gezi parkı olayları - gezi parkı neden pis kokuyor - gezi parkı olayları hakkında - gezi parkı temizlenecek mi
Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı'ndaki kokuya ilişkin sözleri yeni bir tartışmanın da kapısını araladı.
Dün gece Hasan Kaçan'ın "Park idrar kokuyor" denmesi, bugün de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Gezi Parkı'nı sidik götürüyor" demesi sosyal medya üzerinden yeni bir tartışmanın da alevlenmesine neden oldu.
ERDOĞAN "SİDİK GÖTÜRÜYOR" DEDİ
Erdoğan, "Gezi Parkı'nı şu an sidik götürüyor. Affedersiniz büyük abdestini oraya yapanlar da var. Biz bunların hepsini tespit ettik." dedi.
SARIGÜL TUVALET GETİRDİ AMA..
Bu sözler üzerine Gezi Parkı'ndaki tuvalet sorunu yeniden konuşulmaya başladı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Gezi Parkı'nın arka tarafında kalan bölgeye seyyar tuvaletler kurdurdu. Bu tuvaletler, Taksim'deki eylemci sayısına oranla ihtiyacı karşılayamaya yetmeyince eylemin ilerleyen günlerinde etrafta pis kokular oluşması kaçınılmazdı.
SOSYAL MEDYADA İLGİNÇ YORUMLAR
Başbakan Erdoğan'ın da iki kez konuyu gündeme getirmesiyle sosyal medyadan ilginç yorumlar gelmeye başladı. Twitter kullanıcılarından bazıları Erdoğan'a bu sözleri yüzünden tepki gösterirken bazıları da geçtiğimiz yıl Sivas'ta çekilen bir video üzerine komik yorumlar yapmaya başladı.
"NEREYE SI...CAĞIZ İSYANI"
Sivas'ta eski sanayi bölgesinde yapılması öngörülen yıkıma tuvaletlerden başlanmasına bölge esnafının tepkisi, çekilen bir video ile internette paylaşılmıştı. Belediye başkanına, "Biz şimdi nereye sıçacağız" diye tepki gösteren esnaf, izlerken güldürmüştü.
Kaynak
not : hani bu temizlik yapan eylemciler vardı ya şimdide temizlesinler bu parkı
ama yapmazlar neden biliyor musunuz çünkü onlar temizlik cezası ile serbest bırakılan eylemcilerdi
ve ne ankara kızılayda ne taksim meydanı bu olaylar bitmediği sürece temizlenecek kendi pisliklerinde boğulacaklar bu gidişle
Mustafa MutluNe Gezi Parkı'ymış be arkadaş! Devletin TOMA'ları, biber gazları teslim alamadı; şimdi de "b.k edebiyatı"na sığınmaya başladılar...
Bu sözcüğü kullandığım için özür dilerim; ama suç benim değil.
Önceki gün Necati Şaşmaz isimli komedyen (öyle değil miydi yoksa?) ile birlikte Başbakan'ı ziyaret eden Hasan Kaçan isimli "her şeyi kapan adam" kameraların karşısına çıktı ve aynen şunları söyledi:
"Kasımpaşalıyım ve 51 yıldır Gezi Parkı'na giderim. Son 15 gündür gitmedim, orada olanları görmedim ama orası artık tuvalet gibi kokuyor. Çocuklar banyo yapamıyor. Her yer pislik içinde... Direnişçi kardeşlerimden rica ediyorum; bir an önce terk etsinler orayı... Çünkü çok fena kokuyor!"
Hem on beş gündür gidip görmediğini söylüyor; hem de oradaki kokuyu sanki burnuyla koklamış gibi anlatıyor!
Onun bu sözleri Başbakan'a da esin kaynağı oldu... O da dün yaptığı konuşmada aynen şunları söyledi:
Hem de son on beş gündür falan değil; belki 1977'den beri gitmedi o parka!
Onu en son orada görenler, "Akıncı Gençler"le birlikte 1976'da, o günlerde Park'ın girişinde yer alan İnönü Heykeli'ni taşladığını söyleyenler!
Peki; o nereden biliyor, gidip görmediği parkta kimin nereye işediğini veya büyük abdestini yaptığını?
Asla öyle bir şey yok!
Onlar gitmedi ama ben son on beş günün on ikisini Taksim'de ve Gezi'de geçirdim. Doğal olarak herkes gibi ben de sıkıştım. Herkes gibi ben de parkın Ceylan Otel'in yanındaki bölümünde yer alan umumi tuvaleti kullandım. Bir kişinin bile parkın içine ne işediğini, ne de büyük abdestini yaptığını gördüm!
Umumi tuvaleti kullanmak istemeyenler; çevredeki otellere, kafelere, lokantalara gitti.
Kısacası Gezi için her şey dersiniz; ama asla "Pis, b.k kokuyor" diyemezsiniz... Çünkü o çocuklar, tam on beş gündür her sabah, evlerini temizler gibi temizliyorlar o parkı...
Çöpleri topluyorlar, çiçek ve fidan dikiyorlar...
Bunu söyleyenleri Allah'a havale edeceğim; ancak...
gezi parkının dışına çıksanız biraz...baksanız bir; taksim direnişi adını verip kutsadığınız işinize geldiği zaman 3-5 masum ağaca indirgeyip işinize geldiği zaman başbakanı asmaya varan muhalif söyleminizin manivelasının hangi ellerde olduğuna..yapılan eylemi postmodern direniş diye kutsayan kalemlerin kahpeliğini ve slogan üretme çabasını hissetseniz.. düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla halk haraketi kardeşliği yaptığınız kitledeki dejenerasyonudamı göremediniz...hiçbir siyasi düşünceye ait değiliz kendi kişisel devrimimizi yapıyoruz deyip ufo gören masum köylüyü oynayan arkadaş gezi parkından devrim devşirirken kendine kaç köy devirdiğini saydımı acaba...kendince devleti hizaya getirmeye çalışanların kurnazlığınımı göremiyoruz taksimde...biz hiçbir siyasi düşünceye ait değiliz diyerek öyle olunmuyor bunun aidiyeti dolaylı dolaysız hizmet edilen odaklaradır tabiiki ama neye hizmet edildiğini kronikleşmiş başbakan ve hükümet düşmanlığından uyanarak bir anlamak gerekmezmi..dün akşam itibariyle ab parlementosuyla hangi aynı fikirde buluştuğunuzudamı görmüyorsunuz halen halk hareketinizin hem milli hemde içsel bir isyan durumu olduğunamı inanıyorsunuz...olayların başındaki twetter kumpanyasıdamı farkedilmiyor...yada yabancı medyadaki dezenformasyondamı bir fikir uyandırmadı yoksa olaylar çıkmadan çok önce olay bölgelerinde konuşlanmış olmalarıdamı küçücük bir şüphe uyandırmıyor bu kanalların...bunlardan bir tanesini bile düşünmüyorsanız tabiiki taksim sizin için;içinde kelebeklerin uçuştuğu çiçeklerle dolu bir bahçe gibi kokar...