Sen Gelmez Oldun

Son güncelleme:
  • nar kalpler yazıları - daıdo yazıları - hasretlik konulu yazılar
    Sen gittiğinden beri değişen pek bir şey yok, bildiğin rutinlere devam, düşünüyorum seni şaşırtacak bir şey gelmiyor aklıma. Bu sene seni ziyarete gelmiyoruz ama unuttuğumuzdan değil. Biliyorum sevmezdin sen de böyle tarih fetişizmlerini. Ne oluyor sanki git bir mezar taşının başında dur. Sen orda değilsin ki artık. Acaba görüyor musun ki bizi? Sanmıyorum ama görüyorsan güldüğün de oluyordur, üzüldüğün de.

    Zaman zaman seni anıyoruz. Okuduğun şiirler, anlattığın fıkralar, ya TV ya da bilgisayar ekranına bakmadan duramaman, kitapların, filmlerin, yemek yiyişin... Ne bileyim işte aklımıza seninle ilgili gelen her şeyden konuşuyoruz. Geçenlerde nette gezerken resmin çıktı karşıma, hani o gülümseyen resmin. Öyle birden bire karşımda seni görünce... Merak etme ağlamadım. Ben sen gittiğinden beri ağlamadım zaten. Bir şey söyleyeceğim ama öyle hemen kızıp "sen bari yapma" deme, telefonun kayıtlı hala telefonumda silemedim, söz bir gün sileceğim; bilirim, bu kadar kredim de vardır benim sende. Aslında bir şey daha var ama... Hani "Sen Gelmez Oldun" diyen şarkı var ya, ne zaman duysam burnumun direği sızlıyor. Eee bunu da çok görme artık bana.

    Seninki dahil bütün çocuklar büyüdü. Haa bak az daha unutuyordum, ekibe 2 yeni üye daha katıldı, henüz üç yaşında bıcırıklar, Defne ve Demir. İnanabiliyor musun, benim kız bu sene ilkokula başlıyor, senin oğlan da ana sınıfına, ikisi aynı okula gidecekler. Ben artık senin öldüğüne üzülmüyorum da şu çocukların büyüyüşlerini kaçırdın ya... Neyse, oğlun çok zeki zehir gibi ama kök söktürüyor hepimize yaramazlıkta.

    Masanın üstünde gümüş tespihin duruyor, hiç yanımdan ayırmıyorum onu, bana hem seni hem de her an ve hiç de beklenmedik bir şekilde bu dünyadan çekip gidebileceğimizi hatırlatıyor, tıpkı senin yaptığın gibi. Ne zaman dibe vursam sana koşardım; şimdi tespihi elime alıp çekiyorum, beni rahatlatıyor.

    Yanlış anlama hep dip durumda değiliz, yine bir araya geliyor bizim ekip, o şamatalı sofralar kuruluyor, çatlayana kadar yiyip içiyor, gülüşüp eğleniliyoruz. Masada bir sen yoksun bir de avcı böreği. Sen gittiğinden beri Nazo avcı böreği yapmıyor. "Elim ermiyor" diyor.

    Evet, kimimizin eli kimimizin aklı ermiyor ama bugün ölümünün beşinci yılı.
    Gidişinle bıraktığın boşluk dolmadı. Dolsun diye uğraşan da, yokluğuna alışan da yok. Yaptığımız senin de isteyeceğin gibi "hayatımıza devam etmek." Bizimle birlikte sen de devam etseydin çok iyi olacaktı ama olmadı. Hava hiç sevmediğin kadar sıcak, en azından serin bir yerde olduğunu düşünüp teselli buluyoruz...

    Sevgiyle...

    DAIDO
0 0 0