Derleme Özlü Sözler - 3

Son güncelleme:
  • özlü sözler - derleme sözler - A dan Z ye güzel sözler - alfabetik özlü sözlerla ile başa çıkmak, katille, hırsızla başa çıkmaktan daha zordur.
    lahanalarını yıkarken,yanından geçen Aristippos’a “Lahana ile yaşamayı bilseydin,bir zalima dalkavukluk etmezdin.”diye cevap vermiş.Bakın akıl ayrı ayrı görüşleri insana nasıl kabul ettiriyor.İki kulplu bir çömlek,ister sağından tut,ister solundan.
    lalığın sersemliği her zaman zeki kimselere bileytaşı hizmeti görür
    ler her şeyini feda eder , ama istiklalini asla.
    Leyla'nın güzelliğine ancak Mecnun gözüyle bakmalısın ki onu seyretmenin sırrı sana da görünsün.
    lidere saygı duymak saygı duymak iyidir. Onu gözetleyip ondan bir şeyler öğrenin ama ona tapmayın. Ondan daha olabileğinizi inanın. Ondan daha ileri gidebileceğinize inanın.
    Lütfettiğin adamın efendisisin, lütfunu gördüğün adamın kölesisin. Lütfunu beklemediğin adama müsavisin. Çare göstermeyen münekkidin tenkide hakkı yoktur.
    Lütuf çoğalırsa değeri azalır.
    M.Ö. VI. Yüz yılda İonia’da başlayan eleştirel tutum,”Varolanlar üzerine yöntemli bir düşünme” olan felsefeye yol açmış.
    Mabet i can verilir; taşları i değil.
    Madde bilincin dışında ve bilinçten bağımsız bir gerçeklikolarak vardır.Maddenin var oluş biçimi de harekettir.
    Madde,kendi başına düzensiz ve çirkindir;ona biçim vermek suretiyle güzellik kazandıran idea’dır.
    Maddenin dışında, herşey müziktir Tanrı bile sesli bir halüsinasyondan başka şey değildir.
    Maddenin sınırlarında yaşarsanız dünyanız ellerinizin ulaşabileceği yere kadar uzanabilir. Ruhunuzun enginliğinde yaşarsanız Muhammed En büyük başarıları ateşleyenler, kendilerinden önce gelen büyük başarısızlıklardır.
    Maddi hayata meyledenler i hayat deniz suyu içmeye benzer, içtikçe susarlar, susadıkça içerler.
    Madem ki alışkanlıklar, hayatımızın en ileri gelen hakimleridir, öyleyse ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyız.
    Madem ki bu zenginlikler senin, neden öteki dünyaya götürmüyorsun?
    Madem ki kaptanın Nuh'tur, tufandan gam yeme.
    Madem ki kaptanın Nuh'tur, tufandan gam yeme.
    Kimse karıncalardan iyi vaaz veremez. Karıncalar bir şey söylemezler de ondan.
    Mademki alışkanlıklar,hayatımızın en ileri gelen hakimleridir,öyleyse ne yapıp edip iyi birini edinmeye çalışmalıyız.
    Mademki ölümün ününe geçilemez, ne zaman gelirse gelsin. 'e Otuz Zalimler seni ölüme mahkum ettiler, dedikleri zaman Doğa da onları! demiş.Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne lalık! Nasıl doğuşumuz bizim i her şeyin doğuşu olduysa, ölümümüz de her şeyin ölümü olacak. Öyle ise, yüz yıl daha yaşamayacağız diye ağlamak, yüz yıl önce yaşamadığımıza ağlamak kadar deliliktir. Ölüm başka bir hayatın kaynağıdır. Bu hayata gelirken de ağladık, eziyet çektik; bu hayata da eski şeklimizden soyunarak girdik
    Mal kaybeden bir şey kaybetmiştir.Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.
    Manalı, manasız kıskançlık olmasaydı, sevmekte hiç ıstırap bulunmazdı.
    Mantıkta hiç bir şey olumsal değildir Şey işlerin durumunda bulunabilirse, işlerin durumunun olanağı şeyde önceden yargılanmış olmalıdır.
    Masumu ezen hakim, kendini mahkum eder.
    Materyalist dünyada sıkışıp kalmış insan mutsuzdur; dengeleyemezse iden gelenleri ve karşısında var olan zıtlığı. Bu ikilik ide gidip gelir ömrü boyunca, çıkamaz.
    Memleketler kılıçla alınır, lakin adaletle muhafaza edilir.
    Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler.
    Memurlar hiç başaramazlar. Çünkü onlar kağıtlar, belgeler, dilekçeler arasında sıkışıp kalmışlar ve dünyanın gerçeklerini unutmuşlardır.
    Menfaat her türlü dili konuşur, her kılığa girer, hatta menfaatlere karsı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir.
    Menfaat her türlü dili konuşur, her kılığa girer,hatta menfaatlere karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir.
    Merhamet sevgiye yakınsa, minnet onun aksine yakındır.
    Mert olmayan bir insanla işe başlamak,sonu gelmeyecek, ya da sonu kötü bitecek bir yola çıkmak demektir
    Metodu olan topal, metodsuz kosandan daha çabuk ilerler.
    Mevki insanın ya iyiliğini ya kötülüğünü meydana çıkarır.
    Meydan boş olunca, geçen bir köpek bile büyük etki yapar.
    Mezar, sonsuzluğun kapısıdır.
    Mezarlık ölülerin, toprağa karışmadan önce adlarını, kimliklerini toprak üstünde bıraktıkları yerdir.
    Mide, öğüt dinlemez.
    Milletler parasızlıktan değil ahlaksızlıktan çökerler.
    Milletlerin zenginliği, ipek, pamuk, altın değil insandır.
    Milyoner kasasını, hırsız mahzenini, feylesof kitabını ve aşık kalbini aynı heyecan ve korkuyla açarlar
    Minnet duyanın hıncı, susan bir canavardır.
    Minnettarlıktan daha çabuk unutulan bir şey var mıdır?
    Misafir misafiri istemez; ev sahibi hiçbirini istemez.
    Moda kadınlara benzer, onun da havası vardır.
    Moda öyle dayanılmaz, öyle çirkin bir şey ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırız.
    Modadan ayrılmayan bir kadın, kendine aşık olmuş bir kadındır.
    Motivasyon düşünceden doğar. Gösterdiğiniz her davranışın öncesinde, o davranışı esinlendiren bir düşünce vardır
    Mucize, enerjinizi korkularınıza degil rüyalarınıza verdiginiz zaman baslar.
    Muhabbet gönül humması demektir.
    Mukayese olmayan yerde haset olmaz.
    Mutlaka unutmamamız ve olması gereken, düsüncemizin kaynagının sevgi olmasıdır. Düsüncenin temelindeki sevgi bizi; dogruya, güzellige, dolayısı ile özgürlügümüze götürür.
    Mutlu insanlar hedeflerine daha hızlı uçarlar.
    Mutlu olduğumuz i şarkı söylemeyiz,şarkı söylediğimiz i mutlu oluruz
    Mutlu olduğunuz zaman, size bu mutluluğu veren faziletleri sonradan kaybetmeyiniz!
    Mutlu ve hevesli bir insan olmak üzerine dikkatinizi toplayın; fazla bir zaman geçmeden öyle olduğunuzu göreceksiniz.
    Mutlu ya da mutsuz olmanız küçük bir şeye bağlıdır. Düşünce biçiminize.
    Mutlulugu tatmanın tek çaresi, onu paylasmaktır.
    Mutluluğu kendimizde bulmak zor, başka bir yerde ise olanaksızdır.
    Mutluluk başarıya, başarı ise zamanı değerlendirmeye bağlıdır.
    Mutluluk bir tercihtir.
    Mutluluk gerçek güzelliklerin ide doğanların değil, çirkinliklerin bile güzel yanlarını keşfedebilecek kadar güzellik kaşifi olanlarındır.
    Mutluluk haz aramaktan başka bir şey değildir.
    Mutluluk özlemiyle dolup taşar insanın içi ama yine de insan ele geçireceği mutluluğa uzun süre katlanamaz.
    Mutluluk varacağımız bir istasyon değil,bir yolculuk şeklidir.
    Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.
    Mutluluk, maddi sevinçlerden oluşsaydı, çayıra kavuşan öküzleri mutlu saymamız gerekirdi.
    Mutluluk, paylaşılmak için yaratılmıştır.
    Mutluluk, sağlamlığı yaratır
    Mutluluk, sorunsuz bir yaşam değil, sorunlarla başa çıkabilme yeteneği demektir.
    Mutsuz insan, başkasının ıstırabıyla rahat eden kimsedir.
    muzaffer olabilmesi i biricik şart, iyi insanların hiç bir şey yapmamasıdır.
    Mücadele,büyüyüp gelişmenin yasasıdır.
    Mükemmel insan yoktur, eğer isteklerimizden vazgeçebilir. Hatalarımızı kabullenir ve insanlara yaklaşırsak belki mükemmele de yaklaşırız.
    Mükemmellik insana asla lutfedilmez. O çalısmanın ödülüdür.
    Mülkiyet hakkı çalışma ile sınırlıdır.Mülkiyet hakkı,mülkün kullanıp değerlendirilmediğiyerde biter.Örneğin,işlenmeden boş bırakılan topraklar üzerinde mülkiyet hakkı kalkar.
    Mümin günah işlemesydi, göklerin gizliliklerinde seyrederdi. Fakat Allah Teâlâ günahı sebebiyle onu bundan alıkoydu.
    Mümkünse herkesten daha akıllı ol, ama sakın bunu onlara söyleme.
    Münakaşada zafer mağlup olanındır, yenilmek zenginleşmektir.
    Mütevazi ,kaprissiz,kendi halinde bir çiçek. Zarif üstelik de dikensiz. İşte hatası!.....
    Müzigi notaların arasındaki sessizlik yaratır.
    Müzik insanların evrensel dilidir.
    Müzik, erkeklerin kalbinden ateşler çıkarmalı, kadınların gözlerinden yaşlar akıtmalıdır.
    Müzik, kalbin dili, aşkın dili, Tanrı'nın dilidir.
    Namus falan ya da filan giysinin altında ne kaybolur ne de kazanılır.
    Namuslu adam erken evlenir, akıllı adam hiç evlenmez.
    Namuslu bir adam, Tanrı’nın en soylu eseridir.
    Namuslu birisini aldatmak kadar kolay bir şey yoktur.
    Namuslu davranmak en iyi siyasettir.
    Namussuz kişilerin ortasında tam anlamıyla namuslu olmak isteyen bir
    adam, er geç mahvolmaktan kurtulamaz.
    Namussuzca bir düzenle edinilen mal elde kalmaz.
    Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.
    Nankörlük, zayıf insanların işidir,kudretli insanlar ide asla nankör olana rastlamadım.
    Nasıl düşünmeye devam ederseniz öyle düşünmeye alışırsınız.
    Nasıl gerçek ahlak sahipleri ahlaka fazla aldırmazlarsa, gerçek belagat da iyi konuşmaya aldırmaz.
    Nasıl güneş batmadan akşam olmazsa; basının elinden özgürlüğü alınmadan da diktatörlük olmaz.
    Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa ,kalp sayısı kadar da aşk çeşidi vardır.
    Nasıl ki matematik,fiziğin aracı ve yöntemi ise,Mantık da felsefenin bir aracı ve yöntemidir.
    Nasıl olsa başarısız olacağım düşüncesi karşılaştığımız problemlerde gereken çabayı göstermemizi engelliyor.Kendimizibeceriksiz birisi olarak düşünmeyelim ve suçlamayalım.Bu türden bir suçlamayı başkalarının bize yapmasına da izin vermeyelim
    Nasıl olur da deniz köpeğin ağzından pislenir,nasıl olur da güneş üflemekle söner ?
    Nasıl yanıtlar ki sorunu, bu yolda hep kaybolan?
    Nasıl yapacağınızı bilirseniz, yediğiniz darbeleri vurduğunuz darbelere dönüştürebilirsiniz.
    Nasihat etmek kolay örnek olmak zordur.
    Nasihat geçer akçelerin en küçüğüdür.
