Ağız Lehçe ve Şive

Son güncelleme: 15.04.2013 19:56
  • ŞİVE

    Bir dilin kültür düzeylerine göre gösterdiği değişiklik. Genellikle lehçe, şive, ağız terimleri birbirine karıştırılmaktadır. Şiveler arasındaki değişiklikler temelde ses özellikleridir. Buna göre bilinen şiveler, belirli koşullarda ve dilin herhangi bir döneminde ana dilden ayrılarak, dilin geneldeki gelişimiyle birlikte bir de kendi içlerinde özel bir gelişim çizgisi izlemişlerdir. Bunların başlıca ayrımlarını oluşturan ses, ek ve sözcük özellikleri o dönemin dil malzemeleri ile açıklanabilir.

    Bazı yörelerimizden şive örnekleri

    Fethiye yöresi(tahtacı)Alevi şivesi

    (Günlük hayatta kullanılan sözcükler ve kelimeler)

    sındı = Makas
    çomça = Tahtadan Yapilmiş Büyük Yemek Kepçesi
    Alama = Yumruk Büyüklüğünde Taş
    Carıs,malamat,kepeze,maskara = Rezil
    Senit = Tahta Tepsi
    Görek = Anahtar
    çıngı = Kıvılcım
    Sıçmaklık = Tuvalet
    Don Yumalık = Banyo
    çepel = Bulaşık
    çımgışmak = Uyuşmak
    Susa = Yol
    çapıt = bez parçası
    iteğe = un bezi
    evreğeç = çevirgeç
    zibil = çöp
    çimmek = banyo etmek
    ırbık = güğüm
    tombalak aşmak = takla atmak
    seğertmek = koşarak gitmek
    helke = kova
    seğen = tabak
    çığırmak = bağırmak
    göpçük = sigara filtresi
    cağara = sigara
    göpcüklü cağara = filtreli sigara
    cibi = civciv
    sırt = arka
    sırtını gey = elbiseni giy
    yuğmak = yıkamak
    fıydıklamak = fırlatmak
    endeğ = oradaki
    tivmek = sıçramak
    gırkmak = kesmek
    böğür = yan
    döş = göğüs
    ihi bak = işte bak
    seyirmek = titremek
    üleşmek = paylaşmak
    yavız = çok iyi,çok güzel

    KÜTAHYA YÖRESİ

    Fatılmak: Kanamak

    Ciba: Çocuk. Çezgi: İp. Çıkı: Mendile benzer bez parçası. Çeruze: Çile, eziyet. Domalan: Patatese benzeyen bir mantar çeşidi. Dombey, camız: Manda. Deperotu: Havuç. Fatılmak: Kanamak. Kepen: Heybe. Gire: Pazar günü. Dernek: Salı. Haney: Salon. Patet, pate kompür: Patates. Mintan: Gömlek. Çitle, pösteki: Minder. Künge: Toz, pislik. Siyez: Uyuşuk, kendi halinde. Yemeni, lapçın: Ayakkabı. Kupa: Bardak. Turpan: Ekin veya ot biçmeye yarayan bir çeşit orak. Örende :Bir, bir buçuk metreye yakın uzunluktaki sopa.

    DENİZLİ YÖRESİ
    Çöveçlenmek: Güneşlenmek

    Angurya: Salatalık. Ayneşmeg: Karışmak. Alatlamak: Acele etmek. Ard’deş: Arkadaş. Berenarı: İyi kötü. Böngüldek: Köstebek. Coşhaa: Hayret. Culluk: Hindi. Cebil: Köpek. Çöveçlenmek: Güneşlenmek. Debbendübben: Düşe kalka. Ebermeg: Getirmek. Enimek: Eskimeye yüz tutmak. Gubur: Yeni, gömlek. Gopil: Küçük, ufak. Pisgirmek: Çalıştırmak. Sarod: Havuç. Sıtırasız: Yüzsüz. Talator: Cacık. Velesbid: Bisiklet. Üslenkes: Asla. Yılıg: Eğri.Yümseg: Yüksek. Zaddine: Zaten: Zençmek: Hızla asılmak. Tomafil: Otomobil.

