ülfet ne demektir - ülfet anlamı - ülfete sebep olan haller - ülfetin dereceleri
Ülfet, insanların dinî ve dünyevî işlere bakışlarının, görüş, fikir ve inançlarının mutabakat hâlinde olması neticesi, birbirlerine karşı samîmi muhabbettir. İmâm-ı Gazali Hazretleri ülfete dört sebep göstermektedir.
1- Dış görünüşündeki iyilik ve güzellik, iç alemindeki iyi ahlâk, yüksek akıl, büyük ilim veya şerefli olmak gibi iyi ve güzel olan vasıfları güzel bularak, görmek ve müşahede İle tat almak için ülfet.
2- Dünyevî bir maksada ulaşmaya sebep olması için bir şahsa; ilim, fen, ticâret veya bir meslek öğrenen talebenin sevgisinden olan ülfet.
3- Uhrevî bir gayeye vâsıta olması îtibâriyle bir şahsa olan muhabbet. İlmi, âhireti kazanmak ve ebedî mutluluğa vesile olması için öğrenenlerin hocasına olan muhabbetlerinden neş’et eden ülfet.
4- Hiçbir istifâde maksadı olmaksızın, hâlis niyetle, yalnız Allah için olan muhabbetten hâsıl olan ülfettir ki, ülfetin en yüksek derecesidir.
Bu derecedeki ülfete sebep olmuş insanlarda da şu beş vasıf mutlaka aranır:
1- Akıl. Zîrâ ahmağın veya akılsızın sohbetinden hayır umulmaz.
2- Güzel ahlâk. Çünkü nice akıllılar vardır ki, güzel ahlâka sahip olmadığı için gazap, şehvet, cimrilik ve korkaklık gibi kötü huyların esiri olmuştur. Onun sohbetinden hiçbir hayır umulmaz.
3- Fâsık olmamak. Salih amellere devam eden olmalı. Günahta ısrar edende Allah korkusu kalmaz.
4- Sağlam ve temiz bir îtikâdı olmalı. Böyle olmayanın ülfet ve sohbetinden hayır gelmez.
5- Haris olmamak. Çünkü dünyâya hırsla ve açgözlülükle bağlanan kimse menfaati için her kötülüğü yapabilir.
Ülfet olunup sohbetinde bulunulan bir insanda alçaklık ve ihanet sabit olmadıkça onunla münâsebeti hemen kesmeyip onu doğru yola sevk etmek için uğraşmak lâzımdır.
*Şeytanın insana attığı 3 düğüm ve Efendimiz’in kurtuluş tavsiyeleri
Sabah namazı en çok kaçırılan namazlardan biridir. İnsan uykusunun esiri olur, yataktan kalkamaz. Halbuki sabah namazının hazırlıkları ta akşamdan başlamalı, tedbirler yatmadan önce alınmalıdır.
Belki de en çok kaçırılan namazdır sabah namazı. Bir türlü uyanamaz insan, sanki gözkapaklarının üzerinde tonlarca yük varmış gibi. “Biraz sonra uyanırım.” diyerek vakti geçer de namazın, şeytan yapışmıştır insanın ensesine, izin vermez bir türlü uyanmasına.
Peygamber Efendimiz (sas), bu konudaki sıkıntısını görmüş olmalı ki bakın neler emrediyor biz ümmetine: “Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm attığı yere eliyle vurarak, ‘üzerine uzun bir gece olsun, yat’ dileğinde bulunur. İnsan uyanır ve Allah’ı zikrederse, bir düğüm çözülür, abdest alırsa ikinci düğüm çözülür ve bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur. Böylece kul canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde böyle yapmazsa, habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir halde sabaha erer.” (Buhari, Teheccüd, 12)
Büyüklerimiz, şeytanın insana gafleti, necaseti ve tembelliği sevdirmek için elinden geleni yaptığını, buna karşılık Efendimiz’in (sas) de zikirle gafleti, abdestle necaseti ve namazla da tembellik düğümlerini çözebileceğini müjdelediğini belirtirler.
Dikkat edilmesi gereken çok önemli üç husus var hadiste. Birincisi, şeytanın insana, (ister mecazi olarak kabul edin, ister gerçek) namaza kalkmaması için yatarken üç düğüm attığı. İkincisi, insan namaza kalkmak için gözünü açtığı ilk anda Allah’ı zikretmeyi unutmaması. Üçüncüsü ise insanın, canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha ermesinin hissedilmesi.
Şeytan acizdir aslında; mertçe çıkmaz insanın karşısına, sinsi planlar kurar hep. Fakat bu planlara karşı inananların da ‘uyanık’ olması gerekir. Hadisin de emir buyurduğu gibi, sabah veya teheccüd vaktinde saatiniz çaldığı veya gözünüzü açtığınız ilk anda kalkın ve Kelime-i Tevhid okumayı zinhar unutmayın. Sonra hemen abdest alın ve huşu içinde namazınızı kılın. Böylece hem sabaha canlı ve hoş bir ruh haliyle ulaşın ve gününüz huzurlu geçsin hem Allah ve Rasulü’nü sevindirin hem de şeytanı da kahredin… Öyleyse var mısınız? Şeytanın üç düğümüne karşı bizler de ona üç düğüm atalım… Haydi öyleyse bugünden başlayın…
Bu güzel yazıyı bize gönderen degerli ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz. alıntı