    Ne başarırsanız başarın, size yardım eden biri mutlaka vardır
    Ne dinlemesini ne de konuşmasını bilmeyen kişilerin sağırdan farkları yoktur.Onlar işittikleri halde anlayışsızdırlar,bu nedenle de sağıra benzerler.Bakmak ve dinlemek gereklidir.İnsan evrenin sesine kulak vermeli,yalnız dinlemek yetmeyeceğinden,işittiğinide anlamalıdır.Ruhları ham yani anlayışsız olan insanlar i gözler ve kulaklar sadece kötütanıktır.
    Ne dostuna iyi, ne düşmanına kötü de.
    Ne düşünürsek oyuz. Biz herneysek düşüncelerimizden doğar. Düşüncelerimizle biz dünyamızı yaparız.
    Ne fakirlikten,ne sürgünden,ne zindandan,ne ölümden korkmalıdır;fakat korkudan korkmalıdır.
    Ne gizli,ne de başkalarının yanında utanacak bir şey yapma.
    Ne güzel bir ceza evi vardır ne de çirkin bir aşk.
    Ne ile yaralandık ise, onunla tedavi olmalıyız.
    Ne istediğinizi bilerek istemeye devam ettiğiniz sürece kaderiniz de size vermeye devam edecektir.
    Ne kadar arzularsanız o kadar enerjiyi, o kadar gücü, o kadar emeği amacınız uğrunda feda etmeye hazır olursunuz.
    Ne kadar az yüksekten uçarsan, düstügün zaman o kadar az incinirsin.
    Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin Karşındakinin anlayabildiği kadardır
    Ne kadar büyük değerde olursa olsun, insanların kendiliklerinden boyun eğmek isteyecekleri bir kimseye bugüne dek rastlanmamıştır.
    Ne kadar çok çalışırsan o kadar çok mutlu olursun.
    Ne kadar çok insanla tanışırsam, köpeğimi o kadar, daha çok seviyorum. Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım demiş. Havlayan köpek ısırmaz. Sürüden ayrılan koyunu, kurt kapar. Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkartır. Su içerken yılan bile dokunmaz. Kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olur.Okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır.
    Ne kadar çok sevdiğini söyleyebilmek çok az sevmektir.
    Ne kadar güçlü olacağınızı ne kadar şiddetli istediğiniz belirler.
    Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç.
    Ne kadar ince kesersen kes, kestiginin her zaman iki yüzü vardır.
    Ne kadar kötü yaparsanız yapın, vazgeçmediğiniz sürece en iyisini yapmayı mutlaka öğreneceksiniz.
    Ne kadar mutlu olmaya karar vermisseniz o kadar mutlu olursunuz.
    Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.
    Ne kadar yaşarsanız yaşayın, ilk 20 yıl ömrünüzün en uzun yarısıdır.
    Ne kadar yetenekli olursanız olun, istemediğiniz kadar yükseğe çıkamazsınız.
    Ne kadar yüksek isterseniz, yükseğe o kadar yakın olacaksınız.
    Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, ne de arslan pençesinin ve kuvvetinin oruyla karın doyurur.
    Ne kimseden borç al, ne kimseye borç ver.çünkü ödünç para veren , çok kere , hem parasından olur, hem dostundan.
    Ne kötü ot vardır, ne de kötü adam, yalnız kötü çiftçi vardır.
    Ne mutlu aktörlere Sorumluluk yüklenmeden şeref kazanıyorlar.
    Ne olacağımızı değil, ne olduğumuzu biliriz.
    Ne öğüt verirsen ver, yalnız kısa olsun.
    Ne sal iledir, ne mal iledir, Beyim ululuk kemal iledir. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Görünür rütbei aklı, eserinde.
    Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, ni söyledim diye sonunda pisman olmaktan iyidir!
    Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez...
    Ne yaparsanız yapın onun sanatçısı olun. Sokak süpürgecisi de olsanız,onun Picasso’su olun
    Ne yazık ki, vucüdun çökmesi zekanın olgunluk zamanına rastlar.
    Ne zaman insanlar benimle aynı fikirde olsa, hatalı oldugumu düsünürüm.
    Neden hissetme biçimin bir başkasının kafasındaki düşüncelere bağlı olsun.
    Neden'i olan Nasıl'a katlanır.
    Nedensellik,alışma ve inanmaya bağlıdır.
    Nefret kişiye, ayağını denk almayı unutturur.
    Nefsine hakim olmayan, hiçbir şeye hakim olamaz
    Nefsinin ögretmeni, vicdanının ögrencisi ol!
    Nekadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.
    Neleri bilmediğini bilen çoktur, güçlük, neleri hiçbir zaman bilemeyeceğini bilmektir.
    Nemiz varsa, bagımsız bir devlet kurmussak, hür vatandas olmussak, serefli insanlar gibi dolasıyorsak, yurdumuzu batının, vicdanımızı ve kafamızı dogunun pençesinden kurtarmıssak, su denizler bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bagrının sıcagını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak hepsini, herseyi 30 Agustos Zaferine borçluyuz.
    Nerede yumuşak huylu insanlar varsa orada ticaret vardır. Nerede ticaret varsa orada insanlar yumuşak huylu olurlar.
    Nereye gittiğini bilen insana yol vermek i,dünya durup kenara çekilir ve ona yol verir.
    Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.
    ________________________________________Nesne yalındır.
    Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Buna göre bileşik olamazlar.
    Nesneler imgede imgenin öğelerine karşılık düşer.
    Neşe uykuya benzer, eğer kendiliğinden gelmezse zorla getirilmesi yorucu olur.
    Neşe, hayatın en büyük amacıdır.
    Neşeli olduğunuz zaman vücut kimyanız değişir; böylece motivasyonunuz da artar ve enerjinizde yeni sıçramalar olur.
    Neyi arzuluyorsanız,bütün dikkatinizi onun üzerinde yoğunlaştırın; eninde sonunda gerçekleştiğini göreceksiniz.
    Neyi başaracağınız, neyi, nasıl ve ne kadar istediğinize bağlıdır.
    Neysen onu değil, ne olabileceğini sev.
    Nezaket hiçten gelir ; ama her şeyi satın alır.
    Nice inanılmaz yeteneklere sahip insan cesaretsizliği yüzünden keşfedilememiştir.
    Nice yürük atlar yollarda kalmışken, topal eşek sağ salim konağa ulaşır.
    Niçin bir erkeğe psikanaliz yapmak bir kadına yapmaktan daha kolaydır? Çünkü çocukluğa geri dönmeleri hiç zaman almaz. Zaten hep oradadırlar.
    Nisan ve Mayıs ayının Çiğ'i, Ağustos'un ve sonbaharın güzel geçeceğini gösterir.
    Nisan yagmuru Mayıs çiçegi getirir.
    Nokta, tüm çizgilerin esasıdır.
    nsanın tek düşmanı kendisidir; onu da cesaretiyle yenebilir.
    Nükte, konuşmanın yemeği değil, tuzudur.
    o bir zamanlar – okey taşı veya iskambil kağıdı yerine bir elinde kitap, diğerinde parke taşı tutan ve dünyayı sırtında taşıyan delikanlılar.
    O şekilde yaşamalısın ki, öldüğün zaman tabutçu bile matem tutsun.
    O yüce not verici, sıra sana geldiğinde kazanıp kazanmadığına değil,
    Nasıl oynadığına not verecektir
    Oh çok şükür,tünele girdik;ışığa kavuşmamız yakındır.
    Okçu nasıl oklarını dümdüz atarsa, usta da dağınık düşüncelerini dümdüz toplayıp yönlendirir.
    Okuma sanatı çoğunlukla hayatı kitaplarda tekrar bulmak, kitaplar sayesinde hayatı daha iyi anlamak sanatıdır.
    Okumadan geçen üç günden sonra konusma tadını kaybeder.
    Okumak ; haz duymaya , zihnimizi beslemeye , yeteneklerimizi artırmaya yarar.
    Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır...
    Okumak geçen yüzyılların en namuslu adamlarıyla yapılan bir sohbettir.
    Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür. Hayatımın 80 yılını bu işe verdim. Yine de kendimden memnun olduğumu söyleyemem.
    Okunacak en büyük kitap insandır..
    Okunu hedeften öteye atan okçu,Okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı sayılamaz.
    Okuyalım, düşünelim, benimseyelim, uygulayalım... Yoksul çok şey ister, haris her şeyi.İnsan kesesini kafasının içine boşalttığı takdirde onu ondan kimse çalamaz.
    Okuyup yazanla okumayan arasındaki fark, ölü ile diri arasındaki fark kadardır.
    Olabilirsen başklarından daha akıllı ol. ama daha akıllıyım deme.
    olan insanın haklı olduğu zaman değil haksız olduğu zaman dostlarıyla birlikte olmasıdır.
    Olayları değiştiremiyorsanız, bakış açınızı değiştirmelisiniz.
    Olgu imge olabilmek i imgelenenle ortaklaşa bir şey taşımalıdır.
    Olgular ve nesneler dünyasında bir konvensiyon yani bir birlik,bir uzlaşma vardır.İnsanlar yazıdaki her sembolün bir fikre karşılık olması gerektiği konusunda uzlaşmışlardır.
    Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
    Olgun meyvalarda bir hüzün vardır.
    Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur
    Olmak istediğimiz kişilik gibi davrana davrana o kişiliğe bürünürüz.
    Onca sınırsız ve sevilen ülke, bizimdi artık / Sığıyordu senin istiridye kabuğu ellerine.
    Onlar ki, birlikte düşmek için birbirlerine tutunurlar.
    Onlar, hazineleri yağmalandıkça zenginleşirler...
    Orman i ateş neyse, yaşam i de şiir odur.Şiir yaşamdan çıkar ve onu değiştirir.
    Otorite daima azınlıktır.
    Otuz dakikadan beri tartısıyorsanız ve hala kimin kaybettigini anlayamamıssanız, kaybeden sizsiniz demektir.
    Oysa sırlarım çığlıklarımdan hiç de uzak değildir benim.
    Ozan, alışkanlıkları bozan kişidir.
    Öfke ile beraber akıl da uçup gider.
    Öfke saklamaya gelmez, büsbütün içimize işler.
    Öfke, kötü bir öğütçüdür.
    Öfkelenmek beşeri bir olaydır, fakat bilahere sakinleşmemek ve affetmemek ayıplanacak iğrenç bir harekettir.
    Öfkeni aklınla yenemiyorsan kendini insandan sayma
    Öfkenin ateşi önce sahibini yakar, sonra kıvılcımı düşmana ya varır ya varmaz.
    Ögrenmek akıntıya karsı yüzmek gibidir; ilerleyemediginiz takdirde gerilersiniz.
    Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz.
    Öğrenmek amacıyla bakmazsanız öğrenemezsiniz.
    Öğrenmenin üç kaynağı vardır; çok görmek, çok acı çekmek, çok çalışmaktır.
    Öğrenmeyi zevkli kılan öğrendiklerimizin arzularımızla ilişkili olmasıdır.
    Öküze boynuzu ağır gelmez.
    Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız ya okumaya değer şeyler yazın yada yazılmaya değer şeyler yapın.
    Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.
    Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız, ya okumaya değer şeyler yazın, ya da yazılmaya değer şeyler yaşayın.
    Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli, çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.
    Ölü bir imparator olmaktansa, yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir.
    Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yasayanlara ilave eder.
    Ölüm ,insanı bir kere ;korku insanı bin kere öldürür.
    ölüm bunaltısı nedir bilmeyen,yaşayan biri değil,bir salt akıl olarak ölen ve hayat güdüsünden tümüyle kopmuş bir canavardır.
    Ölüm iyidir, bizi ölüm düşüncesinden kurtarır.
    Ölüm, yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır,Sebi arus’dur.
    Ölümsüz olarak bildiğim tek şey, düşüncedir.
    Ölümsüz olmaya karar verenler, ölümden korkmazlar.
    Ölümsüzlüğe filmlerimle değil, ölmeyerek kavuşmak istiyorum.
    Ölümü tozpembe görmeyenin kalbinde bir renkkörlüğü vardır.
    Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır.
    Ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle yapılır.
    Ömrünü seyahatle geçirenler bir çok otelci bulur,ama dostluk kuramaz.
    Ömür bu kadar kısa iken amelleri kısaltıp emelleri uzatma!
    Ömür maceramız bitmeseydi yaşamak külfet olurdu.
    Ömür, temmuz güneşi karşısında kardır.
    Önce dogruyu bilmek gerekir, dogru bilinirse yanlıs da bilinir. Ama önce yanlıs bilinirse dogruya ulasılamaz.
