Sana akıyorum
kaygısızca ve hiçbir şey bunu engelleyemiyor
ve geri çeviremiyor bu akışı.
Çünkü sen her tarafımdasın.
Sağımda, solumda, arkamda, karşımda...
Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam,
ulaşacağım son nokta sensin,
orada yalnızca sen varsın...
Sana akıyorum,
çünkü senin yolunda gidiyorum,
attığın adımları takip ediyorum sorgulamadan.
Önüme çıkan hiçbir ayrım,
hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni.
Yürüyorum peşin sıra,
yürümenin en zor olduğu yol bu olsa bile yürüyorum...
Şikayet de etmiyorum çakılından,
tozundan ve toprağından üstelik.
Sana yaklaşabildiğim her adımda mutlu oluyorum ...
yaklaşmayı başaramasam da
bu umudu yaşamak heyecanlandırıyor beni...
Sana akıyorum,
çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım...
Doğa nasıl ki her canlının
yaşaması için bir düzen kurmuşsa
ve nasıl ki kuralları varsa doğada yaşamanın,
benim var olmamın da,
yaşamamın da kuralı sensin,
senin var olduğun bir düzen içerisinde
ben olabilirim ancak...
Sana akıyorum,
çünkü sesin de, bedenin de, kuşatmış durumda beni...
Sana karşı savunma dahi yapmıyorum
ve böyle bir teslimiyet de rahatsız etmiyor beni...
Yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça,
sesine yüklediğin sırları çözerken,
hep kendimden bir şeyler buluyorum sende...
Sana akıyorum,
çünkü o kadar çok paylaşacak şeyimiz var ki seninle...
Bu güne kadar paylaştığımız her şey,
her an umut veriyor sonrası için bana
ve ben belki de sende bu umudu yaşamayı,
yaşatmayı seviyorum...
Biliyorum ki hayatın bir yerinde
sadece bize özel bir çiçek var,
o çiçeği birlikte bulup,
kokusunu ciğerlerine çektiğimizde
hayata ve birbirimize sımsıkı sarılacağız...
Sana akıyorum,
çünkü bir insanı tutkuyla,
beklentisiz ve delice sevmenin tadını
sende yaşadım ben...
Bunun anlamını senle öğrendim,
bunu senden başkasıyla da yaşayamayacağımı biliyorum...
Sende, seninle yaşamak her an bir şölen tadında
ve ben böylesine keyifli,
böylesine eğlenceli ve hayat dolu bir şöleni
bırakıp gitmek istemiyorum...
Sana akıyorum,
çünkü "hayatın uslanmaz ruhusun" sen
ve ben belki de bu ruha aşığım aslında...
Seninle yenileniyorum,
sadece seni düşünmekle yüreğimde,
beynimde çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa
hepsinden arınıyorum bir anda...
Sana akıyorum,
Bütün coşkum, bütün saflığımla...
Aşka, sevgiye, güzelliğe dair ne varsa
benimle akıyor onlar da sana...
Benim gibi çoşku dolu bir ırmağı da huzurlu,
sakin bir göle çevirecek tek güç sensin...
Ne olur orada kal,
ayrılma seni gönül gözümün görebileceği noktadan...
Sana ulaşamasam bile varlığını hissetmek
ve senin yolunda olmak yetiyor bana...
Hadi bu şiiri okuyunca gel de aşık olma…
Okurken bile insanın aşık olası geliyor.
Her şeyi ile mükemmel bir sunum, tebrikler…
Elleriniz dert görmesin, can-ı gönülden teşekkürler…
Mithat kardeşim,müzik şiirdeki duyguya o kadar güzel yakışmışki beğenip ekleyen yüreğinize sağlık.Çok güzel bir sunum yapmışsınız ama eğer ukalâlık kabul etmezseniz çok da fazla resim kullanmışsınız,şiirdeki ve sunumunuzdaki duyguyu biraz engelliyor desem kırılmazsınız demi bana?Keşke bu kadar çok resim yerine biraz da süs gifi kullansaymışsınız!Hem e-kartlar o zaman duvardaki biblo gibi dururdu hem de sunumunuz rengârenk bir sevda masalı olurdu.
Sunumu hazırlayan ellerinize,burada paylaşmayı size emreden yüreğinize sağlık.Ee ne de olsa yürek emretmeyince ne duygu yaşanıyor ne de eller çalışıyor,sevdayı anlatmaya...
Değerli kardeşim Operatör, harika yorumunuz ve övgünüz beni çok mutlu etti,çok naziksiniz yürekten teşekkürler.
Resimler konusundaki uyarınızı bundan sonraki sunumlarda dikkate almaya çalışacağım.Selam ve sevgiler...