Dünyanın varoluş nedeni olarak adlandırılan sevgi, Allahu teala'nın is-
nasız her insanın kalbine koymuş olduğu bir tohumdur.Kimi bu tohumu filizlendirir kimiside çürütür.
Bir müslüman olarak neyi niçin nasıl sevmemiz gerektiğini Allah'ın se-
çilmiş kulları olan peygamberlerden öğrenebiliriz. İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem (a.s) ın Yaradan'ından başka
sevebileceği hiçkimse yoktu. Allahu Teala O'na bir hayat arkadaşı yarattı. Ona karşıda bir sevgi duydu. Daha sonra çocukları oldu onlarlada evlat sevgisinin ne demek olduğunu öğrendi. Ama eşine ve çocuklarına duyduğu sevgi Yaradan 'ının sevgisinin önüne geçemedi. Yaradanı onun vazgeçilmeziydi. O hep O'nun sevgisini rızasını arzuladığından dolayı kazanabilmek için çabaladı durdu.
Ve son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v). O'nunda Rabbi'ne karşı olan sevgisinin önüne hiç birşeyin geçemiyeceği kuvvetli bi sevgisi vardı. Yerini hiçbir kimsenin tutamadığını söylediği Hz. Hatice'nin sevgisi
ve gene eşlerinden çok sevdiği Hz. Aişe'nin sevgisi bile Allah'a duyduğu
sevginin önüne geçememiştir.
Ve kendisine tabi olan sahabeler. Onların sevgiside eşinden dostundan kardeşinden malından öte Allah'a ve Rasulü'ne idi. Allah' a olan sevgilerini
O'nun yolunda savaşıp canlarını vermekle, Rasulü'nün sevgisini ise "anam-
babam sana feda olsun Ya Rasulallah " sözleriyle ispatlıyorlardı. Elbette ki
eşlerine dostlarınada sevgi duyuyorlardı, onlarıda çok seviyorlardı. Bu sevgiyi ensar-muhacir kardeşliğinde ensarın malını mülkünü evini ve değer verdikleri diğer şeyleri hiç düşünmeden paylaşmalarından anlayabi-
liyoruz. Ama birbirlerine olan sevgileri Allah'ın ve resulünün sevgisinin önüne geçemiyordu.
Zaten rasulullah da bunu emretmiyormuydu:"hiçbiriniz Allah'ı ve beni ana-babasından malından, evladından ve diğer insanlardan daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz"(buhari,iman 8;müslim,iman 70,).
Peki biz, islamiyetin kenar süsü olarak kaldığı, batının kuklaları haline geliğimiz bu çağda Alla'ı ve Resulünü ne kadar seviyoruz?
Evet sevdiğimizi söylüyoruz ama sevgimizde ne kadar samimiyiz? Insanlar sevdikleri kişi tarafından sevilmek isterler . Allah'ı ve Resulünü seviyorsak eğer onlarında sevgilerini istiyoruz demektir. Ama onların
sevgisine, rahmetine ve şefaatine nail olabilmek için neler yapıyoruz acaba?
Allah rasulü bir hadisinde kişi sevdiği ile beraberdir diyor(buhari, edeb 96 müslim, birr 165).Yani sevdiği ile aynı faaliyetlerde bulunur, onunla aynı düşüncededir manasına gelen hadis, bizim Allah ve resulünü gerçek manada sevemediğimizi ortaya koyuyor. Çünkü bizim hayatımızda Rasulullah'ın hiçbir sünneti yer etmemiş dahası Allahu Teala'nın buyruklarını bile tam manasıyla yerine getiremiyorken biz nasıl onları sevdiğimizi iddia ediyoruz?
Allah'a ve Resulüne olan sevgi yalnızca dilimizde kalıyor kalbimize inemiyor. Daha doğrusu sevgi kalpte filizlenir daha sonra dilimize ulaşır ama onlara karşı kalbimizde hiç hissedemediğimiz bir sevgi yani sözde sevgi besliyoruz.
...
(alıntı)