    Önceki patrona sizin yaptıklarınızı, astlarınızın size yapmalarına asla izin vermeyin.
    Önemli degil kaç kez yenildigin, önemli olan kaç yenilgiden sonra yeniden dogrulabildigin.
    Önemli olan akıllı olmak değil,aklı yerinde ve zamanında kullanmaktır.
    Önemli olan arzuyu her gün canlı tutmayı başarmaktır. Yaptığımız en büyük hata ihmal etmektir, ısrar etmemektir.
    Önemli olan elinde ne olduğu değil, onu nasıl kullandığındır.
    Önemli olan elinizdekilerle ne yapabildiğinizdir.
    Önemli olan hayatındaki esyalar degil, hayatındaki kisilerdir.
    Önemli olan ne yapabildiğiniz değil, ne yapabileceğinizdir.
    Önemli olan nereden başladığınız değil, nereye varmak isteğinizdir.
    Önemli olan yere düsüp düsmemen degil, tekrar ayaga kalkıp kalkmamandır.
    Önemli olan, şu anda bedeninizin yaptığına ruhunuzun veya zihninizin destek olmasıdır.
    Önümden gitme, seni izleyemeyebilirim. Arkamdan da gelme, yol gösteremeyebilirim. Yanımda yürü ve yalnızca dostum kal.
    Önüne kötülük etmek fırsatı çıkmamış kişiye, iyiliğinden ötürü teşekkür edilebilir mi?
    Önyargılar, insanları birbirlerinden uzak tutmak için bilgisizlikten yapılmış zincirlerdir.
    Önyargıları kırmak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.
    Örümcek ağını sarkıtırsa, yağmur gelecektir.
    Ötelere varabilecek olan, yerinde duran büyük dağ değil, sürekli ilerleyen küçük karıncadır.
    Övgü yağdıranlar, övülmeyi bekleyenlerdir.
    Övülmek isterseniz, alçakgönüllülüğü yem olarak kullanın.
    Övünmek fırsatını bulamadığımız zaman az konuşuruz.
    Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zaruri oldu mu, insan artık ne kadar büyükse, o kadar çok eğilir.
    Öyle anılar vardır ki, anlatılırken güzelliği gider.
    Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, bir peşin hükmü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zor.
    Öyle gözyaşlarımız vardır ki, başkalarını aldattıktan sonra çok kere bizi de aldatır.
    Öyle horozlar vardır ki öttükleri i sabahın olduğunu sanırlar
    Öyle kadınlar gördüm ki bir şiirle evlenmek i bir romandan vazgeçmeye hazırdırlar.
    Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir. İnsan üzüntülerini anlatarak başkalarını memnun etmemeli.
    Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.
    Öyle yaralar vardır ki, deşmemek lazımdır.
    Öyle zamanlar oluyor ki, en çok yanında olmak istediğin bir an once gitsin, uzaklaşsın istiyorsun; onun civarında olduğunu bilmek, onu görebileceğini bilmek ve görememek … Bu çok zalimce.
    Özgüdüleme i ilk önemli dayanağınız,kendi hakkınızdaki inanç ve düşüncelerinizdir.
    Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yaygara az ıstırap çoktur.
    Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır.
    Özgürlük i mücadele eden halk, çoğunlukla karşısında yeni efendiler bulur.
    Özgürlük insanın omzundaki bir yüktür.Çünkü özgürlük kendisiyle birliktesorumluluk,suç ve ceza getirmektedir.Buna rağmen özgürlük,yine de insan soyluluğunun biricik kaynağıdır.
    Özgürlük yasaların müsaade ettiği her şeyi yapmak hakkıdır.
    ıstırapların en gizlileri dayanılması en güç olanlardır
    Özgürlükleri üretmek yetmez, paylaşmak gerekir.
    Özsaygı ve kendine güven, disiplinli çalışmanın meyvesidir.
    Özü doğru olanın sözü de doğru olur.
    Özü, fırtına olan şiir'de her imge, bir tufan yaratmalıdır.
    Özür, yalandan daha korkunç, daha kötüdür; üstü örtülmüş bir yalandır çünkü
    Para arttıkça, para sevgisi de artar.
    Para bütün sorunları çözer, zenginlerinki hariç...
    Para herşeyi yapar diyen adam, para için herşeyi göze alan adamdır.
    Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır.
    Para insanı değiştirmez, sadece maskesini düşürür.
    Para kazanmak inançları pekiştirir.
    Para konuşunca doğruluk susar.
    Para önden gidip insana bütün yolları açar.
    Para önden gidip tüm yolları açar.
    Paradigmalar birbiriyle yarışan farklı bilimsel yaklaşımlardır.
    Parayı kazanmadan harcamaya nasıl hakkımız yoksa, mutluluğu da üretmeden tüketmeye hakkımız yoktur.
    Parkinson Çok toplantı yapmak, kötü yapılan bir organizasyonun belirtisidir.
    Parlak zeka, insanı bütün nimetlere kavuşturmaz.
    Parmak güneşi gösterir de sen parmağa bakarsan, aptalsın demektir. Güneşe bakarsan daha da aptalsın. Bakman gereken şey, güneşle parmak arasındaki mesafeden uçan kuştur.
    Partiler, düzenli düşüncelerdir.
    Patron "isterseniz yapın" diyorsa, bu "istemeseniz bile yapın" demektir.
    Patron olmadan patron gibi düsünmeye kalkma, patron olamazsın.
    Patronunuzun patronunu, patronunuzun sırtından alabilirseniz, patron olursunuz.
    Patton insanlara nereye gideceklerini söyleyip oraya nasıl gideceklerine kendilerinin karar vermelerini saglarsanız, alınacak sonuçlara hayran kalırsınız.
    Pek az kimse yaşlanmasını bilir.
    Pek az kişi vardır ki, iyi talihli bir dostun başarılarını kıskançlık duymadan Tatlı sözler,şiddetli bir öfkeye karşı en tesirli ilaçtır.
    Peki, bir deneyeceğim ama bu işin olacağını sanmıyorum. tavrı , başarısızlığı getirir.
    Pencerenizin camı kirliyse dısarı çıkıp manzarayı parlatmanız bosunadır.
    Pencereyi siz açarsanız temiz hava gelir; başkası açarsa cereyan olur.
    Peynir ekmek yesem de, keklik yesem de genedoyarım.
    Pirincinde siyah taştan korkma, beyaz taştan kork.
    Planınız bir yıl ise pirinç ekin, on yıl ise ağaç dikin, yüz yıl i ise insanları eğitin.
    Pragmacılık,bir otel ideki koridor gibi bütün kutmların ortasında bulunur.Sayısız odaların kapıları onun üzerindedir.Bu odalardan birisinde oturmuş estetik hakkında kitap yazan bir adamı;diğer birinde diz çökmüş iman ve kuvvet i dua eden birisini,bir üçüncüsünde bir cismin özelliklerini araştıran bir kimyacıyı Bilgi adası ne kadar büyük olursa, hayret kıyısı da o kadar büyük olur.
    Renkler ve zevkler tartışılmaz.
    Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.
    Ruhu öldürmek, cismi öldürmekten daha büyük bir cinayettir.
    Ruhumun derinlerinde bazen neşeli, bazen de üzüntülü şarkılar duyarım. İşte beni Zeka gerçekliği parçalayarak ve dondurarak,cansız bir biçimde verirken;sezgi,nesneyi bütünlüğü,hareketliliği ve canlılığı içinde bize kazandırır.
    Ruhun güzelliği, bedenin güzelliği kadar kolaylıkla görülmez.
    Ruhunda gökkuşağı yoktur;eğer gözlerinde yaş yoksa.
    Ruhunda kulluk olan tahta çıksa yine kuldur.
    Rüya, gecenin akvaryumudur.
    Rüyalar aynalara benzerler, bazen içlerinde başımıza gelecek şeyleri görürüz.
    Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır.
    Rüzgar ateş için ne ise, ayrılık da aşk için odur; ufak alevi söndürür, büyük alevi canlandırır.
    Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi değiştirin.
    Saadet bile haddini aşarsa azap olur.
    Saati gelince öleceğim;lakin kendisine verileni iade eden bir adam gibi öleceğim.
    Sabahları gözümü açtığım zaman tek bir dünyayla değil, bir milyon olası dünyayla karşılaşırım
    Sabahleyin erken kalkarak, gecenin gündüz olmak izin geçirdiği değişime şahit olmayanlar, yeryüzünde hiçbir şey görmemişlerdir.
    Sabahleyin kaybedecegin bir saatin bütün gün zararını çekersin.
    Sabır ağacına çıkmak güçtür , Lakin meyvesi lezzetlidir.
    Sabır, saadeti ebedi kılar, sabır kimde ise o nasib alır.
    Sade olanı karmaşıklaştırmak son derece sıradan bir iştir; ama karmaşık olanı sadeleştirmek yaratıcılıktır
    Sadece beceriksizler ve başarısızlık bilincine sahip olanlar başarılarını sigorta etmek i başkalarından bir şeyler almaları gerektiğine inanırlar.
    Sadece bir seye kosullanıp ondan baskasını kabul etmemek cahilliktir.
    Sadece çok çalısma, iyi niyet ve çaba ile degisim gerçeklestirilemez. Transformasyon i bilgiye sahip olma, ögrenme ve uygulama gereklidir.
    Sadece kar i yönetmek, skor tablosuna bakarak tenis oynamaya benzer.
    Sadece karşıtları cansıkıcı olmayı sürdürdükleri i, arada bir, bir davaya bağlı kalırız.
    Sadece ölçüyü kaçırmayı göze alanlar nereye kadar gidebileceklerini anlayabilirler.
    Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.
    Sağlık bir beden değil, bir kafa meselesidir.
    Sağlık hiç kimsenin kesin olarak güvenemeyeceği tek nimettir.
    Sağlık i atılan bir adım, tedavi i atılan yüz adımdan daha yararlıdır.
    Sahip olunması zorunlu tek şey var Ya yaradılıştan ince bir ruhtur Bu ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh...
    Sahipsiz olan memleketin batması haktır. Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır
    Sakın bir toplulukta öğüt vermeye kalkma.
    Sakin bir denizde herkes kaptan kesilir.
    Sakin havada fırtınayı kestirmek güçtür.
    Sakin kafalar şaşırtılamaz veya korkutulamaz,kendi özel adımlarıyla mutlu veya mutsuz yollarına devam ederler;gök gürlerken çalışmayı sürdüren bir saat gibi.
    Salım limanda olanlar, rahat öğüt verirler.
    Salonunuzda suladığınız çiçek nasıl yeşerirse, kalbinizde beslediğiniz hedef de öyle yeşerir; çiçeğin gıdası su, hedefin gıdası tekrardır.
    Samimiyeti yitirmek, gücünü yitirmektir.
    Samimiyetin dili yoktur. O, gözlerden anlaşılır.
    Sanat doğanın içindedir; sanatçı onu oradan çıkarabilendir...
    Sanat eserlerinde gördüğümüz doğadır,insandır,hayattır ve sanatçı eserinde bize bunları yansıtır;ayna tutar dünyaya sanki.
    Sanat görüneni yinelemek değil, görünebirlik sağlamaktır.
    Sanat hem bir coşma, hem bir yadsıma işidir.
    Sanat ne kadar uzun tanrım, hayat ne kadar kısa.!
    Sanat, doğaya eklenmiş insandır.
    Sanat, insanın doğaya eklediği bir şeydir.
    Sanat, kendi ie düşmesidir insanın ve oradan yükselmesi...
    Sanat, özgürlük tarafından emzirildikçe büyür.
    Sanat, şiddeti ortadan kaldırmalıdır, yalnız o yapabilir bunu.
    Sanat, toplumsal bir çabadır; toplumdan gelir, topluma döner. Fakat gelenle giden aynı şey değildir.
    Sanat,sanatçının nesneleri taklit etmesiyle doğar.Sanatlar neyi nasıl taklit ettiklerine göre birbirinden ayrılır.Edebiyat insan eylemlerini ve nesneleri söz ile,müzik ses ile,resim renk ile taklit eder.
    Sanatçı konuları seçer Bu da onun övme tarzıdır.
    Sanatçılar bazen eserlerinde doğada bulunan nesneleri yansıtırlar.Bu bizim,sanatçıların doğayı taklit ettiklerini zannetmemize neden olur.Oysa doğa sanatçı için bir model olamaz,sadece bir esin kaynağı olabilir.Sanatçının yaratıcılığı olmasa,doğada bulunan nesnelerin öylesine güzel olmaları mümkün değildir.