    KAHRAMANMARAŞ YÖRESİ
    Tahıldak: Olgunlaşmamış incir

    Arısili: Tertemiz. Böğür: Yan taraf. Cıncık: Cam. Cinatı: Bisiklet. Çitil: Fidan. Çor: Öksürük. Duluk: Avurt. Ecer: Yeni. Gallep: Güvercin. Göde: Şişman. İlende: Reçel. Kahke: Simit. Kürrük: Sıpa, tay. Mucuk: Sivrisinek. Pöhrek: Lağım. Kömbe: Çörek. Püsük: Kedi. Hapap: Takunya. Gavas: Belediye zabıtası. Mırık: Çamur. Mırtık: Güvercin besleyen. Puharı: Baca. Sohum: Lokma. Şeş: Tülbent. Taydaş: Akran. Tahıldak: Olgunlaşmamış incir. Teh: Üzüm kurusu. Tuman: Don. Veleme: Zifaf yemeği. Yörep: Meyilli.

    ÇORUM YÖRESİ
    Yamranmak: Homurdanmak

    Acı gêrek olmak: Boğazından acı su gelmek. Aşlak: Yama. Bi dınnak: Azıcık. Bödelek: Böbrek. Cılga: Patika. Çükündürük: Şeker pancarı. Çintermek: Dikkatlice bakmak. Dığdılamak: Bağlamak. Dümükmek: Aralıksız çalışmak. Elgavşur böcüğü: İşe karışmayıp kenarda bekleyen. Gârmuk: Kusmuk. Göbel: Oğlan çocuğu. Hapaz: Avuç. İvitlemek: Ayıklamak. Mêsitmemek: Önemsememek. Mühlüz: Beş parasız. Okkalık: Ekmek. Puyhurmak: Fışkırmak. Soyha: Sevimsiz. Şinnemek: Şımarmak. Temşüt: Sahur vakti. Yamranmak: Homurdanmak.



    AĞIZ


    Bir ülkede geçerli olan genel bir şive içinde, o ülkenin çeşitli bölge ve kentlerindeki konuşma dilinde görülen söyleyiş farkları. Günlük kullanımda şive ile ağız birbirine karıştırılmaktadır. Oysa ağız, tanımda da görüldüğü gibi, şive içinde ele alınmaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse, Türkiye Türkçesi bir şivenin, Konya ağzı ise, bu Türkçe içinde, bir bölgede görülen söyleyiş farklarının adıdır. Söyleyiş farkları da salt bölgeler ya da kentler arasında görülmez. Köyler arasında bile bu tür ayrılıklara rastlanabilir. Söz konusu olan, biçimsel bir başkalık değil, bir ses değişimidir. Söz gelimi, Karadeniz ağzında (g) sesinin (c) gibi çıkarıldığı görülür: "Celdum, cittum". Aynı ağızda, ekteki düz seslinin (ı), yuvarlak sesli (u) olması da bir ağız özelliğidir. Ağız dediğimiz bu söyleyiş farklarının oluşumunda, kişilerin konuşma ve işitme organlarından coğrafî özelliklere, toplumsal yaşayışa dek çeşitli etkenler söz konusudur. Belli ve ortak bir eğitimden geçen kişilerin, konuşmalarındaki bölgesel söyleyiş ayrımlarını düzeltmeseler bile, aynı yazı dilini kullandıkları görülür. Türk edebiyatında da, genellikle tiyatro, roman ve öyküde, kişileri konuştururken ağıza başvurulmaktadır. Bu, konularını toplumsal olaylardan alan ve belli bir bölgede geçen yapıtlarda yaygın bir biçimsel özelliktir.

    BATI ANADOLU AĞIZLARINDAN ÖRNEKLER:
    Alnacında: Tam karşısında.
    Anşırtmak: İma etmek.
    Burma: Musluk.
    Çilpi: Küçük, ateş tutuşturmakta kullanılan odun parçası.
    Bağa: Guatr
    Çiritmek: Üşümek, titremek.
    Değin: Sincap
    Genk: İşlenmemiş sert toprak.
    Imgıraz: Hastalıklı, çökmüş (kişi)
    Keşir: Havuç
    Göcen: Tavşan yavrusu.
    Göde: Zayıf, çelimsiz.

    DOĞU VE GÜNEDOĞU ANADOLU AĞIZLARINDAN ÖRNEKLER:
    Böğürcük: Böbrek.
    Cembek: Kalabalık aile.
    Yanır: Yara.
    Pisik: Kedi.
    Mişmiş: Kayısı, zerdali.
    Küncü: Susam.
    Ariş: Asma.
    Tağa: Pencere.
    Tike: Parça (kuşbaşı et).
    Kara yatılık: Tifo.
    Öden: Mide.
    Ölülük: Mezarlık.

