Çık git artık ey sevgili, çık git dünyamdan...
Sana dair ne varsa al benden ve git ne olursun...
Dayanamıyorum çektiğim bu acılara.
Öyle zor ki seni sensiz yaşamak,
öylesine zor ki senin başkasıyla olduğunu bile bile buna katlanmak..
Kör olsaydı keşke şu gözlerimde, görmeseydim senin o beni yakan bakışlarını..
Sağır olsaydı kulaklarımda, yokluğunda bile sesinle yankılanmasaydı..
Tutmaz olsaydı ellerimde yazamasaydım sana olan sevgimi satırlara.
En önemliside keşke taştan bir kalbim olsaydıda, böylesine sevmeseydim seni.
Yanmasaydı yüreğim, kan ağlamasaydı mutluluğu hakeden şu zavallı gözlerim..
Çivi çiviyi söker metodunumu uyguladın be hey vicdansız? ?
Seni yakanı unutmak için hiç acımadan, gözünü dahi kırpmadan sende benimi yaktın? ?
Hayal kurmamı söyleyende, sonra onları darma duman eden sendin..
Seviyorum ama; biterse diye korkuyorum deyip çekip gidende sendin.
Bu ilişkide bir tek seven kişi vardı oda sadece bendim! !
Olmadımı olmuyor demekki.
Sevmeyi bilmeyen yüreğe sevgi aşılasanda yinede fayda etmiyor.
Şimdi dönüp arkama bakıyorumda, herkes ne kadarda doğru söylüyormuş...
Harbiden '' Değmezmiş''ti sana.
Yazıklar olsun bana ki; görememişim bu gerçeği.
Sanada yazıklar olsun ki; gerçekten haketmemişsin benim qibi seveni..
Şimdi defol qit o lanet olası yalan dünyana.
Çekil git ki; gözüm görmesin seni bir daha, gitt, gitt artık yalvarırım git....
SENİ KALBİME GÖMÜYORUM '' İncittiğin,Kırdığın,Yaraladığın Kalbimin, En Ücra ve Kuytu Köşesine Gömüyorum SENİ...! Ve Üstüne Paslanmış Kırk Kilitli Kapı Kapatıyorum..! Şimdi Kendi Kendine Mahkum Ettiğin Müebbet Duygularınla, Öyle Bir Hayat Yaşa ki;Adımı Her Duyduğunda İçin Titresin... Aklına Her Geldiğimde Senin de Yüreğin Yansın...! Ta ki Ölüm SANA Gelene Kadar... TA Kİ BENDEN HELALLİK İSTEMEYE GELDİĞİN ANA KADAR....
Her kırılan hayalin altında bir yürek ağlar. Güvendiği o insanın gözlerine bakarken son kez, sırf güçlü görünmek adına umursamaz davranır. Aslında kendi içinde öyle bir savaş verir ki, karşısındakinin yüzüne tükürmekle, boynuna sarılıp “pes etme ne olur” demek arasında gidip gelir. Sevgi öfkeye, öfke ise suskunluğa karışır. Ve o büyük aşk terkederken bedeni, yürek yarılır, zaman durur, ve insan sevdiğiyle beraber masum kalan her yanıyla da vedalaşır.
Yıkmak" ne kadar da kolaydır...Kumdan kaleler yaparız, yapması saatler alır ama, bir dokunuşla yıkılır...Sevgi ne zorluklarla inşa edilir, ama bir söz, bir hata yıkar...
Bir tohum, yıllarca bekler büyümek için, ama günün birinde bir ormancı, acımadan o ağacı yıkar...Eğer bir şeyi yıkmak üzere olduğunuzu fark ederseniz, durun ve bir kez daha düşünün: "Buna değer mi gerçekten?"Kaybetikden sonraki,pismanliklar fayda etmez...!!