    Sanatçıya iki göz yetmez.
    Sanatı duyan insanlarla, sanatı anlayan insanlar çoktur; ama sanatı hem duyan, hem de anlayan insan pek azdır .
    Sanatlar, hürriyet tarafından emzirilince büyürler.
    Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
    Sanatta temel olan, yeni ve kişisel bir şey söylemektir. Büyük sanatçı bununla belli olur.
    Sanki sonsuza dek yaşayacak gibi ilim öğrenin. Sanki yarın ölecekmiş gibi yaşayın
    Sanssizliga katlanabiliriz, çünkü disaridan gelir ve tümüyle rastlantisaldir. Oysa yasamda bizi asil yaralayan, yaptigimiz hatalara hayiflanmaktir.
    Sarhoşluğu bilmeden mantık neye yarar, ayıklık neye yarar! Hemen arkasında ölüm dikilmese şehvet neye yarar, karşıt cinsiyettekilerin birbirlerine karşı ölümcül düşmanlığı olmasa sevgi neye yarar!
    Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları göz önüne çıkarır.
    Sarnıç saklar, çeşme taşırır.
    Savasın iyisi , barısın kötüsü yoktur.
    Savaş bir para israfıdır... Hayatın kazançlarını siler süpürür.
    Savaş, bulduğu ülkeyi bir daha bırakmaz.
    Savaş,bütün şeylerin babasıdır,bütün şeylerin hakanıdır,birtakımlarının Tanrı(Heros) olduğunu bildirir,birtakımınınsa insan,birtakımlarını köle yapar,birtakımınıysa özgür.
    Savaşı, sonunda zafer olduğu için seviyorum.
    Savaşta bütün gecikmeler tehlikelidir.
    Savaşta yasalar susar.
    Saygı olmayan yerde aşk da olmaz.
    Sayınız kadınları! Onlar fani hayatı cennet bahçelerinin gülleriyle süslerler.
    Sayısız günahlarımızı affeden Allah'ın bir kulu olarak, neden bir suçu bağışlamayayım?
    Seçkinler beğendikçe alkışlar, halk ise alkışladıkça beğenir.
    Seher yelinden gül perişan olur, odun perişan olmaz.
    Sen benim arkadaşlarımı göstermeye çalışmışsın. Hangi arkadaşlarım! Nerde arkadaşlarım? Onlar ya hayal alemindeler, ya paralarının şıkırtıları dinliyorlar yada para biriktirmekle meşguller. İnanın , insanın en iyi dostları evcil hayvanlardır
    Sen benim i çok lezzetli bir işkencesin.
    Sen benim i, güzel dostum, asla yaşlı olamazsın. Çünkü seni ilk gördüğümde güzelliğin neyse şimdi de öyle görünüyor.
    Sen benimdin, rüyanın görkemiyle doldum. Ben uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum...
    Sen çevrende olup bitenleri görüp neden diye soruyorsun.Ben ise, asla var olmamış şeyleri hayal ederek neden olmasın diyorum.
    Sen daima mutluluğu yakalamaya çalış, hüzün nasıl olsa gelip seni bulur.
    Sen duyduklarına inanıyorsun. Söylenmeyene inan, çünkü insanın sessizliği, sözcüklerinden daha yakındır gerçeğe.
    Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.
    Sen kendin,başkalarında görmek istediğin değişikliğin bizzat kendisi olmalısın
    Sen kendini aziz tutarsan başkaları da aziz bilir.
    Sen! Kandili göremeyen kör! Kandille neyi göreceksin
    Senden iyilere yerini vermesini bil.
    Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar konuşmaktan daha iyidir.
    Seni dogru dürüst tanımayan kisilerin dahi yasamını birkaç saat ide degistirebileceklerini unutma.
    Seni ne kadar seviyorum? Bırak anlatayım. Seni, ruhumun eriştiği derinliklere, yüksekliklere kadar seviyorum.
    Seni seviyorum diyebiliyorsam bu sende bütün insanlığı bir anlamda bütün canlı olan her şeyi ve yine sende kendimi seviyorum demektir.
    Senin arkadaşlığın çok defa içimi sızlattı, ne olur düşmanım ol, arkadaşlık hatırı i.
    Senin herkesten beklediğin muamele, herkesin de beklediği muameledir.
    Seninle bir pergelin iki ayrı kolları gibiyiz ne kadar dönersen dön yine aynı yerde karşılaşacağız
    Seninle dolu rüyalardan uyandım. Gecenin ilk tatlı uykusundan. Rüzgarların alçaktan estiği, yıldızların parladığı saatlerde.
    Sersemler bile ara sıra iyi öğütler verir.
    Sert olup kırılmayı tercih ederim, düşman karşısında eğilmektense.
    Servet, ihtişamla bezenmiş bir sofra, kanaat ise yeter bir sofra çıkartır.
    Servetin batırdığı insan sayısı, kurtardığından elbette fazladır
    Sesini değil, sözünü yükselt.
    Seslerden anlıyorum, otların büyüdüğünü...
    Sessizlik de bir çeşit konuşma sanatıdır.
    Sevdanın intiharıdır karasevda
    Sevdigin kisiye güzel sözler söyle, belki bu O'nu son kez görüsün olabilir.
    Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geriye dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.
    Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış.
    Sevdiğini yadsımayan ne bilir sevmeyi
    Sevdiklerimize vereceğimiz en değerli hediye,ne altın ne de mücevher. Yalnız kendimizden bir küçük parça.
    Sevdiklerinizden gelen kötülük, sevmediklerimizden gelen iyilik kadar acıdır.
    Seveceğin bir işi seçersen, yaşamında bir gün bile çalışmış olmassın.
0 0 0
  • Sevgi açlıktan değil, fazla tokluktan ölür.
    Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.
    Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir
    Sevgi her zaman yaratıcı,korku ise daima yıkıcıdır
    Sevgi inançtan doğar. İnancı az olanın sevgisi de kıttır.
    Sevgi insanlıgın, şiddet hayvanlıgın kanunudur.
    Sevgi ne kadar büyükse kederi de o kadar büyük olacaktır.
    Sevgi ruhun güzelliğidir.
    Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
    Sevgin yoksa, dost arama.
    Sevgiye karşılık sevgi isteyen, bu alışverişte acıdan başka bir şey elde edemez.
    Sevilen kadın bütün kadınların en güzeli değil midir?
    Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir
    Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde yalnızdır.
    Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür.
    Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir.
    Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmenin hiçbir zevki yoktur
    Sevmek fiilinden sonra gelen dünyanın en güzel fiili yardım etmektir.
    Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez.
    Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte başarmış olmak budur.
    Sıkı bir araştırma yapılırsa görülür ki, iş, herhangi bir eğlenceden çok daha az sıkıcıdır.
    Sıkıntı, hayatın esasıdır ve biz oyunun,eğlencelerin, romanların ve aşkın keşfedilmesiniyalnız sıkıntıya borçluyuz.
    Sıkıntılarımızın yarısı, cesaret gösterip doğruyu söylemememizden kaynaklanır.
    Sıkıntınızın sırrı sizin elinizde değil, başkalarının elindedir.
    Sıradan bir kadın nazarında,her erkek daima erkektir;ama kalbinde sevgi olan bir kadın i,aşığından başka erkek yoktur.
    Sırf kötü yazmaktan korktuğumuz i ,asla yazmayız. Size de böle olasına asla izin vermeyiniz.
    Sırf kötü yazmaktan korktuğumuz i ,asla yazmayız. Size de böle olasına asla izin vermeyiniz.
    Silah korkakta, yönetim akılsızda olursa işler bozulur.
    Silahların gürültüsü, yasaların sesini boğar.
    Silahlı adalet, en kötü adaletsizliğe bedeldir.
    Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa yanlışınız çok demektir.
    Sinik insanlarla birlikteyseniz, sizi aşağı çekeceklerdir. Sizin başarılı ve mutlu olmanızı destekleyen insanlarla birlikte olmanız mutluluk ve başarınızı bir adım öne taşıyacaktır.
    Sinirlendiginizde gerçekten buna degse bile asla acımasız olmayın.
    Siyasetle ve ticaretle ahlakı ayıranlar, üçünden de birşey anlamamışlar demektir
    Siz görmezden gelseniz de gerçekler varolmayı sürdürürler.
    Siz kendiniz konuyu anlamadıkça, başkasına anlatamazsınız.
    Siz var olan şeyleri görür ve şöyle dersiniz Neden? Ama ben olmayan şeyleri hayal ederim ve derim ki Neden olmasın?”
    Size başarının değil, ama başarısızlığın formülünü verebilirim Herkese hoş görünmeye çalışın.
    Size birisi bir fenalık ettiginde kızıp karsılık vermisseniz, biliniz ki gurunuz oksanmıstır. Siz birine bir fenalık ettiginizde kendinize kızıp, ondan hemen özür dilemisseniz biliniz ki onurunuz oksanmıstır.
    Size güzel gelen çiçekler hangisiyse ondan alın
    Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.
    Size yapılan en ufak bir yardımı sakın unutmayınız, yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir vakit hatırlamayınız.
    Sizi neyin motive ettiğini daha iyi öğrendikçe,kendinizi motive etmeniz daha kolay olacaktır.
    Sizin iizde en önemli varlık sizsiniz. Ona güvenmezseniz kime güveneceksiniz.
    Sizin onayınız olmadan hiç kimse sizi etkileyemez.
    sofrasına gelen incirleri yerken,bir bal kokusu almış ve hemen bir araştırmadır başlamış kafasında,o güne dek incirlerden almadığı bu koku nereden gelebilir diye.Merakını gidermek i kalkmış sofradan,incirlerin toplandığı yere gitmek istemiş.Sofradan ni kalktığını duyan hizmetçi kadın gülmüş”Boşuna vakit kaybetmeyin,incirleri bal çanağına koymuştum toplarken.” demiş. ’un canı sıkılmış bu araştırma fırsatını kaçırdığı, bir merak konusu elinden alındığı i.”Hadi be sen de ! Keyfimi kaçırdın;ama ben yine de bal kokusu incirde kendiliğinden varmış gibi nedenini araştıracağım.”demiş hizmetçikadına.
    Sokakta hiçbir zaman kel ve şişman bir kadınla yürüyen bir erkek göremezsiniz.
    Solon’a oğlunun ölümünde,güçsüz ve yararsız göz yaşları doğru olmadığını söylemişler.Solon;Güçsüz ve yararsız oldukları i dökülmeleri daha iyi ya.”demiş.
    Son ağaç yıkılıp, son nehir kirletilip, son balık da tutulduktan sonra, paranın yenmediğini anlayacaksınız
    Son gününü görmeden, hiç kimse mutluluğa ermiş demeyin.
    Sonrasız doğruluk ve salt bilgi ancak matematiktedir.Felsefe de kendisini matematikteki gibi doğru ve dakik olan önermelerle sınırlamalıdır.
    Sonsuz ide,yalnız bir kosmos bulunduğunu söylemek,koca bir tarlada sadece bir başağın sürdüğünü söylemek kadar saçmadır.
    Sonsuzluk standardıyla ölçüldüğü taktirde insanlığın tüm eylemleri anlamsızdır.
    Sonu olmayan hiçbir yol yoktur
    Sonuna dek çaba gösterin ve sala kuşkuya düşmeyin;hiçbir şey o kadar zor değildir,araştırın yeter.
    Sonunda acı getirecek zevklerden kaçınılabileceğini, sonunda zevk getirecek acılara da dayanılabileceğini düşünüyorum.
    Sonunu getiremeyeceğin şeye başlama.
    Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez.
    Sorumluluğunu taşıyacağın fikrin adamı ol.
    Soyluluğun, yetenek noksanını telafi edebileceğine hiçbir zaman inanmadım.
    Soysuz güzellik, kokusuz menekşe gibidir.
    Söylediklerini kabul etmeyebilirim; ama söyleme hakkını ölünceye kadar desteklerim.
    Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür... Düşüncelerinize dikkat edin; Duygularınıza dönüşür... Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür...Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür...Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür...Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...
    Söylemediklerimi işitin lütfen!
    Söyleyeceğin konuyu iyice kavra; kelimeler arkadan gelecektir.
