istişare – bir kimseye danışmak – bir kimsenin fikrini almak
Herhangi bir konuda doğruya ulaşmak için bir başkasının görüşüne başvurmaya istişare, toplanıp istişare edilen cemaate de “şura” denmektedir. Kur’an-ı Kerîm Hz. Peygamber’e iş hususunda sahabeyle istişare etmesini emretmekte (Âl-i İmrân, 3/159) ve istişarenin müminlerinde bir niteliği olduğuna dikkat çekmektedir. (Şûrâ, 42/38)
Hz. Peygamber (s.a.s) vahyin indirilmediği durumlarda daima arkadaşları ile istişare yoluna gitmiştir. Ebû Hureyre (r.a.); “Ben, Resulullah’tan daha fazla arkadaşlarıyla meşveret eden birini görmedim.” (Tirmizî, “Cihad”, 35) derken onun istişareye verdiği öneme dikkat çekmektedir. Bedir ve Uhud Gazvelerinde, Hudeybiye’de, Taif Seferinde, ezan konusunda yaptığı istişareler sadece birkaç örnektir.
İstişare, yapılacak işin hayırla neticelenmesine etki edeceğinden danışılacak kişinin, akıl ve tecrübe sahibi, dindar ve faziletli, samimi, sağlam fikirli, keskin görüşlü, insan psikolojisini iyi tahlil edebilme, doğruluk ve güvernirlik gibi değerlere sahip olmasına, kısaca ehil olmasına dikkat edilmelidir.