ardıç kuşlarının beslenmesi - ardıç kuşlarında üreme - ardıç kuşlarının korunmasıÖter ardıç kuşu hepçildir. Solucanlar ve salyangozlar başta olmak üzere omurgasızları ve yumuşak meyveleri yerler. Akrabası olan karatavuk gibi avını görerek bulur.Yerde koş ve dur şeklinde bir avlanma tekniğine sahiptir. Yerdeki yapraklar arasını karıştırarak besin arar.
Kuraklık ve diğer kötü hava koşulları başka bir besin bulmasını zorlaştırdığında en önemli besini salyangozlardır. Öter ardıç kuşu bir taşı "örs" gibi kullanarak salyangozların kabuğunu kırarak yumuşak dokuyu ortaya çıkarır ve yemeden önce yere sürer.Genç kuşlar salyangoz kabuklarını taşa vurmayı öğrenene kadar avlarıyla oynar ve gagalarlar.Yeni yumurtadan çıkan kuşlar asıl olarak solucanlar, salyangozlar ve böcekler gibi hayvansal besinlerle beslenirler.
Üreme
Dişi öter ardıç kuşu çalılıklarda, ağaçlarda ya da Hebridler alt türünde görüldüğü üzere yerde kase şeklinde, çamur ve kuru ot ile sıvanmış bir yuva yapar. Parlak mavi ve siyah ya da mor benekli dört ila beş yumurta yumurtlar.Yumurtalar genellikle 2.0 ila 2.7 cm büyüklüğünde ve 6 g ağırlığındadır ve ağırlığının %6'sı kabuktan oluşur.Kuluçkaya dişi kuş tek başına 10 ila 17 gün boyunca yatar ve yavrular yumurtadan çıktıktan sonra yine 10 ila 17 gün arasında palazlanır. Yıl içinde iki ila üç kere yavrulama normaldir ancak yaşam bölgelerinin kuzeyinde yılda bir kere yavrulanır.Britanya adalarında yavru kuşların yaşamda kalma yüzdesi %54.6 iken erişkin kuşlar için %62.2 dir.
Tipik yaşam süresi üç yıldır ancak en uzun yaşam süresi olarak 10 yıl 8 ay kaydedilmiştir.Öter ardıç kuşu yuvalarına bayağı guguk gibi gugukgillerden kuşlar yumurtalarını bırakırlar ancak kendi yumurtalarına benzemeyen bu yumurtalar öter ardıç kuşu tarafından tanındığı için bu durum çok sık görülmez.Yine de karatavuklar tarafından erişkin guguk kuşuna karşı gösterilen saldırgan tavır öter ardıç kuşu tarafından gösterilmez. Yeni Zelanda'ya yerleştirilen kuşlar, burada guguk kuşu olmamasına rağmen, geçen 130 yıldan fazla sürede kendi yumurtalarına benzemeyen bu yumurtaları tanıma ve reddetme yetisini kaybetmemiştir.
Erişkin kuşlar kediler, kukumavlar ve atmacalar tarafından avlanabilir. Yumurtalar ve yavrular ise saksağanlar, alakargalar ve boz sincaplar tarafından avlanır. Diğer ötücü kuşlarda olduğu gibi parazitlere sıkça rastlanır. Kan parazitleri üzerine yapılan bir Rus araştırması tüm tarla ardıç kuşları, kızıl ardıç kuşları ve öter ardıç kuşlarının örneklerinin özellikle Haemoproteus and Trypanosoma gibi parazitleri barındırdıklarını göstermiştir.Ixodes cinsi kenelerde yaygın olarak görülür ve bu keneler Orta ve Doğu Avrupa ile Rusya'da ormanlık alanlarda kene ile taşınan ensefalit gibi patojenleri taşıyabilir.Yaygın olarak Borrelia bakterisi de görülür.Borrelia bakterisinin bazı türleri Lyme hastalığına neden olur ve öter ardıç kuşu gibi yerden beslenen kuşlar bu hastalık için kaynak oluşturabilir.
Korunma durumu
Öter ardıç kuşu yaklaşık 10 milyon kilometrekare olarak tahmin edilen geniş bir alana yayılmıştır ve yalnızca Avrupa'da 40 ila 71 milyon arası olan büyük bir populasyona sahiptir.
Batı Palearktik bölgede populasyonun azaldığına dair veriler mevcuttur ancak küresel korunma gerektirecek olan eşik seviyesinin altındadır ve IUCN Kırmızı Listesi bu türü "Asgari Endişe" altında sınıflandırır.Büyük Britanya ve Hollanda'da populasyonda %50'nin üzerinde bir azalma olmasından ötürü öter ardıç kuşu bölgesel kırmızı listeye konulmuştur.Tarım alanlarında 1970'lerden beri kaydedilen %73'lük populasyon azalmasının son yıllarda değişen tarım uygulamaları olduğuna inanılmaktadır.
Ardıç kuşları 12.000 yıldan beridir yenmek üzere avlanmaktadır ve buna ait kaynaklardan en eskisi Odysseia'dır.Akdeniz civarında günümüzde de avlanmaktadır ancak bu türün nüfusunun azalmasında önemli bir faktör olarak görülmemektedir. İspanya'da bu tür göç ederken, Avrupa Birliği tarafından yasaklanmış bir yöntem olsa da ökse kullanılarak avlanmaktadır. Bu yönteme Valencia'da müsamaha gösterilmektedir.2003 ve 2004 yıllarında Avrupa Birliği bu yöntemin Valencia bölgesinde kullanılmasını engellemeye çalışmıştır ancak başarılı olamamıştır.En azından 19. yüzyıla kadar öter ardıç kuşu şakrak sesi yüzünden evlerde kafeste beslenmekteydi.Avcılıkta olduğu gibi ev hayvanı olarak doğadan alınan kuşların nüfusun azalmasına etkisi hakkında yeterli kanıt bulunmamaktadır.