    Söz biliyorsan söyle ibret alsınlar, Bilmiyorsan sus da adam sansınlar.
    Söz verirken umutlarımız vardır, yaparken ise korkularımız.
    Söz, başarının gölgesidir.
    Sözcükler dökülünce düşüncenin ruhu ölüverir.
    Sözcükleri boş yere harcayamayacak kadar çok seviyorum.
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    Söze nerden başlayacaktım? Dünya pek büyüktü. En çok bildiğim ülkeyle, kendi ülkemle söze başlamalıydım. Ama benim ülkem de pek büyüktü. Kentimle başlasam daha iyi olacaktı. Ama, kendi kentim de çok büyüktü. Sokağımdan başlasam daha iyi olacaktı. Hayır kendi evimden; hayır, kendi ailemden başlamalıydım. Neyse unutun bunları. Kendimi anlatarak söze başlayacağım.
    Sözlerin birtakımı keder yaratır,başkaları sevinç,birtakımı korku,başkaları dinleyicileri güvenle doldurur,yine başkalrı belki bir kötüinandırma gücü ile ruhu zehirler,büyüler.Rakiplerin ciddiliğini gülmelerle yıkmalı,gülmelerini de ciddilikle.
    Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.
    Su gibi olmalıyız. Her seyden asagıda, ama kayadan bile kuvvetli...
    Suç işlerinde kullanıldığı zaman,bilim bir suç ortağı değil,olsa olsa o işn kurbanıdır.
    Suçların anası yoksulluksa, babası da kafa yoksulluğudur.
    Suçludan öç almak adalet, onu bağışlamaksa erdemdir.
    Suçluları asmak onları iyileştiremez ki.
    Suçlunun beraat ettirildiği yerde, hakim hüküm giyer.
    Suçu bağışlayan asildir, ancak özür dileyen daha asildir.
    Suçu toplum hazırlar , suçlu işler.
    Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlügüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyecegine "Suyun Akısı" karar verir.
    Suratı ekşi olanın balı da acı olur.
    Susan bir bilgin , bir kelime söylemeyen aptaldan farksızdır.
    Suskunluğu gevezeden ,hoşgörüyü hoşgörüsüzden ,kibarlığı kabadan öğrendim ;garibtirki ,öğretmenlerime karşı hala nankörüm.
    Suskunluk, ahmakların erdemidir.
    Susmak yalan söylemektir, heykeller kırk yıldır yalan söyler.
    Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır.
    Susmak, kadınlar i bir süstür.
    Susmanın kudretine inanıyorum. Bu mevzu üzerinde saatlerce konuşabilirim.
    Susmayı bilmek söylemeyi bilmekten daha nadir bir meziyettir.
    sustu ama, şiirin barutu tükenmedi daha.
    Süngülerle her şey yapılabilir. ama üzerine oturulamaz.
    Sürekli olarak kendini yönetebilmek insanın sahip olabileceği en değerli yeteneklerden birisidir.
    Sürekli yaptığımız şey neyse, biz o'yuz. O halde, mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.
    Sürüngenlik saplantımız nereden geliyor? Son bir günaha çağrıdan, pek yakındaki bir düşüşten çekinmemizden olmasın sakın? Hem bu defa, tamiri imkânsız olup Cennet'in ANıSıNı bile unutturacak bize.
    Süse ve ziynete heves eden erkekler, vakıa erkektir ama mert değillerdir.
    Şair aşkın peşindedir ama aşkının öznesi hep değişkendir.
    Şair, edebiyat için çalışan bir çıraktır.
    Şairin değilse de şiirin sorumluluk taşıması gerektiğine inanıyorum.
    Şairin dili musiki ile söz arasında, sözden çok musikiye yakın bir dildir.
    Şarap arzu eden, olgun üzümleri sıkmalıdır.
    Şarap mideye bir kere inince, artık lafı o söyler.
    Şarkı söyleyen bir demirci, hırçın ve sinirli bir milyonerden daha mutludur.
    Şaşmak, arifliğin şaşmaz kıstasıdır.
    Şeref limansız bir adadır, terkeden bir daha dönemez.
    Şeref ve erdem ruhun süsüdür. Bunlar olmasa, beden asla güzel gözükmez.
    Şerefini kaybedenlerin, kaybedecek başka şeyi yoktur.
    Şerefli bir ölüm ,şerefsiz bir ömürden daha iyidir.
    şey olduğunu sandığın şeydir.”
    Şeytan bir şeyi gizlemesini değil, yapmasını öğretir.
    Şeytan, hoş görünecek bir şekle girecek ikidardadır.
    Şeytanın iki adı vardır. Biri şeytan öbürü yalan.
    Şiir bir kaybeden kazanıyor oyunudur; ve gerçek şair kazanmak i hep kaybetmeyi seçer...
    Şiir çokça sevinç ve ızdırap ve hayrettir, biraz da söz.
    Şiir dili, şarin yarattığı ayrı bir dildir; bildirişim dilinden kalkılarak kurulan ikinci bir dildir Kurmacadır, keyfidir, bilinmediktir, eşdeğersizdir. Bu ikinci dil şairin söz yeteneğidir Göstergeleri gündelik ve standart dilin göstergelerine "dil" çıkarırlar. Şiirin gösterenleri gündelik ve standart dilin gösterilenlerine "nanik" yaparlar.
    Şiir mumdan kayıklarla alev denizini geçmeye benzer.
    Şiir neyse odur, anlaşılmasa da, anlaşılsa da.
    Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz, insanı insana ancak şiir sevdirir.
    Şiir saf zamana ulaşmanın yolu, varoluşun gerçek sularının derinliklerine dalıştır. Şiir, sonsuza değin yaratıcı zaman ve ritmden başka bir şey değildir.
    Şiir sesle anlam arasında o uzayıp giden kararsızlık.
    Şiir tıpkı bir armağan gibi, beklenmediği bir sırada ansızın çıkagelir.
    Şiir yazarken eski ozanları düşün.
    Şiir yazmak hep konuşmayı yeniden öğrenmektir. Sözün parçalanmış kıyılarına göz kulak olan biri vardır her zaman .
    Şiir, ‘Anayasa'ya aykırıdır, doğanın ahlakı kovduğu yerdedir, yasadışıdır.
    Şiir, ağacın topraktan aldığı suyu dallarına, yapraklarına, meyvelerine pompalamasıdır.
    Şiir, bir şair mizacı altında hayata bakmaktır.
    Şiir, eski çağlardan beri X'i ele alarak Y yapma sanatıdır. Görünen gerçeği değiştirmek, yerine kendi gerçeğini koymaktır.
    Şiir, hem at, hem de dizgindir;ilham ve işçilik. Atsız dizgin yahut dizginsiz at değil.
    Şiir, hem ozanın hem de yazıldığı çağın resmidir
    Şiir, insanın görünmez yüzü....
    Şiir, matematik gibi kolaydan başlanılıp öğrenilmez. Kolaylık, bir beğeni olarak yerleşiverir insanın kişiliğine, sonra da kolay kolay değiştirilemez.
    Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır.
    Şiir, sözcükler dinidir.
    Şiir, sözcüklerle yapılmış bir resimdir.
    Şiir, şimdiye kadar hiç söylenmemiş sözlerin etkisiyle( sıcaklğıyla) eriyen bir buzdağıdır.Buzdağı eridikçe aklımıza damlayan taneciklerdir şiir
    Şiirin amacı "bir şey" i gündeme getirmekse, aynı zamanda "o şey" i gündemden ayıklamaktır da.
    Şiirin amacı bizi şiir hâline sokmasıdır.
    Şiirin ideki düşünce, elmanın ideki gıda kadar gizli olmalıdır.
    Şiirin, düzyazıdan ayrıldığı nokta şudur Az sözcükle çok şey söylemek.
    Şikayet aşkın ölümüdür.
    Şimdiki zaman ve geçmiş zaman belki de gelecek zamanda mevcuttur;gelecek zaman ise geçmiş zamanın idedir.
    Şirket adına gelen mektupları bizzat kendi açan bir patronla çalısılmaz.
    Şöhret, ancak küçücük dozlarla alındığında faydalı bir zehirdir.
    Şöhret, gençlik ve gurur... Mezar hepsini alır.
    Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey.
    Şöyle güneşin altında oturup tembellik edelim derken tehlike bizi birden sıtma gibi yakalar.
    Şu adam melek erdemleri olan bir hizmetçi arıyordu. Ama birdenbire bir kadının hizmetçisi oluverdi. Şimdi de melek olması kaldı.
    Şunu unutma ki, bu dünyada en güzel şeyler, en lüzumsuz şeylerdir. Örneğin, tavus kuşu ve zambak.
    Şüphe değil,kesinliktir insanı deli eden....
    Şüphe edilemeyecek mükemmel bilgiye bizi matematik ulaştırabilir.Matematik bize sadece bilineni öğretmekle kalmamalyeniyi de öğretmelidir.
    Şüphe, çilelerimizin en büyüğüdür.
    Şüphe, mutluluğun olduğu kadar erdemin de düşmanıdır.
    Tabiat hiçbir zaman biz aldatmaz,birbirini aldatan daima insandır
    Tabiatta rastlanan her taşın altını kaldırıp bakmalıdır.Çünkü gerçeğe bazen caddelerde değil, patika yollarda rastlanır.
    Tahtın ayakları, saban, kürek, örs ve dikiş makinasıdır.
    Takdir etmek, başkalarının bize benzeyen yanlarını saptamaktır.
    Taklit intihardır.
    Talebelerine öğrenme arzusu aşılayamayan bir öğretmen soğuk demiri döven bir demirci gibidir.
    Talihsiz güzel bir karı, eşyasız güzel bir ev gibidir.
    Talihsizlik talihin ne olduğunu öğretir.
    Talihsizlik zaman zaman insana musallat olan bir sabırsızlıktır.
    Tam dostluk benzer arkadaşlar arasında olur.
    Tam olarak ne kadar istediğinizi bilmezseniz beyninizin ne kadar i çalışacağını sanıyorsunuz?
    Tanrı eğri çizgilerle, doğru yazar.
    Tanrı ölümü nerede duracağımızı bilmemiz i icat etti.
    Tanrı vardır,insan sonludur ve ancak Tanrı yönetiminde yaşayabilir.
    Tanrı,gün ve gecedir,kış ve yazdır,savaş ve barıştır,vermlilik ve kıtlıktır.
    Tanrı,varlıkların en üstünüdür.Öncesiz ve sonrasızdır.Varlığı tanımlanamaz,bölünemez.O,etkinlik halinde akıldır,hem bilen hem de bilinendir.
    Tanrı’ya ettiğim dua pek kısadır ”Tanrım, düşmanlarımı gülünç duruma düşür.
    Tanrı’yı sanatçı duyulur alemde,seven kişi insan ruhunda,filozof anlaşılır alemde arar.
    Tanrım, beni dostlarıma karşı koru, kendimi düşmanlarıma karşı korurum.
    Tanrı'nın dahi kurtaramayacağı ruhlar vardır; dizlerinin üzerine de çökse, onlar i dua da etse.
    Tanrı'nın ide artık ilerleyemediğimiz o geceler; onu bütün yönlerde katettiğimiz; çiğneye çiğneye aşındırdığımız; iden, onu ıskartaya çıkarma, dünyayı bir atıkla zenginleştirme fikriyle çıkılan geceler...
    Tarafsızlık, geri tepen bir armağandır.
    Tarih, başka başka insanlara ve zamanlara rastlayan olayların yinelenmesinden başka bir şey değildir.
    Tarih, olmayan olayların, o olayların geçtiği yerde bulunmayan kişiler tarafından yazılışıdır.
    Tarihteki olguların nasıl olup bittiğinigörmek i ben’imi ortadan kaldırmak istiyorum.Ben tarihi nasıl geçmiş ise öyle görmek isterim,hiçbir zaman tarihi aklımın kurduğu biçimde görmeye çalışmam.
    Tarihten hiçbir şey öğrenilemeyeceğini, tarihten öğreniriz.
    Tartışırken, doğruluk hep kaybolur.
    Tartışmalarda yapılan benzetmeler, aşkta söylenen şarkılara benzerler. Hiçbir şeyi kanıtlamazlar.
    Tas da yumurtanın üstüne düsse, yumurta da tasın üstüne düsse, olan yine yumurtaya olur.
    Tasavvuf zamanı en uygun bir şekilde değerlendirmekten ibarettir.
