Kapatmaya çalışırlar gözkapaklarımı
    Onlar inadına kapanmazlar
    Hiçbir şey de gözüm kalmadı
    Her şeyi de yaşadım, yaşattım
    Hiç tanımadığım insanların derdine yandım
    Acılarına oturup ağladım
    Karıncayı bile incitmedim
    Düşene hiçbir zaman tekme atmadım
    Tuttum ellerinden aydınlığa çıkardım
    Yanarım, ağlarım, sızlarım
    Anne olamadığıma yanarım
    O yüzden gözlerim açık giderim

    Kimse arkamdan bir damla gözyaşı dökmesin
    Bir vedayı bile çok görüyorum artık
    Kimse beni suçlamasın....
    Geride hiçbir şey bırakmadığımı zannetmesinler
    Kalemimi, kağıdımı okula hiç gitmeyen
    Ekmek parası için ayakkabı boyayan
    Yüreği bembeyaz, elleri simsiyah Mustafaya bıraktım
    Yüreğimi; hiç sevilmemiş, acıların kadını
    Her zaman kırmızı güller satan Emine Teyzeye bıraktım
    Şiirlerimi; Abla ne olur tartılır mısın?  diyen
    Minicik elleri, siyah saçları, al al yanakları olan
    Esmer güzeli Gönüle bıraktım
    Ben ona İrem diyorum...
    Kızım olsaydı eğer adını İrem koyardım
    Gelir mezarımın başına minicik ellerini açar
    Benim için duâlar eder...
    Mustafa şiirler yazar, İrem bana şiirler okur
    Emine Teyze tomurcuk kırmızı gülleri bırakır gider
    Mustafa inanmaz öldüğüme...
    En güzel boyadığı ayakkabıları getirir bana
    Tülay Abla hadi kalk yerinden gezmeye gidelim  der.
    Ne onu ben duyarım, ne de o görür benim gülümsediğimi

    Beni çok severler, bende onları...
    Ben onların biricik ask acısı ceken abileri...
    Onları bırakıp gittiğime yanarım...
    Onlar kadar kimse beni sevmedi ki... !!!!!!!!!!!!!!!!!


    sen gidersinde biz dert etmeyiz öylemi, sen öyle san
    Ellerine saglik