    ORTA ANADOLU AĞIZLARINDAN ÖRNEKLER:
    Bük: Ağaçlık yer.
    Cilis: İyice, hepten.
    Çıdırgı: Ateş tutuşturmakta kullanılan kuru dal parçaları.
    Efenekli: Aşırı titiz.
    Çörtleğen: Binanın damından yağmur vb. suyunun akmasını sağlayan madeni oluk.
    Enek: Meyve çekirdeği.
    Gidişmek: Kaşınmak.
    Ellik: Sahur.
    Filke: Musluk.
    Homukmak: Memnuniyetsizliğini yüz ifadeleriyle belli etmek.
    Pürçüklü: Havuç.
    Balak: Tavşan yavrusu.


    KUZEY ANADOLU AĞIZLARINDAN ÖRNEKLER:
    Güpül: Şişman.
    Hasarı: Büyük su kamalı.
    Kemçük: Eğri.
    Orakayı: Temmuz.
    Yal: Hayvan yiyeceği.
    Teğin: Sincap.
    Çağ: El yıkama yeri (lavabo), banyo yapma yeri (banyo).
    Çerik: Tuzlanmış ve kurutulmuş et.
    Eze: Teyze.
    Çiğit: Meyve çekirdeği.
    Kırtlamak: Isırmak.

    LEHÇE


    Bir dilin, tarihî gelişim sürecinde, bilinen dönemlerden önce o dilden ayrılmış ve farklı biçimde gelişmiş kolları. Genellikle lehçe, şive, ağız terimleri birbirine karıştırılmaktadır. Lehçelerdeki değişik özellikler, ayrılış dönemleri bilinemediği için açıklanamamaktadır. Örneğin, Türk dilinden bilinmeyen bir dönemde ayrılan Yakutça ve Çuvaşça iki ayrı lehçedir. Üçüncü lehçeyse Çağatayca, Kıpçakça, Azerice, Türkiye Türkçesi gibi bilinen şiveleri kapsamaktadır.

    Türkçe ve Diğer Türk Lehçeleri Örnek

    Türkiye Türkçesi:
    Yakında bakkal var mı? Bana bakkaldan ekmek getirir misin? Bir kilo şeker istiyorum. Yarım kilo yemeklik yağ verin. Unun kilosu kaça?

    Azeri Türkçesi:
    Bu yahınlarda erzag dükkanı var mı? Dükkandan mene cörek getirersiniz mi? Hahis edirem bir kilo gend verin. Yarım kilo kere yağı istiyrem. Unun kilosu neceyedir?

    Türkmen Türkçesi:
    Golayda bakgal bar mı? Manga bakgaldan cörek getirip bilersing mi? Bir kilo seker isteyerin. Yarım kilo iymeklik yağ bering. Uning kilosı nece?

    Özbek Türkçesi:
    Yakında bakkal barı mı? Mange bakkaldan nan alıp gelesiz mi? Bir kilo şeker isteymen. Yarım kilo avkatlık yag bering. Unyng kilosu kanca?

    Uygur Turkcesi:
    Yakinda bakkal dukini barmu? Bakkalga berip manga nan ekilip biremsiz? Bir kilo seker isteymen. Yerim kilo tamaklik may bering. Uning kilosu kance?

    Kırgız Türkçesi:
    Cakın aynalada dukon barbı? Maga dukondon nan alıp kelesiz bi? Bir kilogram kant beringiz. Carım kilogram margarin bering. Undun kilogrami kanca?

    Kazak Türkçesi:
    Cakın cerde duken bar ma? Magan dukkennen bir nan alıp kekesing be? Bir kilogram kant kerek. Cartı kilogram tamak pisiratın may beringiz. Uning kilogramı kansa aksa?

    Tatar Türkçesi:
    Yakında kibit bar mı? Minga kibitten ipiy ipiy almassız mı? Ber kilo şeker alırga tılım. Yartı kilo usimlik mayi birigiz. Unning kilosi nice sum tura?
#15.04.2013 19:07 0 0 0
  • emegine ve yüregine saglik bu bilgileri payalaşım için tşkler
#15.04.2013 19:56 0 0 0