    Tasavvuf, Allah ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da dünyadan yüz çevirmedir.
    Tasavvuf, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle diriltmesidir.
    Tatlı bal, en keskin zehri gizler.
    Tatlı dil, her kapıyı açan sihirli bir anahtardır.
    Tatlı şeyler, sonu iyi biten acılardır.
    Tavuk yalnız alıştığı yerde yumurtlar.
    Tebessüm en kolay iyiliktir.
    Tecrübe, insanın başına gelen şey değildir; o insanın o başona gelenle ne yaptığıdır.
    Tecrübe, insanların hatalarına verdikleri isimdir.
    Tecrübe, öğretmenlerin en iyisidir. Yalnız okul masrafı ağırdır.
    Tehlikeyi gömemezlikten gelip cesur davranmak hatalıdır, tehlikeyi görüp önlem alarak karşı çıkmak cesarettir.
    Tek ayna icat edilmemiştir ki kadına 'sende iş kalmadı' desin.

    Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.
    Tek kitaplı adamdan kork!
    Telaşla oraya buraya koşarak işlerinin çok olduğunu gösteren adam, aslında çalışan adam sayılmaz.
    Telaşsız ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman dahi dinle onları,çünkü bu dünyada herkesin bir hikayesi vardır....
    Tembel bir dimağ, şeytanın çalışma odasıdır.
    Tembellik insanı öyle sarar ve etkiler ki, çalışan bir insanın, tembelliğin kurbanı olmuş bir kişiden daha çok dinlenme zamanı vardır.
    Tembellik, özgür adamı tutsak eder.
    Temiz yürekli insanlar hiçbir zaman rahat hayat yaşayamazlar. Çünkü kendilerini başkalarının hayatı için feda ederler.
    Terbiyeli adam, terbiyesizle gemesini bilendir.
    Terk eden terk edilir, ellerini gevşetenin eli bırakılır.
    Terk etmek i daima çok erkendir.
    Tevrat'ta şöyle yazılıdır "Allah buyuru ki; hükümdarların kalbleri benim elimdedir. Hangi kavim bana itaat ederse hükümdarları onlara rahmet vesilesi yaparım. Hangi kavimde bana asi olursa, hükümdarları onların üzerşne bela olarak gönderirim. Siz kendinizi hükümdarlara sövmekle meşgul etmeyiniz. Bana tevbe ve istiğfar ediniz ki onları size iyilikle müteveccih kılayım."
    Tez elde edilen başarı, insanı kararsız ve maceraperest yapar.
    Ticaret bazı pınarlar gibidir. Yollarını değiştirmeye kalkarsanız kururlar.
    Timsahın ağzını düşünen, kıymetli inciye kavuşamaz
    Tok olan cümle cihanı tok sanır. Aç olan alemde ekmek yok sanır.
    Toplam edimsellik dünyadır.
    Toplantı ne kadar uzun olursa olsun, en önemli kararlar son bes dakikada alınır.
    Topluluğun yaşamı,yönetim biçimine değil,yöneticilerin ahlaklı olmasına bağlıdır.
    Toplulukları idare edenler adaletten ayrılıp zulüm ve haksızlık yaptıkları zaman, Allah o ülkede bereketini azaltır.
    Toplumlardaki büyük rütbe sahipleri tıpkı banknotlar gibidirler, hepsi altını temsil ederler. Fakat yazık ki bunlardan bir çoğu sahtedir.
    Toplumların en büyük derdi adaletsizliktir
    Toplumun yarası da, insanın yarasına benzer, çabucak unutuluverir.
    Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul veren fedailerin döktükleri kandır.
    toprak çeker, beni de gökyüzü çekiyor. Gitmek zamanı.
    Topraklar sahip olmak i değil, hatırlanmak idir.
    Töz durum olandan bağımsız olarak kalıcı olandır.
    Truman Tilki, kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılır mı?
    Tutku olmadan büyük başarı da olmaz.
    Tutku, insanın kendine güvenmesinden doğar.
    Tutkunun bittigi yerde mutluluk baslar.
    Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu.
    Tüm başkalarını küçük görenler, aslında kendilerini küçük görenlerdir.
    Tüm çokluklar, tüm azlıkların birleşimidir. Azıcık sevemeseydiniz çok sevemezdiniz.
    Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ıstırabından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır
    Tüm gönlümle inanıyorum ki, her insan kendi hayatının yanı sıra birkaç hayat daha sürüyor olmasaydı, kendi hayatını yaşayamazdı.
    Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması i, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.
    tüm ilgim gelecektedir, çünkü yaşamımın geri kalanını orada geçireceğim.
    Tüm inisiyatif ve yaratma eylemleriyle ilgili bir tek basit gerçek vardır kişi kendini gerçekten adadığı anda, Kader de harekete geçmektedir
    Tüm insanlar ortak bir bilince sahiptir.Düşüncenin üstünlüğünü kabul eden insan,özgürlüğünü kazanır.
    Tüm nesneler verili olsa, bununla işlerin olanaklı tüm durumları da verilmiş olur.
    Tüm sanatlar kardeştir, hepsi de birbirinin ışığı altında ilerler.
    Tüm uzmanların aynı görüste olmaları, hepsinin yanılmaları anlamına da gelebilir.
    Tümel açıklamalara,dolayısıyla her şeyi açıklamak iddiasında olan ideolojilere karşı çıkılmalıdır.
    Ucuz adam pahalı mal satmaz.
    Uç bin yıllık geçmisin hesabini yapamayan insan gunubirlik yaşayan insandir..
    Uçak bir kere yükseldi mi artık uçacaktır. Aşk bir kalbe girdi mi başka bir sevgilinin girmesine izin vermez.
    Uçmak dürtüsünü duyumsayan bir kişi, sürünmeye asla razı olamaz.
    Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil o güce karşı koydukları i yükselirler.
    Uçurumları sevenin ,kanatları olmalı
    Ufak hatalar i dostunla darılmaktan sakın.
    Ufak hırsızlar asılır, büyük hırsızlar serbest bırakılır.
    Ufak tefek sıkıntılar sineklere benzer, biraz hareket onları dagıtır.
    Ulaşmak istediğiniz hedef ne olursa olsun,eğer mutluysanız,ona ulaşmanız on kat daha kolaylaşacaktır. Eğer haberleri masumca ve ayrım gözetmeksizin , gelişi güzel dinlediğiniz zaman, zihninizi kötümserlik ve endişeye programlamış olursunuz.
    Ulus, kabusları i de, sınırları i olduğu gibi dövüşmelidir.
    Ulusal devletleri korumak gerekir, çünkü ulusal devlet demokrasileri az çok memnun edici bir şekilde işlemektedir
    Ulusların çoğu çocuklara benzerler. Büyüdükçe huylarını değiştiremez olursunuz.
    Ulusların zenginliği ipek , pamuk , altın değil , insandır.
    Umarım yaşamımın sonunda, Tanrı'nın huzuruna tüm yeteneklerimi tüketmiş bir durumda çıkarım ve ona Bana verdiğin herşeyi kullandım diyebilirim..
    Umut etmek, mutlu olmak demektir.
    Umut insanı uyandıran bir rüyadır.
    Umut iyi bir kahvaltı fakat fena bir akşam yemeğidir.
    Umutsuzluk, sersemlerin elde ettiği bir sonuçtur.
    Unut ki affetmek zorunda kalmayasın.
    Unutma ki ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesi vardır.
    Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.
    Unutmayın çocuklarınız sizin degildir. Onları yaratıcıdan ödünç aldınız.
    Unutmayın, mükemmelliyetçiligin arkasında korku yatar.
    Uşağım dahi olsa, hatalarımı düzelten efendim olur.
    Utanç yoksullarda, pervasızlık zenginlerde bulunur.
    Utangaç insanlar en büyük ego manyaklarıdırlar;çünkü dikkatlerini çok yoğun bir biçimde kendi üzerlerinde yoğunlaştırırlar. Sanki aynalarla çevrili gibidirler.
    Utanılası eylemlerinden pişmanlık duymak, yaşamını kurtarmaktır.
    Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.
    Uygarlığın gerçek ölçüsü ne nufus çoklupu nede kentlerin büyüklüğü ,nede üretim bolluğur.Gerçek ölçü ülkenin yetiştirdiği insanların yetenikleridir.
    Uygarlık bir harekettir, bir durum değil. Bir yoldur. Liman değil..
    Uygarlık tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz
    Uykusu uyanıklığından hayırlı olan kötü yaşayışlı kimse varsın ölsün.
    Uyumadan önce o günkü işlerini gözden geçirmeyi ihmal etmeNe hata işledim,ne yaptım,hangi görevimi yapmadım?İlk hareketlerinden başlayarak hepsini sırala.Kötü yaptıkların i kendini azarla,iyi yaptıkların i takdir et.
    Uyumsuz, çileli bir ömrü göze almıştır, ama ender mutluluk anlarını da doruğa kadar yaşamakta üstüne yoktur.
    Uyuyan düşünce, bir daha uyumaz.
    Uyuyan köpeği uyandırmaya gelmez.
    Uzay, zaman ve renk nesnelerin biçimleridir.
    Uzayın “ölçülebilir” oluşu yalnızca insanın zannıdır.Bu ölçü tümüyle görecelidir.Düşünce evrenseldir,sınırsızdır.Hiçbir şey düşünceyi kuşatamaz.
    Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır
    Uzun dönemli planlama genelde kısa dönemde ise yarar.
    Uzun zaman devam eden bir anlaşmazlık, her iki tarafın da haksız olduğunu gösterir.
    Üç gazete beni, yüz sancaktan daha çok korkutur.
    Üç gerçek dost vardır Yaşlı bir eş, yaşlı bir köpek, hazır para.
    Üç kişi bir sırrı saklayabilir, eğer ikisi ölmüşse.
    Üç kişinin bildiğini, bütün köy biliyor demektir!
    Üç olay insanı sevindirir iyi kadın, akıllı evlat ve saygın kardeş.
    Üç şey sürekli kalmaz Ticaretsiz mal, tartışmasız bilgi, cezasız saltanat.
    Üç şeyi sıfır saymak gerekir İçinde su olmayan ırmak, hükümetsiz bir memleket ve kocasız bir kadın.
    Üç tür arkadaş vardır. Birincisi yemek kadar ihtiyaç duyduğumuz akıllı arkadaşlar. İkincisi hastalık gibi bizi rahatsız eden akılsız arkadaşlar. Üçüncüsü ilaç gibi şifa veren bilgili arkadaşlar
    Ülke yönetimini başkalarına veren hükümdar tahttan indirilir.
    Ülkülerimiz bizden daha temizdirler.
    Ümidini kaybetmiş kişiler i yaşamak; sadece vakit geçirmekten ibarettir
    Ümidini kaybetmiş olanın başka kaybedecek bir şeyi yoktur.
    Ümit en son kötülüktür.Çünkü işkenceyi uzatır.
    Üzülmek, yarının sıkıntısından bir sey eksiltmez, sadece bugünün gücünü tüketir.
    Üzüntü bir ilaçtır.
    Üzüntü bugünün faresinin yarının peynirini yemesidir.
    Üzüntüler yalnızlıkta fazla büyür, bir sinek bir canavar olur.
    Vakit değerlidir ama gerçek, vakitten daha değerlidir.
    Vakitsiz açan gül, tez solar.
    Var olan her sey insanda mevcuttur. Ögrendigimiz her yeni sey, varlık alemindeki kesiflerimizdir. Kendimizi bugün kesfedersek yarınlardaki aramalara gerek kalmaz
    Var olmak,algılanmış olmaktır.
    Varacağı yeri bilmeyen bir denizcinin, uygun rüzgâr ummaya hakkı yoktur.
    Varlığında bu kadar gururlandığın paran, senin dcğumunu değiştiremez ki.
    Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir" "... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur.
    Varlıkların ne olduğuna ilşkin yargılar ne doğrudur,ne de yanlıştır.
    Vatan müdafaasının en emin ve ucuz yolu eğitimdir.
    Vazgeçmek i her zaman erkendir.
    Vazife mukabili olmayan hak mevcut değildir
    Vazife, insanın başkalarından beklediği şeydir, kendi yapacağı şey değil
    Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor.
    Ve yaralarım aşktandır...
    Vefasız denmek i sevilmiş olmak lazım.
    Verebilecegin bir sey kalmadıgında bile zorda kalan bir arkadasına yardım edebilecek gücü bulmalısın.
