Adının her harfini gözyaşıma çizdim
Ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim.
Sen avazın çıktığı kadar susarken,
ben taze çığlıklar yeşerttim sana...
Nefes nefes acıyı yonttum adınla...
Yokluğuna buladım ellerimi...
Yüzüme bölük pörçük diktiğim
yamalı gülüşlerdeyim şimdi ...
Ah! yâr ...
Ah! yoluna can diye diye benden geçtiğim,
Ah! suskunların şahı...
Bir çözebilsem boynuma doladığın
sessizliğin düğümünü...
Bir yudum harf düşse hisseme alfabenden...
Yalın ayak çıktığım yokuşlarında
düşmeden bir yürüyebilsem ...
Öyle bir acı ki bu nasıl anlatılır bilmem,
Kırsan kırılmaz büksen bükülmez,
Ateşler yakmaz sular söndüremez ...
Söylesene yâr;
Hasretini adımlasam kaç adımda biter ?
Özlemin kaç nefestir saysam ?
Bilemezsin ki...
Akla sığdıramazsın ki bu denklemi...
Nasıl anlatayım ki daha perişan halimi sana yâr...
Sen yine sükûtu giyin yâr,
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsa da bir tokat gibi yüzüme
her harfi yoluna heceledim ...
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim
bu yüreğe ben söz verdim;
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim !..