Çenobil Faciası

Son güncelleme:
  • insanlık tarihinin acı olaylarından olan çernobil faciası - çernobil nerdedir - çernobil patlamasıÇernobil Ukrayna’nın kuzeyinde, Beyaz Rusya sınırından birkaç mil ötede ve başkent Kiev’den 100’lerce mil ötede yer alır. Aynı büyüklükteki en yakın şehir Doğu’ya doğru yaklaşık 60 mil olan Chernigov’dur. Burası, nükleer santral kurulmasından sorumlu sovyet bakanlığı Gidyoproyekt 1972’de burada bir nükleer santral kurmaya karar verene kadar tamamen bir tarım arazisiydi. Santrale güneydoğuya doğru 6 mil ötede yer alan tarihi kasabanın adı Çernobil’i verdiler. Çernobil’in Rusça tercümesi acı veren şeydir.

    SSCB’nin standartlarına göre bile, Çernobil büyük bir yatırımdı. Öncelikle iki reaktör inşa edilmiş; bunlar 1978’de çalıştırılmaya başlanmıştır. İki tane daha inşa edilmiş ve 1983’te çalıştırılmıştır. Reaktörleri soğutmak için büyük bir su deposu kazıldı, işçileri ve ailelerini barındırmak için bir atom kasabası inşa edildi. Kasabaya yerel bir nehrin, Pripyat Nehri’nin adı verildi. 1986’da patlamanın olduğu zaman, iki reaktör daha inşa halindeydi.; bunlar tamamlansaydı Çernobil dünyadaki en büyük nükleer enerji santrallerinden biri olacaktı.

    Moskova’daki Gidyoproyekt’in bürolarındaki mavi bir noktadan başka bir şey olmadığından yani başlangıcından bu yana, Çernobil birçok tartışmayla gölgelenmiş durumdaydı. Tamamıyla sovyet reaktör dizaynı, RBMK özelliği taşıyordu, Rusça’da kelimenin tam anlamıyla “yüksek güçlü kanal-tipi reaktör”, su soğutmalı ve grafitle hafifletilen ve Sovyetler Birliği’nin dışında bir yerde kullanılmayan bir reaktördü. Büyük bir reaktördü ve sovyetler tarafından sadece vatansever nedenlerle değil, nükleer bombaların üretilmesinde önemli bir madde olan plutonyumu ürettiği için tercih ediliyordu.

    VVER gibi diğer sovyet reaktörlerinin tersine, RBMK’nin dışında bir koruma duvarı yok ve belirli olağanüstü durumlarda daha az güvenli diye düşünülüyor. Bu nedenlerden dolayı kıdemli sovyet bilim adamlarının Kiev’e bu kadar yakınlıkta bu tip bir reaktör inşa etme konusunda ciddi tereddütleri vardı.Nüfus yoğunluğunun daha az olduğu ve bir kaza olduğunda sonuçlarının o derece ciddi olmayacağı Sibirya’ya neden inşa edilmesin diye önerdiler. Etkili olamadılar. Elektrik ihtiyacı olmadığında bir nükleer enerji santralı kurmanın anlamı neydi?

    Dışında bir koruma duvarının olmasından daha ölümcül olarak, RBMK’nin onu tasarlayan mühendisler ve Çernobil’i günlük olarak işleten mühendislerden en azından bazıları tarafından da bilinen çok ciddi tasarım hataları vardı. Bir reaktör, elektrik üretimini kontrol etmek için kontrol çubukları kullanır. Kontrol çubukları, radyoaktiviteyi tamamen emen boron adlı bir maddeden yapılmıştır. Bütün çubuklar, reaktörün dışında dik pozisyonda durduğunda reaktör tam güçle çalışır. İçeri tam olarak sokulduklarında zincirleme reaksiyon durur ve reaktör kapanır.

    RBMK tipi reaktör az güçle çalıştığında dengesiz hale gelebilir ve kapatılması gerekir. Acil bir durumda, operatörün son çaresi panik düğmesine basmaktır. Bu, aniden kontrol çubuklarını reaktörün içine sokar ve nükleer fizyon durur; yine de kapatıldıktan sonra hala reaktörü soğutmak gerekir. Çernobil felaketinden önce, bir kere panik düğmesine basıldığında, RBMK tipi bir reaktör için kontrol çubuklarının tamamen içeride olacak şekilde indirilmesi 18 saniye sürdü. Nispeten, bu, batıda da kullanılan VVER tipi bir reaktörde sadece iki buçuk saniye sürüyor.

    Tasarımda daha ciddi bir dikkatsizlik kontrol çubuklarının uçlarının gerçekten, boronun tam ters etkisi olan ve reaktiviteyi hızlandıran grafitten yapılmış olmasıydı. Bir kibriti hayal edin; ucundaki fosfor grafit ucu ve tahta ise boron mil. Reaktör, normal istikrarlı bir durumda çalıştığında, grafit uçlarının farkı olmaz ama reaktör istikrarlı değilse pozitif boşluk katsayısı diğer bir deyişle enerji dalgalanması yaratabilirler. Çernobil’de yaşanan budur. Felaketten beri eski Sovyetler Birliği’nde işletilen RBMK tipi reaktörlerin hepsi değiştirildi. Grafit uçlar çıkarılmış ve acil durdurma şimdi 5 saniyeden az sürede tamamlanıyor.

    Güvenliği geliştirme testi

    Bununla birlikte, tasarım tek problem değildi. Çernobil felaketini hatırlayacak yaşta olanlar, o gece görev başında olan ve ölmeyen üç kıdemli mühendisin de olaylardaki payları nedeniyle beş yıl hapis cezasına çarptırıldıkları davaları da hatırlayabilirler. Felaketi hızlandıran koşullara güvenliği arttırmak için yapılan bir testin kısmen neden olması dayanılmaz bir çelişkidir.

    Bir nükleer santral kapatıldığında, birkaç gün daha santrali soğuk tutmak gerekir ve iki veya üç gün daha içinden su pompalanması gerekir. Normalde bu işlemin yerine getirilmesi için gerekli olan elektrik enerjisi reaktörlerin kendi enerji kaynaklarından ya da ana şebekeden alınır. Acil bir durumda, örneğin bir savaşta, ana şebekenin ya da enerji santralinin elektriği olmayabilir bu yüzden dizel jeneratörler, suyu reaktörün etrafında dolaştırmak için bekleme durumundadır. Sorun, dizel jeneratörlerin çalışmaya başlamasının 30 saniye sürmesidir. Sovyetler, dönen bozuk bir türbinden gelen enerjiyi kullanıp bunu su pompalarını çalıştıracak elektriğe dönüştürmeyi düşünüyorlardı. Bu akıllıca bir bir fikirdir ama pratikte gerçekleştirmesi zordur ve bu teoriyi test etmek için reaktörü düşük enerjide çalıştırmak gerekir. Çernobil patladığında bu testi başarmayı deniyorlardı.

    Reaktörle Rus ruleti

    Her nükleer santralin Çernobil’de gerçekleşmiş olan olay gibi bir olayın hiçbir zaman gerçekleşmemesi için bir dizi güvenlik önlemleri vardır. Normalde, nükleer santral istikrarsız hale geldiği zaman acil enerji azaltma sistemi kendi kendine devreye girer. Boron kontrol çubuklarının 211’i de reaktörün içine otomatik olarak indirilir, soğutma suyu Acil Çekirdek Soğutma Sistemi tanklarından beslenir, acil besleme suyu pompaları devreye girer ve bekleme durumundaki dizel jeneratörler çalışmaya başlar. Bu sistemler, MPA (maksimum tasarım-temelli kaza) düğmesi aracılığıyla kontrol edilir. Fakat, bu düğme şaşırtıcı bir şekilde kapanmıştı. Neden? Reaktör ünitesini çalıştıran mühendisler, A.S. Dyatlov ve onun dalgın çalışma arkadaşları V.P Brukhov ve N. M. Fomin “saf” bir deney yapmak istediler ve reaktörün bütün acil güvenlik sistemlerini kapamaları için kesin izinlerini verdiler.

    Çernobil’deki personel aylardır bu deneyi gerçekleştirmek istiyordu. 25 Nisan günü bunu yapmak istediler ama gün boyunca Çernobil’lde üretilen bütün elektriğe ihtiyacı olan Kiev’deki yük taşıyıcısıonlara engel oldu. Sıkışmıştı ve daha az deneyimli gece vardiyası çekip çekemeyeceklerini görmeliydi.

    26 Nisan 1986’da saat 12’de patlamalardan yaklaşık bir buçuk saat önce, 4 numaralı reaktörün kontrol odasında tam bir hareket ve kaygılı bir bekleyiş vardı. Bunlar işlerinden şiddetle gurur duyan adamlardı ve SSCB’nin en prestijli ve modern nükleer santrallerinden birinde çalışıyorlardı. O gece kontrol odasında yaklaşık 15 kişi vardı. Sol tarafta, Kharkov’dan bütün yolu gelen makine mühendisleri vardı. İşleri aşağı döner türbini gözlemekti. Ortada reaktörün çalışmasından sorumlu teknisyenler Sasha Akimov ve Leonid Toptunov vardı. Bu iki takım arasında dördüncü bloğun uzman mühendisi ve deneyden sorumlu adam Anatoly Stepanovich Dyatlov vardı.

    Dyatlov titiz bir adamdı ve kendi bildiği gibi yapmaya alışıktı. Çernobil’deki işini kazanmadan önce, nükleer deniz altılarda kullanılan tip küçük su soğutmalı reaktörlerle çalışıyordu. Deneyimi nükleer enerji santrallerine özellikle büyük RBMK tipi reaktörlere uygun değildi. Çernobil Gerçeği adlı kitabın yazarı ve Çernobil’in kıdemli personelini tanıyan ve işletmesinin ilk yıllarında orada çalışan Grigori Medvedev’e göre, Dyatlov zor bir tipti ve iyi bir yönetici değildi. Çernobil’de büyük bir laboratuvar vardı ve Medyedev’e göre burası onun için daha uygun bir ortam olurdu. “Dyatlov zor bir karakteri olan karmaşık bir insandı. Katı, dikkatli bir patron görünümünde, gerçekte Dyatlov gerçekten ne olduğuyla ilgilenmiyordu. Sözünü tutmayan inatçı bezdirici bir adamdı.” Razim Ilgamovich Davletbaev’in Anıları, 4 No’lu reaktör ünitesi, Türbin Ünitesi Başkan Yardımcısı

    Leonid Toptunov reaktörden sorumluydu. 26 yaşındaydı ve Moskova’daki Kurçatov Nükleer Enstitüsü’nden yeni mezun olmuştu. İyi bir öğrenci olmasına ve kendini mesleğine adamış olmasına rağmen bunun gibi karmaşık bir deney için gerekli deneyimi yoktu.

    Hemen hemen bütün kontrol çubuklarını sokarak reaktörün gücünü düşürmeye başladı fakat bir nedenle güç deneyi yürütmeye yetmeyecek dereceye düştü. Şimdi reaktör tehlikeli bir durumdaydı ve hemen kapatılmalıydı. Deney daha önce bir kere iptal edilmişti, emin olalım ki Dyatlov üstleri olan Brukanov ve Fomin’e neden tekrar ertelendiğini anlatmak istememişti. İzin reddedildi. En makul kararı verip reaktörü kapatmak yerine Dyatlov genç teknisyenlere bağırmaya başladı, “ Eğer gücü yükseltmezseniz, kıt zekalılar ben kendim yapacağım!”

    Toptunov bunu anlamadı, bu ona öğretilen her şeye karşıydı. “Eğer gücü arttırırsak Anatoly Stepanovich” diye kekeledi, “enerji dalgalanması riskine girebiliriz.” Hayatının geri kalanında hiç şüphesiz pişman olan Toptunov için ızdırap verici bir an olmalı. Moskova’da 6 numaralı hastanede beklenmeyen ve kötü bir sonla biten bir hayat için. “Gücü arttırırsam” diye düşünmüş olmalı “Enerji dalgalanması riskine girerim ve reaktör tamamen kontrolden çıkar ama eğer yapmazsam kovulurum.”

    Toptunov patronuna karşı koyma gücünü kendinde bulamadı ve çaresiz bir girişimle 18.cisi dışında bütün kontrol çubukları dışarı çekildi. Tam sayısı hiçbir zaman bilinemeyecek, ama kime ne, çalışan bir reaktöre yirmi sekiz çubuktan daha azının tamamen sokulmamasını açıkça belirten doğrudan bir işletme kuralları ihlaliydi.

    Toptunov’un tahminleri açıktı, saat 1.22’de 30. saniyede, reaktördeki güç astronomik düzeye yükseldi. “Anatoly Stepanovich, enerji dalgalanması yaşıyoruz acil durum enerji azaltma sistemini harekete geçiriyorum!” dedi Toptunov ümitsizce kararlı bir ses tonuyla. Düğmeye basılmıştı ve çubuklar reaktör çekirdeğine inmeye başladılar, 18 saniye felaketi önlemeye yeter miydi?

    Merkezi reaktör koridorundan şimdi yüksek patlama sesleri geliyordu. Reaktör kontrolden çıkarken sıcak ve daha sıcak oluyordu. Reaktörün iç ve dışındaki suyu besleyen iletim hatları ve kontrol çubuklarını barındıran kanallar yüksek ısıdan parçalanıyordu. Çubuklar iki buçuk metre alçaldıktan sonra aniden durdu. Akimov gözlerine inanamadı ve yerçekimi kuvvetiyle pozisyona düşerler umuduyla, çaresiz son bir girişimleservo motorlarına giden gücü kesti. Fakat çubukların gidecek bir yeri yoktu, sıcaktan kanalları ezilmiş ve bükülmüştü. Bir reaktörün parametrelerini teknisyene gösteren Selsyn göstergeleri tehditkar bir şekilde parlıyordu, kontrol odası boyunca alarmlar çalıyordu. 20 saniye sonra, ilk buhar patlaması gerçekleşti. Sonra saat 1:23’te 58. saniyede reaktörün çatısını havaya uçuran bir nükleer patlama oldu.

    alıntı

    https://www.main-board.com/yabanci-tarih/734864-felaketten-bugune-cernobil.html#post5040314
0 0 0