Son yıllarda çok sıklıkla sorup, cevap aradığımız bir soru. Ülkemizde ekonomi nereye, sağlık nereye, hukuk nereye derken tükenen insanlar, kaybettiklerini fark ettikleri her şeyi demokratik hakları içinde sormaya başladılar. Ve gördük ki böyle bir hakkımız kalmamış. Ne ülkemiz, ne şehrimiz, ne insanımız, ne hayvanımız, ne de yeşilimiz için. Halbuki annelerimiz, babalarımız bize Cumhuriyetin değerlerini benimseterek, ninelerimiz dedelerimiz insani vasıflarımızı pekiştirerek büyüttüler. Biz de çocuklarımızı sevgiyle, ahlaki-insani değerler içinde ve her şeyden önce, insan yetişmeleri gayretiyle büyüttük. Evlenirken babam eşime "Kızımın kursağından bir damla haram geçirme, birbirinizi sevin sayın, tahammül gösterin, dertlerinizi birbirinizle, kazanımlarınızı sevdiklerinizle paylaşın" demişti.
***
Biz ülkemizi insanlarımızı seviyoruz. Kendimizi geliştirip büyütürken yanımızda tüm bu değerlerimizi de taşıdık. Ben değil, "Biz" dedik. Çocuklarımızın üzerine titredik. Her anne baba gibi elimizden geldiğince en iyi şekilde yetiştirmeye çalıştık. Asla ayrıcalık tanımadık tanıttırmadık. Oğlum askere giderken önce Allah'a, sonra al sancağa emanet ettik. Hiçbir ayrıcalık düşünmedik, ricacı olmadık. Ülkesine, insanlarına faydalı, iyi, başarılı bir birey olması için eğitimine, öğrenimine çok önem verdik. Bizi hiç utandırmadı. Babasını örnek aldı. Hedefi dolar, euro olmadı. Türkiye'nin en saygın kurumlarından birinde yükselmek en büyük onuru oldu. Taa ki bizlerin onu donattığı değerler, başka değerlerin dayatmasına uğrayıncaya kadar şikayet etmedi. İşini hayatını onur ve hizmet aşkıyla yaşamaya çalışıyor Ankara'da.
***
Geçtiğimiz cumartesi Kızılay'da elinde sadece bayrağı, göğsünde vatan sevgisiyle binlerce insanımızla beraber dayanışma mitinginde. Ve o anda gördü ki yirmi metre ötesindeki bir polis elindeki gaz fişeği tüfeği ile tam başına nişan almış. Sonrası tanrının lütfu oldu. Muhtemelen başını oynatması ile çenesine ve seken gaz mermisi ile omzuna isabet aldı. Götürüldüğü İbni-Sina hastanesi acilinde yaraları dikiliyor. Kendisiyle, getirenlerle görüntünün tam bir mezbaha gibi olduğunu söyledi. Biz zaten olayların başladığı andan bu yana Halk TV'nin başında tüm oğullarımız, kızlarımız, insanlarımız için izliyor, üzülüyor, ağlıyor, dua ediyoruz.
Tanrının verdiği hayatı almaya çalışanları tanrıya havale ediyorum.
İlahı adalete inanıyorum. Ama dünyadaki adalet için elimden gelen katkıları koymak için 23 yıldır maddi manevi koşturuyorum, babası da öyle bu genlerimizde var. Büyük büyük dedesi Akka'da Napolyon'u yenen Cezzar Ahmet Paşa, baba dedesi Kafkasları ve Ege'yi düşmanlara dar etmiş Binbaşı Sarı Saffet, anne dedesi düşmanı denize dökmüş kolsuz Ahmet Binbaşı (Her ikisi de istiklal madalyalı).
Ve babası bir başka savaşta, bilimde Türk bayrağını onurla dalgalandırdı. Görevi, yaşamı, çocuklarımıza teslim edeceğiz.
Atatürk'ün çizdiği yolda, onun Türkiye'sinde 'Bir Türk dünyaya bedeldir' onurunu yaşayarak. Ve ülkemde de adaletin döndüğünü görerek. Biz hiçbir yere gitmiyoruz. Direnişin ilk gününde sosyal medyada en vurucu söylemlerden den biri "İyi ki alkolü yasakladılar, millet ayıldı!"
PKK teröristlerini başlarındaki APO pisliğini muhatap alıp görüşen onlarla pazarlığa oturan...AMA oturmadan da onlarla görüştüğümüzü söyleyenler yalancı biz o kadar şerefsiz namussuz değiliz diyen bilumum zevat şimdi bunlar çapulcu diyor..
Yüzde 50 yi çıkarmadım daha diyerekde tehdit ediyor utanmadan hemde...sanki bir cumhuriyetin başbakanı degilde kabile başkanı..Cumhurbaşkanınn çabaları açıklamaları biraz nefes aldırsada aglak Bülent arınç iyi polis kötü polisi oynuyor..Özürü kendi dilemiş oluyor başbakan gelmeden..Çatışmayı başlatan her değeri aşağıya çekip akıllarınca milletle alay eden İsrail Amerika kuklalarıdır...
Bu süreçte orataya çıkan bir sonuç da AKP ile PKK arasında kurulan koalisyonu somut bir şekilde göstermiş olmasıdır. Türkiye'nin her yerinde Erdoğan'a karşı gösteriler devam ederken, PKK/BDP'nin etkin olduğu bölgelerde (Tunceli hariç, özel konuma sahip), hiçbir gösteri, yürüyüş, olay olmamıştır. PKK/BDP, Öcalan ile Erdoğan arasında sürdürülen müzakere-mütareke-kirli barış sürecinin aksamaması için azami itina göstermişlerdir.
Ümit Özdag...
Bu yorum olayların ne kadar önemli oldgunn göstergesidir...
Önceden bu hakların fazlasıyla vardı da , şimdi elinden mi alındı ? yoksa bu hakları daha önce rüyanda göremezken şimdi bu hakları buldun diye biyerin mi kalktı?
Geçtiğimiz cumartesi Kızılay'da elinde sadece bayrağı, göğsünde vatan sevgisiyle binlerce insanımızla beraber dayanışma mitinginde.
gerçekten de elinde türk bayrağı olan vatan sever insanlar(!) Elinde türk bayrağı var da , ne için almış eline? O bayrağın sapı , onların.....
Görüntülerin ortaya çıkmasından bir süre sonra çılgına dönen bazı kesimler olayı manipüle etmek için türlü yalanlara başvurdu. Önce görüntülerin 2010 yılındaki bir eyleme ait olduğu iddia edildi ardından TRT başta olmak üzere yayını yapan medya gruplarına yönelik saldırılar yapıldı. Ancak haber servis eden TRT bugün yayınladığı o görüntülerin daha uzun versiyonunu yayınladı.
Yer: Ankara Meşrutiyet Caddesi
Tarih: 31 Mayıs 2013
Saat: 21:41-21:47 arası
Bütün bunlar parayla satın alınmış, tek dertleri Allah inancı olan bir insana karşı . İmansızların tek derdi, Allahını bilen bir başbakan. İncicik salağı gibi bu sevdada olan herkes hasedinden çatlayacak. birşey yapamayacakları gibi , her gün rezilliklerine bakıp utanacaklar. tabi utanacak surat varsa. suratsız yaratıklar.
O bayrağa uzanan eller kökünden kırılır. Onu destekleyenleride Allah bildiği gibi yapsın inşaallah. bu arada ALLAH kimdir ? bunu cevaplayabilirseeennn eyvallah İnanmadığınız birşeyi de açıklamak biraz zor oalcak.