    Verilen öğütlerden yalnız akıllılar yararlanır.
    Verili edebi dille yetinmek istemeyen bir şairin, fiilen mevcut, erişilebilir toplumsal lehçeleri kullanmaktansa, özellikle şiir için suni olarak yeni bir dil yaratma yoluna gitmesi kayda değer bir noktadır.
    Vermede nasıl bir üstün olma niteliği varsa, almada da bir boyun eğme niteliği vardır.
    Vicdan, yargıç olarak yalnız Tanrı'nın girebileceği mahkemedir.
    Vücudun, ilmi ilahide, ilimden ibaret olduğunu müşahade, vahdeti şuhud’dur.
    WickenburgBir tırtılın üzerine basan, bir kırlangıç öldürmüş demektir.
    Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.
    Ya kırmızı gülden ayrı yaşamalı ya da dikenin acılarını hoş görmeli.
    Ya örs olacaksın, ya çekiç
    Yağmurlardır zambakları büyüten, gök gürültüleri değil.
    Yakın dostlar sevdikleri tarafından bir işkenceye mahkumdurlar; o işkence sevdiklerinin dertlerini dinlemektir
    Yalan bir yıl koşar, doğru onu bir anda geçer
    Yalan söyleyenlerin güçlü bir belleğe ihtiyaçlarıvardır.
    Yalan ve gösterişler gürültülü, hakikat ve samimiyet sessizdir. Yıldırımlar gök gürültüsünden önce hedefe varır.
    Yalan, dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir.
    Yalana borçlu olduğumuz mutluluk, gerçek mutluluk değildir.
    Yalancı bilge, kalp akçe gibidir.
    Yalancının cezası; kimsenin kendine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.
    Yalanı söküp atmadan gerçeği dikmeye çalışma ! tutmaz.
    Yalanın hücumuna mı uğradın?Kötülüklere sabırla ve tatlılıkla tahammül et.
    Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma!Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!F.
    Yalnız akıllı bir insan sevmesini bilir. Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir.
    Yalnız bir yaşamı sürekli aradım (Dere, tarla ve orman tanıktır buna)ışığın yolunu bulmamda yararı dokunmayan, O la kafalardan kaçarak.
    Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan,hizmetçi arıyor demektir.
    Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur
    Yalnız suyu acı olan kuyularda bol su bulunur.
    Yalnız yaptıklarımızdan degil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
    Yalnızca akıllılar düsünce sahibidirler. insanlarin geri kalanları düsüncelerinin tutsagıdır.
    Yalnızca gelecekon yılı değil,on bin yılı mikroplarla ve bombalarla birlikte yaşamamız gerekecek.
    Yalnızca imgeden onun gerçek mi yoksa yanlış mı olduğu bilinemez.
    Yalnızca insanda varoluşözden önce gelir.İnsan önce vardır,sonra şöyle ya da böyle olur.Çünkü özünü kendi yaratır.
    Yalnızlık tek ağaçlı bahçe...
    Yalnızlık zordur ama yine de toplulukla olma,Yoksa her yerde bir çölün ortasında kalırsın.
    Yanıldığını asla kabul etmeyenler,en çok yanılanlardır.
    Yanılgı insanlar idir; ancak silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, fazlaca yanlıs yapıyorsunuz demektir.
    Yanlıs yapma hakkınızdan vazgeçmeyin, vazgeçerseniz yeni seyler ögrenme ve gelisme olanagınızı kaybedersiniz.
    Yanlış bildiklerimizi atabilsek, dimağımızın yüküo kadar hafifler ki
    Yanlış sonsuz şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir.
    Yanlış yapmak bir şey değildir, yanlışını unutmak kötüdür
    Yanlış yapmayan insan yoktur. İnsanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle olur.
    Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz
    Yanlıştan dönmek, doğruyu bulmaktan zordur.
    Yapabileceğin kadar söz ver.Sonra söz verdiğinden fazlasını yap....
    Yapabileceğinize de inansanız, yapamayacağınıza da inansanız haklı çıkarsınız.
    Yapabilenler yapar; yapamayanlar yapmayı öğretir.
    Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur. Aynı şekilde, bir ülkünün hizmetinde olan her insan ülkünün kendisine artık hiç kulak asmaz; onun buna zamanı yoktur. Demem şu ki, ülküsünün hala tartışılabilir olmasından yana olmak çıkarına aykırıdır.
    Yapamayacağın şeylerin,yapabileceklerini engellemesine izin verme.
    Yapılan bir kusurdan dolayı utanmamak, yapılmış olan kusuru bir kat daha katmerleştirir.
    Yapılmış küçük işler,planlanmış büyük işlerden çok daha iyidir.
    Yaprak, yaprak, dal ucunda...Aşk üstüne keder, kor üstüne kömür gibi düşer,evvela körletir, sonra alevlendirir.
    Yaptığı tüm kötülükleri bilecek kadar yetenekli insan yoktur.
    Yaptığın iyiliği hatırlama, gördüğünü unutma.
    Yaptığını öven, yaptığını yıkar.
    Yaptığınız işin en iyisini, bir de zamanında yapın, o vakit dağ başında bile olsanız insanlar sizi bulur.
    Yaptıklarınızla varsınız, yaptığınız kadar büyüksünüz.
    Yaralar deşilmeden iyi edilemez.
    Yararlı bir söz ekseriya kötü bir ağızdan çıkar.
    Yaratılış saklanmayı sever.Altın arayanlar pek çok toprağı kazar ve az şey bulurlar.Bir kimsa bir şeyi beklemezsbeklenmeyen şeyi bulamayacaktır.
    Yaratılmış dünya,sonsuzlukta küçük bir parantazdir yalnızca.
    Yaratma sevinci ide, Ruhun ruha gövdenin gövdeye koşmasıdır sevgi.
    Yardıma çağırdığım şey acılardır.Çünkü onlar dosttur ve iyi öğütler verirler.
    Yardımlar tıpkı çiçek gibidir, ne kadar taze ise insanları o kadar memnun eder.
    Yargıcın görevi, olayın yalnız kanıtlarını değil,hangi koşullar altında geçtiğini de gözönünde tutmaktır.
    Yarı aydınlar, bilgisizlerden daha tehlikelidirler.
    Yarım hakim maldan, yarım hekim candan, yarım hoca da imandaneder.
    Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Ni bugünden başlamıyorsun?
    Yarın sabah,ne sevdiğiniz kişilerin yüzleri ne de kendi yüzünüz aynı olacaktır....
    Yarın, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.
    Yasadıgımız her an kendi hakkını ister.
    Yasalar karsısında insan, baskalarının hakkına tecavüz ettigi zaman suçludur. Etiksel olarak ise bunu aklından geçirdigi anda bile suçludur
    Yasaların bittiği yerde zulüm başlar.
    Yasamın uzunlugu degil, nasıl yasanıldıgı önemlidir.
    Yaslan, ama paslanma!
    Yaslanmak bir daga tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunlugunuz artar, nefesiniz daralır ama görüs açınız genisler.
    Yaş artmakla lalık eksilmez.
    Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır
    Yaşam soğana benzer, kat kat soyarken zaman zaman ağlatır.
    Yaşam sonu, doğanın armağanlarından biridir.
    Yaşam yollarında kendimizle tekrar tekrar, binbir kılıkta karşılaşırız.
    Yaşam, duygulananlar i bir trajedi, düşünenler i bir komedidir.
    Yaşam;tekrarı olmayan,bir defa sahnelenen komik bir tiyatro eseridir.Seyrettin,bitti.Gülmediysen kabahat kimin?
    Yaşama anlamını kazandıran tek şey sevgidir. Bir başka deyişle ne kadar çok sevebilir ve kendimizi sevgi uğruna ne kadar çok gözden çıkarma gücünü gösterebilirsek, yaşamımız o kadar çok anlam kazanır.
    Yaşamak i hayallere, gösterişe, baskıya yer yok, sadece özgürlüğe ve sevgiye ihtiyaç var.
    Yaşamak için yemelisin,yemek için yaşamamalısın.......
    Yaşamak mı, yoksa ölmek mi, mesele bunda
    Yaşamak solumak değil , çalışmaktır.
    Yaşamak, insanı delirtecek kadar tatlı bir şeydir.
    Yaşamanın tadını çıkarmaktan korkana aptal derim.
    Yaşamda asla geriye bakmamayı ve pişmanlık duymamayı bir kural olarak benimseyin. Her gün, her saat bilinmezlikler ide yaşıyoruz.
    Yaşamda ne istiyorsanız, başka insanlar da isteyecektir. Sizin de onun üzerinde eşit hakka sahip olduğunuz fikrini, kabul edecek denli kendinize inanın.
    Yaşamdaki duruşumuz algıladıklarımızın yansımasıdır.
    Yaşamdan şiiri alın, geriye soğuk, kaskatı bir duygusuzluk kalır. Şiirsiz yaşamın görünüşü korku verir. Şiir azaldıkça boşluk çoğalır.
    Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene, hiç kimse yardım etmez.
    Yaşamımızda işlediğimiz hataların çoğu, düşünmemiz gereken yerde hissetmekten, hissetmemiz gereken yerde düşünmekten ileri gelmektedir.
    Yaşamımızın kumaşı iyi ve kötüyle örülmüştür.
    Yaşamın acı yanı çabuk sona ermesi değil, bizim yaşamaya çok geç başlamamızdır.
    Yaşamın büyük kederleri i cesaret küçük kederleri i ise sabır gereklidir.
    Yaşamın en büyük dramı insanların yokolması değil, sevmekten vazgeçmeleridir.
    Yaşamın iki trajedisi vardır. Birincisi istediğimizi elde edememek, diğeri ise istemediğimizi elde etmek.
    Yaşamında olup biten şeylerin dilediğin şekilde olmasını isteme,nasıl oluyorsa öyle iste;böylece her zaman mutlu olursun.
    Yaşamında,komşun farkına vardığı zaman utanacağın hiçbir şey yapma.
    Yaşamınızdaki her sorun, ide bir armağan saklar.
    Yaşayanlar i umut her zaman vardır. Umutsuzluk ölüler idir.
    Yaşının ruhuna sahip olmayan, yaşının tüm sıkıntılarını yaşar.
    Yaşınız sizi aşktan korumaz. Ama aşk bir dereceye kadar yaşlılıktan korur.
    Yaşlandığında çocuklarından bekleyeceğin şey, senin babana yaptığındır.
    Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim.
    Yaşlanmadan önce iyi yaşamak; yaşlandıktan sonra da iyi ölmek istedim.
    Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler.
    Yaşlanmak isteriz.ama yaşlılıktan korkarız; bu hayatı ne kadar sevip, ölümden nasıl kaçmak istediğimizi gösterir.
    Yaşlanmak, olabilirliğin azalmasıdır.
    Yaşlılar için, öğretmenimin zamanı hiç geçmez.
    Yaşlılık ölümden çok daha korkunçtur.
    Yazı ile insan daya iyi yalan söyleyebilir.
    Yazı yazmayi öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.
    Yazıcı, azgın sözcük selini dize getirmiş ve amacına ulaşmışsa, yarattığı şey şiirdir, düz yazıyla kaleme alınmış olsa bile...
    Yazık kahramanlara gerek duyan ülkeye.
    Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar,ancak bir katiptir.
    Yedi iklim, dört bucakta aradığım gerçek şiiri ancak,iye'de bulabildim.
    Yeminden çok karakter soyluluğuna güven.....
    Yemine bakıp insana inanma; insana bakıp yemine inan.
    Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.
    Yeminine bakıp insana inanma; insana bakıp yeminine inan.
    Alfieri Çok yalan söyleyenin ettiği yemin de çok olur.
    Yeminini tut,yeryüzünde büyüklerine ve kahramanlarına saygı göster,ayinlerini ihmal etme.
    yenen, bütün alemi hükmü altına alır.
    Yeni şeyler denemediğiniz sürece yeni şeyler öğrenemezsiniz.
    Yeniden başlayan arkadaşlıklar hiç kesintiye uğramamış olanlardan daha fazla özen ister.
    Yerçe kimine meydan okuyan yegane güç, hayalgücüdür.
    Yergi kirpiye benzemeli, her öfkeli dizeyle oklarını fırlatan.
    Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
    Yerine getirilmiş bir vazifenin mutluluğu, diğer bir vazifeyi yapabilme gücünü meydana getirir.
    Yeryüzünde açlıktan ölenlerin sayısı, tokluktan ölenlerden çok daha azdır.
    Yeryüzünde bütün ıstıraplar, aza kanaat etmemekten doğar.
    Yeryüzünde güneş ışığına layık olmayan nice insan var. Ama güneş her gün doğar.
    Yeryüzünde iki kuvvet var kılıç ve zeka. Çok zaman kılıç, zeka ile mağlup edilmiştir.
    Yeteneklerimizin sınırı yokmuş gibi ilerlemek , görevimizdir
    Yeter derecede eğitime sahip olmalısın ki etrafındaki insanları gereğinden fazla büyük görmeyesin.Fakat bilge olacak kadar da eğitim görmüş olmalısın ki, onları küçük görmeyesin.
    Yeteri kadar nedeniniz varsa herşeyi yapabilirsiniz.
    Yeterince dikkatli olup da dostlarımızın yalnızca bize uyan yanlarıyla ilgilensek ve geri kalan yanlarıyla uğraşmasak dostluklar daha dayanıklı ve daha sürekli olurdu.
    Yığın hiçbir zaman filozof olamaz.
    Yıldızlara ulaşmak i elini uzat. Belki onları avuçlayamazsın ama en azından elini çamura bulamamış olursun.
    Yıldızların,dünya çevresinde döndükleri inancına dayanarak gökyüzü olaylarını çözmüyorum.Bir de tersini deneyeceğim.Dünyanın onların çevresinde döndüğüne inanarak bakacağım gök olaylarına.
    Yıllar bütün omuzlara aynı ağırlıkta çökmez.
    Yıllar değil, bana en çok yük olan, tüm söylenmemiş şeyler; sustuğum sakladığım her şey. Hiç bilmezdim suskunluklar ve dikilen bakışlarla dolu bir belleğin yürümeyi zorlaştıran kum torbasına benzeyeceğini.
    Yıllar, günlerin hiç bir zaman bilemeyeceği bir çok şeyi öğretirler...Ralph
    Yılların elimizden çekip aldığı yaşama zevklerini dişimiz, tırnağımızla savunmalıyız.
    Yıpranmak paslanmaktan iyidir.
    Yigitlik intikam almak degil, tahammül etmektir.
    Yiğit olan sırrını kimseye demez,kötü kalbindekini dile getirir.
    Yurdu savunmanın en ucuz yolu, eğitimdir.
    Yirmi dört makamda çalgı çalan çalgıcıya,dinleyen yoksa çalgısı yük olur. Aklına ne yanık bir nağme gelir, ne de on parmağını çalgı çalarken oynatası gelir
    Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zeka, kırk yaşında akıl önemlidir.
    Yirmi yaşında yakışıklı, otuz yaşında güçlü, kırk yaşında zengin, elli yaşında akıllı olmayan insan hiçbir zaman yakışıklı, güçlü, zengin ve akıllı olamaz.
    Yitirenler başarısızlığı getireceği cezaları düşünürlerken; kazanlar,başarının getireceği ödülleri gözlerinin önünde canlandırırlar
    Yobazların din üzerinden siyaset yaptıkları kesin! Ya siyasetçi laiklerin? Adalet evrenin ruhudur.
    Yoksul insan malı az olan değil, isteği çok olandır.
    Yoksullara pek cömert davranan zenginlere güvenme.
    Yoksulluk ide,mutlu anları hatırlamaktan daha büyük bir acı yoktur.
    Yoksulluk, namuslu ahmakların mükafatıdır.
    Yoksulun zengin açar malinden, Tok olan bilmez acin halinden.
    Yolcu;”Çalışma olanağınız varken böyle aşağılık bir iş görmekten utanmıyor musunuz?” derken,dilenci”Bayım,ben sizden para istiyorum,öğüt değil!”demiş.
    Yolcular yanılır, yollar yanılmaz.
    Yolculuk ederken gözlerini yanına almayı unutma.
    Yolun doğrusuna giden insanların kimseye ihtiyacı yoktur.
    Yorgunluk kadar sağlıklı ve belki de yorgunluk kadar etkili uyku ilacı hemen hemen yok gibidir.
    Yüce Tanrı görür, örter, komşu görmez, haykırır.
    Yüksek bir mevkiye yerleşen alçak bir kişiden daha kötü bir şey olamaz.
    Yüksek dağda buz ide gönüllü yaşamaktır felsefe.
    Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak çıkanlar nefes darlığı hisseder.
    Yüksek olanı sevmek, biraz da yüksek olmak demektir.
    Yükseklere çıkmaktan sakın, çünkü insanın düşmeyeceği hiçbir yüksek yer yoktur.
    Yüksekliği aradım, onu alçakgönüllülükte buldum.
    Yüreginizin yasını saçlarınızdaki aklara bakarak söyleyemezsiniz.
    Yüz kişinin içinde aşık,gökyüzünde yıldızlar arasında parıldayan ay
    İnsanlar sevildiğini sandıkları için aşık olur.
    Yüzeyde hazine bulamazsınız.
    Yüzmeyi öğrenmenin tek yolu çırpınmaktır.
    Yüzün rengi, kalplerin casusudur. Tanrı size bir yüz vermiş, siz kendinize bir tane daha yapıyorsunuz.
    Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez.
    Zafer "Zafer benimdir" diyebilenlerindir.
    Zafer , iradededir.
    Zafer zafer değildir; yenilen düşman yenilgiyi kabul etmedikçe.
    Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zorluğu ile ölçülür.
    Zaferlerin babaları çoktur, mağlubiyetlerin ise hemen hiç yoktur.
    Zalim olanlar zayıf kişilerdir.Sevecenlik güçlülerden beklenir....
    Zalimleri affetmek mazlumlara zulümdür.
    Zaman aklı, olgunluğu ve hizmeti artırmak i bize verilmiş en değerli sermayedir.
    Zaman büyük bir öğretmendir; ne yazık ki bütün öğrencilerini öldürür.
    Zaman denen o hırsızların en belalısı, güzelin nesi var nesi yoksa çalmış.
    Zaman geçer derler, fakat heyhat... zaman durur, geçen biziz
    Zaman hiç kaybolmaz. Kaybolan biziz.
    Zaman içinde sabır ile hareket ederek bilmek istemek ve aramak, insana istedigini ve aradıgını buldurur.
    Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.
    zaman yaşamını anlamsız, yüzeysel ve sıkıcı bulmaya başlarsan, şu dünya üzerinde kaç günün olduğunu düşün ve bu bilinçle davranışlarını gözden geçirerek yönlendir.
    Zaman, birçok örtüleri kaldırabilir.
    Zaman, kolay elde edilen ve ucuz olan şeyleri siler.
    Zaman, sessiz bir testeredir.
    Zaman, tutsaklar i yaratılmıştır.
    Zamanı sıkıştırmaya kalkma; hayatı meydana getiren şey zamandır.
    Zamanı, üstünde uyuklayacak bir koltuk gibi değil, bir araç olarak kullanmalıyız.
    Zamanın azaltamadığı, yumuşatamadığı üzüntü yoktur.
    Zamanın değerini ancak işi olan kimse bilir.
    Zaman'ın ie yerleşmek istedim; oturulmaz bir haldeydi. Ebediyet'e doğru döndüğüm zaman, ayaklarım yere değmez oldu.
    Zamanın kaybolduğunu bilenler, en çok üzüntü duyanlardır.
    Zamanın, kime dost, kime düşman olacağı bilinmez.
    Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır.
    Zamanları geldiğinde çiçeklerin açmasını hiç bir güç durduramaz.
    Zamanlarını en kötü şekilde kullananlar, en çok, zamanın kısalığından şikayet ederler.
    Zayıf ve güçsüz insanların krallarla müşterek birnoktası vardır, onlar hiçbir zaman mutlu değildirler.
    Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.
    Zayıflar hiçbir zaman affedemez. Affedebilmek güçlülere mahsustur.
    Zayıfların haklarını korumak i konuşmayanlar, tutsaklardır
    Zehir kadar acı da olsa hakikat ilacını iiz.
    Zeka dünyayı yerinden oynatmaya yarayan maniveladır.
    Zeka kafanın ideki altın madenidir.
    Zeka, tıpkı bir tarla gibi ekilmeye ve bakılmaya muhtaçtır.
    Zekalarıyla ilgili en çok iltifat alan kadınlar tartışılmaz derecede güzel veya tartışılmaz derecede çirkin olanlardır.
    Zekanın miyonerleri paranın milyonerlerine acırlar.
    Zekanın sakıncası, insanı devamlı surette bir şeyler öğrenmeye zorlamasıdır.
    Zekasını inkar edenin büyük zekası var demektir.
    Zekasız kuvvet yıkabilir, fakat yapamaz.
    Zeki bir adam ahmaklar meclisinde çok kere ne söyleyeceğini şaşırır.
    Zeki oluşuyla övünen insan, hücresinin büyüklüğüyle övünen idam mahkumu gibidir.
    Zengin adam, elindekini yeterli görendir.
    Zengin adamlarda sağduyuya pek rastlanmaz.
    Zengin bir sofrada altın bir sandalyeye oturup rahatını kaybetmektense sevinç ide bir hasırda oturmak daha iyidir.
    Zengin, bilgisi çok olan insandır.
    Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar.
    Zenginlik, dünya köleliğinden âzâd olmaktır.
    Zevk i yemekten, şirk ehlinin zinetinden ve ipekli giymekten kaçın.
    Zevke esir olan değil,hakim olan mesuttur.
    Zevkimizden fedakarlık etmek, menfaatlerimizden fedakarlıkta bulunmaktan güçtür.
    Zevkin kaynaklarında öyle bir acılık var ki, çiçekler arasında bile olsa boğazımızı yakar.
    Zevkler insandan insana değişir, her şey her yaşa uygun düşmez.
    Zevkleri en ucuz olan, en zengin kimsedir.
    Zihinde bulunan hiçbir düşünce yoktur ki daha önce duyularda bulunmamış olsun.
    Zihinde meydana gelen düşünceler,aklın prensipleri her ferdin kendi hayatında kendi yapmış olduğu deneylerle meydana getirmiş olduğu fikir ve ilkeler olmayı,bunlar bizden önceki nesillerin deneyleri ile oluşmuşlardır ve bizim zihnimize kalıtım yoluyla geçerler.
    Zihinlerini ölmüş geçmişte ve doğmamış gelecekte yaşatanlar, şimdiki zamanda yaşamaya mahkum olan bedenlerini öldürürler. Beden giderse hayatı da beraberinde götürür.
    Zihnimiz kuşların bedenleri gibi hareketli olmalıdır.
    Zihnin tüm neşesi, tüm canlılık, insanın onunla kendini kıyaslayarak yüksek görebileceği bir kimsenin varlığına dayanır.
    Zihniniz, bir günde sayısız düşünce üreten verimli bir düşünce fabrikasıdır.
    Zihninizde rasgele dolaşan bir hedefin çocukça bir hayalden hiç farkı yoktur.
    Zihninizi yönlendiren düşünce,zeka gücünüzden daha önemlidir.
    Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.
    Zincirin gücü, en zayıf halkasınınki kadardır.
    Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, digeri ise sürünerek gelmistir. Önemli olan nereye gelmis oldugunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiginizdir.
    Zor is, zamaninda yapmamiz gereken fakat yapmadigimiz kolay islerin birikmesiyle meydana gelir.
    Zor olan, kahramanca ölmek değil, kahramanca yaşamaktır.
    Zorluklar hayatımızın bileği taşıdır. Biz onlara sürtüne sürtüne keskinleşiriz.
    Zorluklar, başarının değerini arttıran süslerdir.
    Zorluklara karşı kızmak onu yenemeyeceğimizi anlamak demektir.
    Zorluklara tahakküm eden kolaylıklara ulaşır.
    Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değiştirirsiniz ya da zorlukları çözmek için kendinizi.
    Zulmedenleri affetmek,suçsuzlara yapılan haksızlıktır.
    Zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur.
    Zulüm, bir şeyi yerinde kullanmamaktır .

    alıntı

    https://www.main-board.com/sozler-yazilar-mesajlar/733417-derleme-ozlu-sozler-1-a.html#post5038049
    https://www.main-board.com/sozler-yazilar-mesajlar/733418-derleme-ozlu-sozler-2-a.html#post5038051
0 0 0